KOLAYDI ZOR OLDU

Gençlerbirliği çok zayıf bir takım ama Trabzonspor da o kadar isteksiz ve gayretsiz bir görüntüde.

Az biraz canlanır gibi oldular onda da Djannyle çok şık bir gol buldular.

Son 3 maçında 13 gol gol yemiş ancak 1 gol atabilmiş Gençlerbirliği’nin her hafta üstüne koyarak yükselen Trabzonspor’a zaten rakip olması da mümkün değildi.

Golü atana kadar sahada markajcısı Toure tarafından devamlı ezilen Djanny ilk kez düzgün bir şekilde topu önüne aldığında herkesi şaşırtan bilek hareketleriyle de golünü atabildi.

Hafta içerisinde en önemli oyuncusu Abdülkadir Ömür’ü çok talihsiz bir şekilde en az 3 ay sürecek bir sakatlığa kurban veren Trabzonspor’a rakiplerinin yaptıkları bu çok sert ve anlamsız faullere hakemlerin bu kadar yumuşak davranmasını da anlamak mümkün değil.

Abdülkadir Parmak’a rakip ceza sahası önünde yapılan bariz faulü görmek istemeyen hakemi VAR odası da uyarmadı.

Hakem o faulü görse zaten sarı kartı olan Soner’i kırmızı kartla oyundan çıkartmak zorunda kalacaktı.

Ama ne hikmetse hakemler hep inisiyatiflerini Trabzonspor aleyhine gösteriyorlar.

Trabzonspor ikinci golü Ekubanla ikinci yarıda buldu ama o eski hastalık yeniden nüksetti.

Skoru tutmaya çalışıp, geriye yaslanma hastalığı.

Bu oyun tarzının hiç bir zaman Trabzonspor’a yaramadığını birçok maçta defalarca gördük.

Kayserispor maçıyla başlayan o önde baskı topu ayakta çok tutma anlayışı bu maçta da sürdü başlarda ama o ikinci golden sonra gereksiz bir şekilde geriye yaslanma anlayışı bu kadar kolay bir maçı az daha da kaybettirecekti.

Hâlbuki Trabzonspor rakibinin üzerine gitse hem daha çok gol bulacak hem de averajını düzeltecek ama garip bir türbülansa girdi Trabzonspor son yarım saatte.

Ölmüş futbolda umudu kalmamış rakibine verdiği çok gereksiz saçma bir penaltıyla hem rakibini umutlandırdı hem de kendisini son 10 dakikada çok büyük baskıya soktu.

Trabzonspor’da işte bu eksik.

Rakibini geride bırakıyorsun iyi top oynuyorsun ama ortada top çevirecek topu akıllı oynatacak bir orta saha topçun hala yok.

Bu da çok iyi giden bir maçı bir anda öylesine bir aleyhine öyle bir şekilde döndürüyor ki bütün topçular da hep birlikte başlıyorlar en saçma sapan hareketleri yapmaya.

Bu futbolcu kalitesi ve futbol mantalitesi ligin vasat takımlarına çok da zor olsa yetebilir ama ligin güçlü takımlarına asla yetmez.

Buna rağmen Ahmet Ağaoğlu hala Salı pazarından futbolcu bakmakla meşgul.

O da gayet iyi biliyor ki Salı pazarında akşamları alınan meyve ve sebzeler çürük çarık ve de hiçbir işe yaramaz malzemelerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.