KORKAK ABDULLAH AVCI!

Trabzonspor’da teknik direktörlük yapan bir spor adamının lügatinde “korku” kelimesine yer yoktur. Onun kariyeri değerlendirilirken sıradan Anadolu takımlarına karşı aldığı galibiyetlere değil İstanbul’un üç obezine karşı oynattığı futbola ve aldığı saha sonuçlarına bakılır. Bu açıdan bakıldığında Abdullah Avcı’nın ahı gitmiş vahı kalmış Fenerbahçe’ye karşı oynattığı futbol tek kelimeyle sefaletti. Belli ki Abdullah Avcı iç sorunlarla boğuşan Fenerbahçe’yi gözünde büyüttü ve ona gereğinden fazla saygı duydu. 

Fenerbahçe’de kenarda üç teknik direktör var, sahada iki teknik direktör, arada telefonla direktif veren dışarıdan oyuna müdahale eden başkanları var. Trabzonspor’da ise herkesin itimat ettiği tek teknik direktör vardı; Abdullah Avcı! İşte o Abdullah Avcı Trabzonspor’un kendi evinde oynadığı müsabakayı cesaretsizliği yüzünden şampiyonluk yarışındaki rakibi Fenerbahçe’ye kendi elleriyle teslim etti. İnanılır gibi değil. 

Müsabakaya gelirsek. Fenerbahçe denilen transfer değirmeni takım bu müsabakaya farklı bir tertiple çıktı. İlk yarıda ön alanda baskı yapınca Trabzonspor orta sahaya ve hücum hattına kontrollü top çıkaramadı ve Trabzonspor’un orta sahası gizli işsiz durumuna düştü. İlk yarının büyük bir bölümünde iki taraf da temkinli bir futbol oynamayı tercih etti. Her iki takım da sırtında yumurta küfesi varmış gibi müsabakayı riske etmedi. 

Fenerbahçe’nin girdiği gol pozisyonları daha net olsa da gerçekte öyle değildi. Türkiye’de futbol hâlâ amatör bir çapta değerlendiriliyor. Kaleye şut çekildiğinde neredeyse salavat getiriliyor. Bir kalecinin görevi o şutların gol olmasına mâni olmaktır. Kalecilerin yaptığı ise amatör çaplı bir pozisyonu önledikten sonra rol yapmak! Bu her müsabakada böyle! 

Yani insanın içinden Allah Djaniny’i alsa da kurtulsak! diyesi geliyor. Adam uyuşturucu çekmiş Harlem kopuğu gibi, hep aynı tepkiyle bakıyor hayata. İnsan az güler, kızar, mızmızlanır, ağlar, oyuna reaksiyon verir! Bu tipler NBA’de basketbol oynamalı. 

Nwakaeme’nin yaptığı ortopedik çalımların rasyonel bir sonucu yoktu. Gerisi futbol lagalugası! Neyi neye göre analiz edelim. Bir sürü karata gitmeyen güdük şey. Eh hal böyle olunca devreye Fenerbahçe’nin transferine ödenen yüksek paralar girdi. Kâmil Ahmet formayı, Serkan Asan topu kaptırdı, Pelkas da Trabzonspor defansının eşliğinde golü attı. Bu emek hırsızlarına hiçbir zaman saygı duymadım, duymuyorum ve Trabzonspor’un şampiyonluk kupasını verip, resmi olarak özür dilemedikten sonra duymayacağım da. Anadolu’nun emeğini sömüren hırsız sürüsü bunlar. 12 Eylül askeri darbesinin beslemeleri!

Gelelim uğursuz hakeme. Daha oyunun başında Ekuban’ın ilk faulüne sarı kart gösterdi. Hiç futbol protokolü yok. Hatırlayın diğer müsabakaları, eliyle bir, iki, üç diye sayıp kerhen sarı kart gösteriyordu. Fenerbahçeli topçumsular birçok pozisyonda vitrin mankeni gibi yere düştü, zırrrt! faulü çaldı. Nwakaeme Serdar Aziz’den topu çaldı, pozisyon temiz, zırrrt faul! Ev sahibi olan Trabzonspor ama düdükler Fenerbahçe’yi kutsadı. Berat’ın bir pozisyonunda top Fenerli topçudan taca çıkıyor. Yarımcı pislik Fenerbahçe lehine kaldırıyor bayrağı. Çünkü çocuklarının adı Oğuz ve Aykut. Ve müsabakanın son dakikalarında Fenerbahçe ceza sahası içinde Bakasetas’ın yüzüne dirsek var. Süperlig ortalamasına göre net bir penaltı. VAR’daki pislikler hakemi uyarmıyorlar. VAR görüntüleri neden TFF’nin İstanbul’daki Riva tesislerinde tahlil ediliyor. Bu ülkenin siyasi başkenti Ankara ama sportif başkenti İstanbul! Yani İstanbul’un üç kız kardeşi konsorsiyumu futbolu yönetiyorlar.

Sonuç; Abdullah Avcı’nın sıradan Anadolu takımlarına karşı aldığı galibiyet serisi onun iyi bir teknik adam olduğunu göstermez. Trabzonspor’un İstanbul’un üç kız kardeşiyle oynadığı müsabakalardaki oyunlar ve saha sonuçları esastır.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar