KORONAVİRÜSÜ VE TURİZMCİLERİN BEKLENTİLERİ

  Dünya zor bir dönemden geçiyor. Virüs salgını her kesimi vurdu. Her sektör olumsuz etkilendi. Ticari faaliyet hemen hemen durdu. Ama bu tür global krizlerin en çok etkilediği turizm sektörü tamamen dibe vurdu. En zayıf halka turizm sektörü. Artık tatil fikri insanların planlamasında yok.
  Turlar iptal. Oteller, yeme içme tesisleri bomboş. Bu yıldan ümit yok.
TÜRSAB turizmin en önemli aktörlerinden biri olarak bu badireyi atlatabilme, ayakta kalabilme adına bir dizi önlemlerin devreye girmesini talep ediyor. Bunların  bir çoğu yerine getirilebilecek talepler. Özellikle Anadolu’da faaliyet gösteren acenteler için çok önem arz ediyor.

  Tabi bu arada konaklama ve yeme içme tesislerinin de kriz döneminde desteğe ihtiyacı var. Turizmin  bileşenleri; Acentalar, konaklama ve yeme içme tesisleri ve rehberler olarak bir bütünün tamamlayıcıları.
Kültür ve Turizm Bakanlığı sektör temsilcileri ile acilen toplantı yapıp krize dair iyileştirici kararlar almalı.
TÜRSAB'ın talepleri:
1.Açıklanan önlemler paketinde sektörler içerisinde Turizm ve Seyahat acenteciliği sektörü adının geçmesi gerekmektedir.
2.2020 TÜRSAB aidatlarının alınmaması ile ilgili TC Kültür ve Turizm Bakanlığının onaylaması gerekmektedir.
3.TÜRSAB üyelerinin, havayolu ve otellere gelecek işler ile ilgili yaptığı ön ödemelerin iade edilmesi gerekmektedir.
4.Turizm taşımacılığı KDV sinin %1’e indirilmesi gerekmektedir.
5.Turizm ajans payı vergisinin yıl sonuna kadar alınmaması gerekmektedir.
6.Acentelere 2 yıl geri ödemesiz kredi desteği
7. İptal edilen tur ve rezervasyonlarda, Hizmet bedellerinin düşülerek ücretin iade edilmesinin yasal hale gelmesi
8.“İptal etme, ertele” kampanyamızın kamu otoritelerince de paylaşılması
9. İç hat iptallerinde grup iadeleri yapılmamaktadır. İç hat grup bilet iptalleri iade edilmelidir.
10. Ofis kiralarının, zamana yayılarak ertelenmesi.
11. Seyahat acentelerine özel, SGK ve vergilerin 3 ay ertelenmesi değil 6 ay muaf olması gerekir. Acentalar 9 ay iş yapamayacaklardır.
12. Haziran 2020 sonuna kadar çek ödemelerinden kaynaklı sıkıntılara sicil affı getirilmesi.
 a810f5d1-4c0e-41f5-9788-a1b6f6ea587f.jpg
 TİSAD (Turizm İşletmecileri ve Seyahat Acentaları Derneği)pes etmek yok diyor.
Trabzon ve bölge turizmi kendi dinamikleri ve doğal güzellikleri ile bu krizi yeneceğine inanıyor. Bu inançla spot tanıtımlarla doğayı ön plana çıkartıp kriz sonrası için şimdiden önlem almaya başladı. Kutlamak ve desteklemek gerek.
 
                                             *****************
 
HİKMET AKSOY DA VEDA ETTİ...
 
a136fffb-48b2-465c-9c8a-5d3e46b91da4.jpgHikmet Aksoy...
İyi bir insan...
İyi bir aile reisi...
İyi bir baba...
İyi bir gazeteci...
Kibar, mütevazi ve beyefendi...
Karikatürist…
Çok yönlü sanatçı...

Ben ona Hikmet abi derdim. Benden yaşça çok büyüktü. Her konuşmamızda "sayın müdürüm" diye hitap ederdi. Yapma abi "bana naber İsmail  de...sen bizim büyüğümüzsün"... "Olur mu ben yine senin büyüğünüm ama sen de bizim müdürümüzsün"  derdi, mütevazi ve değer bilen kişiliği ile...
Öyle dinamik, öyle parlak fikirli bir hayat sürdü ki yurt içinde tanımayan olduğu gibi yurt dışında da tanınır ve saygı duyulurdu. Üretkendi. Trabzon'un çok önemli bir değeri idi.
Eserleri yaşayacak. Trabzon'un da  Hikmet Aksoy abimizi yaşatması dileği ile rahmetler diliyorum. Mekânı cennet olsun. 
Heybendeki anılar şiirindeki gibi  yitmez inşallah... Vakfıkebir Belediyesi ilçesinde yetişmiş böylesi değerli bir sanatçı için gerekeni yapar inşallah. Yapmalı...
 
“Bundan böyle
İki hecem kaldı söylemedik
artık ne tutunacak bir dalım var
ne bir pişmanlığım
-bundan öteye-
heybemdeki anılarımı yitirmişim
unutmuşum gölgemi yolcusuz duraklarda
acaba diyorum usumu bıraksam mı burada
gelen geçenin selamını alsın diye.”

Hikmet AKSOY
 
 YEREL BASIN YAŞAMALI
             
0d43d840-da95-44d7-af21-7d56fb8900cd.jpgGazetecilikle ilişkim öğrencilik yıllarımda başladı. Yerel basınla o yollarda tanıştım. Muhabirlik, haber, yazı işleri, genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı gibi görevlerde bulundum. O günkü şartlarda maaş almadığımız günler aldığımız günlerden çok fazlaydı. Sigortamız da çoğu zaman ödenmez/ödenemezdi... Bizim için çok ta önemli değildi bu durum. Neticede öğrenci idik. Bir harçlık yetiyordu çoğu zaman... Patronlar da zordaydı... Ama her gazetenin bir matbaası vardı. Gazetelerini kendi matbaalarında basardılar. Üstelik o matbaalarda her türlü baskı işi yapıp geçimlerini sağladıkları gibi işçilerinin de ücretlerini  ödemeye çabalardılar.
Bugün gelinen noktada yerel gazeteler baskılarını kendileri yapmıyorlar. Baskı ve kağıt fiyatları içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Personel ve diğer girdilerle yerel basın çok zor durunda.(yaygın medya da farklı değil... Ama onların arkasında holdingler filan var)
Yerel basın yaşamalı.
Kentin nabzı yerel gazetelerin sayfalarında atıyor.
Kent tarihi yerel gazetelerde.
Çok değil 15/20 yıl sonra Trabzon'a dair araştırma yapacakların başvuracağı kaynakların en başında bu gazeteler gelecektir. Geldiğimiz noktada Anadolu basını ve gazeteciliği çok zor durumda.  
Tamam internet gazeteciliği diye bir imkan var. Ama tarihe belge bırakmak adına basılı yayınların kitap ve dergilerin yeri bambaşka...
Ne yapmalı?
Giderler azaltılmalı. 
Günümüz yerel gazeteleri 16 sayfa...
Ne yazılır bu kadar gazete sayfalarında?
6 sayfa spor.
1 sayfa bulmaca 
1/2 sayfa alıntı yazılar...

Geri kalan da ilan reklam köşe yazıları ve haberler...
Yaygın medya bile sayfalarını azaltmışken 16 sayfa yerel gazeteler için çok değil mi?
Şişirtilmiş mizanpajlar büyütülmüş fotoğraflarla doldurulmaya çalışılan sayfalar çok ta anlamlı değil...
Giderleri azaltma işi önce sayfalardan başlamalı bence...
İnanın yoksa bu işin sonu tüm Anadolu’da olduğu gibi Trabzon'da  da yerel gazetelerin sonunu hızlandıracaktır.
Gazetelerimizin yaşamasını istiyoruz.
Umarım Trabzon'da yayın yapan gazete sahipleri anlaşırlar...


Önceki ve Sonraki Yazılar