KÖYÜM- İLK GÖREV YERİM

   Ne zamandır köyümü yazacaktım. Kendi doğup büyüdüğüm değil öğretmenliğe başladığım köyümü. Olumlu-olumsuz yığınla anıyla ayrıldığım(ız) o dağ köyünü. Kısmet bugüne diyelim, dokunalım belleğimizin uç köşesindeki değerlere.

     Sevgili dostlar, ben Köy Enstitülü öğretmenlerin öğrencilerinin öğrencisi oldum. Az da olsa enstitülerin izi bizim üzerimize de düşmüş olacak ki öğretmenlikte ve sosyal yaşamda bunun sorumluluğunu sürekli duyumsadım. Buna uygun düşünmeye ve davranmaya özen gösterdim. Başardığımız birçok sorunsalın çözümünün yanında üstesinden gelemediğimiz yığınla engel ve olumsuzluklar geliyor usuma şu an -birazı bizden çoğu dış etkenlere dayalı-.Bu bir karşılaştırma yazısı değil. O nedenle görevdeki arkadaşlarıma ya da geçmişte görev yapan kimi arkadaşlara göndermede bulunmak önceliğinde değilim. Eğer söz gelir çağrışım yapar, çakışırsa - benim de yapacak bir şeyim yok ya- ona da karışmam!

     İlçenin en uzak sayılabilecek köyünde bir buçuk yıl kaldım. Hemen Eğitmen- Öğretmen Muhammet Bey’in, köylünün Muhammet amcasının bana “Sabri Bey hocam” diye seslenişini anımsıyorum. Ne denli ezildiğimi, mahcup olduğumu unutamam, anlatamam. Ellisinden az olmayan yaşıyla, cebinde muhtar çakmağının yanında kibrit kutuları ve soba tutuşturmak için çıra taşıyan o yüce gönüllü insan. “Siz okumuş gerçek öğretmensiniz” diyerek yılların deneyimiyle övünmeyen alçak gönüllülük örneği.-Toprağı bol olsun, ışıklarda uyusun. Yalnız yaşadığı eviyle birlikte yanarak öldüğünü yıllar sonra öğrenecektim!-

    (…….)

    Şavşatlı Selahattin öğretmen benden bir hafta önce göreve başlamıştı. Anne-babasının ineklerini satarak ona verdikleri, yanılmıyorsam maaşımızın 4-5 katı parayı sevdiceği sözlüsüne teslim edecekti. Daha sonra utana sıkıla bize anlatırken yüzü kızarırdı dostumun. İlk işimiz okulun elli metre uzağına derin bir çukur kazıp, köylü gençlerle iki göz bir öğrenci tuvaleti yapmamız. Başta bakkal Şaban, komşumuz Mahmut abi gibi köyün ileri gelenlerinin önyargıları azalmış, güven duyguları yükselmişti. –O yılların siyasi tutarsızlıkları, gençlerin birbirine kırdırılması, aydın, önder ve düşünürlerin “faili bellilerce”  öldürülmeleri  ki yaşayanlar bilir 12 Eylül 1980 öncesini.-

     Pekişen güven duygularıyla kız-erkek ayrımı yapmadan öğrenim çağındaki çocukların belirlenmesi için köy taraması yaptık. Kimi velilerle anlaşamadık ama çoğunu ikna ederek çocukları okula kazandırdık… Selahattin arkadaş erken kalkar, köylülerle çapa yapar bel bellerdi, sonra da okulu açardı. Okulumuzun, bir gözü, iki ranzalı, küçük masalı lojmandı. Kapısı çoğu zaman açıktı. Açık kapıdan içeriye, mütevazi masamıza bırakılan yemekleri ve onları getiren “paçiler”i, samimi davranışları unutamam. Ne denli insancıldı o genç kızlar, kadınlar. Erkekler çoğunlukla çarşıya, kahveye inerler. Çoğu sorumsuz, kadını hor gören bir anlayışta diye anımsıyorum.

     Dönemin siyasi gerginliğine karşın biz oturup, konuşup anlaşabiliyorduk istisnaları saymazsak. O yıllarda yaşanan ve de yaşadığımız kötü anıları ve olumsuzlukları özellikle yazmayarak iyimserliğimi sürdürmeye çalışıyorum. Köyün muhtar azası ve Adalet Partisi delegesi adaşım Sabri abi bir keresinde seni buradan sürdürürüm demişti de gülmekten kırılmıştık; bizden yukarıda köy yok orman var diye.

      Köyden ayrılırken ardımızdan su dökenler, ağlayan öğrenci ve kimi velileri, onların yüreklerini şimdi çok daha iyi anlayabiliyorum.

     Rize’nin Çayeli ilçesi Çeşmeli –Raşot- köyüne selam olsun! Toprağına, suyuna, yaşayanına sağlık ve mutluluk diliyorum. Bizi gönülden seven, yemek, çay ve kahvesiyle konuk eden 1976-77 yıllarının güzel insanlarına, ilk öğrencilerime ve ailelerine sevgiler. 

                                                                                           –Burhaniye-

                                                  

                                                                - Yarınlar güzel olacak-

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.