KREDİ FAİZLERİ VE KUR FARKLARININ MALİYET-GİDER AYRIMI

Emtia ve Amortismana tabi iktisadi kıymet alışlarında kullanılan kredilerin faiz ve kur farklarının maliyete mi yoksa gidere mi yazılacağı hususunda 163,238 ve 334 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde gerekli açıklamalar yapılmış ve tartışmalı yorumlara son verilmiştir. Maliye idaresinin görüşünü yansıtan ve aynı zamanda vergi inceleme elemanları açısından da bağlayıcı olan söz konusu tebliğler ışığında konuyu değerlendirdiğimizde aşağıdaki sonuçlara ulaşmaktayız.

-Kredi Faiz Giderleri

238 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre emtia satın alınmasına ilişkin olarak işletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır.

163 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre amortismana tabi iktisadi kıymet alışına ilişkin olarak işletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden sabit kıymetin aktifleştirildiği dönemin sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi gerekmektedir. Amortismana tabi iktisadi kıymetin aktifleştirildiği dönemden sonraki döneme ilişkin olarak ödenen faiz ve komisyon giderlerinin ise seçimlik hak olarak doğrudan gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi ihtiyaridir.

-Kur Farkı Giderleri

238 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre yatırımların finansmanında kullanılan krediler ile yurt dışından döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar olan kısmı işletmeler tarafından emtianın maliyetine intikal ettirilmek zorundadır. Emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihten sonra oluşan kur farkı giderleri ise doğrudan gider yazılabilmektedir.

163 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yatırımların finansmanında kullanılan krediler ile yurt dışından döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, aktifleştirme dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi gerekmektedir. Amortismana tabi iktisadi kıymetin aktifleştirildiği dönemden sonraki döneme ilişkin olanların ise seçimlilik hak olarak doğrudan gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi ihtiyaridir.

334 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre, lehe oluşan kur farklarının da aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise kambiyo geliri olarak değerlendirilmesi veya maliyetten düşülmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.