KRUVAZİYER TURİZM TRABZON VE BİR ANI

Turizm latincede "Başladığı Yere Gelmek" anlamı raşıyan "Tornus" sözcüğünden türemiştir.

Her yıl milyonlarca insan başladığı yere yani ülkesine, evine dönmek üzere dünyayı gezmektedir.

Bu turizm faaliyetleri neticesinde milyar dolarları aşan ticari bir döngü sağlanmakta.

Üretimden tüketime varıncaya kadar hemen her sektörü etkileyen bu ticari faaliyetten pay almak üzere tüm ülkeler kıyasıya rekabet halindeler.

Kruvaziyer Turizm kendi alanında farklılık arzeden bir turizm çeşidi.

Tüm dünyada orta ve üzerindeki gelir grubuna sahip kişilerin  tercih ettiği bu turizm faaliyeti  liman kentleri olmaksızın gerçekleşemez.

Bir kentin limana sahip olması da tercih edilmesi için başlıbaşına bir neden olamamaktadır.

Rahat bir liman alanına sahip olma,

Önemli hinterlanda hizmet etme, özelliğini taşımak,

Alt yapısının eksiksiz olması,

Kentin cazibe alanlarının bulunması,

Doğal ve kültürel zenginliğe sahip olması ve bunların korunması,

Limanda her türlü ikmal ve ağırlama imkânlarının bulunması.

Çevresel faktörler,sağlık güvenlik v. b  gibi kriterler bu gemilerin tur düzenlemeleri için olmasa  olmaz beklentileri.

Türkiye'de Marmaris, İzmir, Bodrum Alanya, Antalya Dikili  ve Trabzon limanları Kruvaziyer gemilerin uğrak yerleri.

Karadenizde Trabzon merkezli turlar düzenlenirse Sinop 'a da uğrayarak İstanbul sonrasında Ege ve Akdeniz'e devam eden kruvaziyer gemiler son dönemlerde Trabzon'a ve dolaysıyla Karadeniz'e uğramamaktadır.

***

 

2012/ 2013 /2014 /2015 yıllarında Trabzon adeta Cruise gemilerinin akınına uğramıştı. Başlarda 8/9  gibi rakamların telaffuz edildiği gemi sayısı bu yıllar içinde 15/25/35/45 e kadar çıktı.

Bu arada 2014 yılında  Trabzon’da yapılan bir toplantıda "KARADENİZ KRUVAZİYER BİRLİĞİ" kuruldu.

Birliğe Trabzon; Batum, Soçhi  ,Yalta limanları ile Ticaret Sanayi Odaları katılarak  Karadeniz’deki cruise gemilerinin uğrak yerleri de bir şekilde belirlenmiş oldu. Ve  bu işin merkezinin de Trabzon olduğu kabullenildi.

Maalesef daha sonraki yıllarda sayıları  45’leri bulan cruise gemiler Trabzon'da görünmez oldu. Bunda Karadeniz'deki Kırım Ukrayna'da yaşanan istikrarsızlığın yanısıra Trabzon özelinde mesela Sumela Manastırının  ziyarete kapalı olması ; Trabzon Limanının  eldeki imkanlara göre hizmet vermekteki gayretine rağmen  cruise gemileri için uygun olmaması, Turizm için yapılan planlamalarda ve tanıtım stratejisinde kruvaziyer turizme gereken önemin verilmemesi  gibi nedenlerle Trabzon turizmi için önem arzeden bu turizm aktivitesi Trabzon'dan uzaklaştı.

En zor ve uzun vadeli organizasyon şekline sahip olan bu faaliyetin karşılığını almak için bugün çalışılmaya başlansa ancak iki üç sene sonra limanlarımızda cruise gemilerini görebiliriz.

***

2014 yılında 12 katlı, mürettebatı hariç 2000 yolcu kapasiteli bir cruise gemisi Trabzon'a geldi. Dönemin turizm müdürü olarak kaptana hoşgeldin ziyaretine gittik. Gemi içinde; Tiyatro, Güzel Sanatlar, Sinema Salonu mevcut. Güvertede  yüzme havuzu. Ayrı ayrı yemek salonları, alışveriş merkezleri, sağlık üniteleri, kütüphane, hobi odaları  gibi bir kentte olması gereken herşey mevcut.

Kaptanla kahvemizi içip ihtiyacı olup olmadıklarını sorduktan sonra geminin en üst katında bulunan yüzme havuzunun olduğu bölüme asansörle  çıktık. 

Güneşli bir Trabzon gününde turistler şezlonglarında güneşleniyorlardı .

Trabzon'un tarihi doğal zenginliklerinden kaptana bahsederken kaptan gayet nazik bir şekilde bütün bunları bildiklerini ve bu zengin kültürel varlıklar için turistlerin Trabzon'u tercih ettiklerini belirterek eliyle limanın beri tarafında  yük gemilerinin boşalttığı kömür yığınlarını gösterdi...Daha sonra da olanca çarpıklığı ile karşımızda görünen Çömlekçi mahallesini işaret ederek çevresel faktörlere dikkat çekti..  Her ne kadar kentsel dönüşüm filan desek de  gerçekten görüntünün hiç te  hoş  olmadığını biz de biliyorduk .

Aynı gemi gelse başka bir manzara ile karşılaşacak mı acaba?

VATANDAŞ DİYOR Kİ!

Artık yeter sahillerime dokunmayın.

Yolcu indirme bindirme durakları belli olsun. Ne yolcu istediği "müsait yerde" insin ne de dolmuşcu rastgele yoldan yolcu "toplasın"…

Maraş caddesindeki trafik keşmekeşliği giderilsin.

Gazipaşa caddesi gidiş geliş trafiğine yeniden açılsın.Ya da park eden araçlara göz açtırılmasın.

Meydandaki lokanta önlerindeki "yemek simsarları" müşteri davetini bıraksın.

Belediye otobüslerinde yolcular biraz da kaptan şoförlere anlayış göstersin.

Ücretsiz kartlılar için özellikle mesai giriş çıkış saatlerine uygun bir sınırlama getirilmeli. O saatlerde 65 yaş ve üstü kartlılara otobüsler ücretli olmalı. Çalışanlar ve öğrenciler sıkışıklıktan dolayı zor durumda kalmakta.

Turizmi herkes konuşabilir ama turizmi turizmciler yapmalı...

 

YANGINLAR VE  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Tabzon belki de 5000 yıllık tarihinde böylesine yaygın  ve uzun süreli yangınlar görmemiştir.

Yangınların çıkışında havaların normalinden  fazlasıyla "kurak" gitmesi ve nem oranının % 10’lara kadar düşmesinin etkisi çok. Lâkin bütün uyarılara rağmen halkımızın bir kısmının bağ bahçe işlerinden arta kalan çalı çırpıntı yakma adetinden bir türlü kurtulamaması bu felakete davetiye çıkarıyor. Ayda yılda bir uğradığı köyünde yarım yamalak  yapılan bahçe bakımından sonra ateşe verilen çalı çırpı en ufak bir kıvılcımda yangına dönüşüveriyor. Aman dikkat.

Bu konu enine boyuna araştırılarak  sosyo ekonomik boyutlarının irdelenmesi gerekir. Köyler boşaldı. Köylerdeki evler ıssız.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar