KTÜ’deki dekan atamaları!

 

ktu-deki.jpgKTÜ Rektörü Prof.Dr. Hamdullah Çuvalcı, geçenlerde 4 yeni dekanın atamasını yaptı. Rektör Çuvalcı, YÖK’e her fakülte için üçer dekan adayı ismi sıralamış. Sıralama da yapmış. Tercih ettiği dekan adaylarını da ilk sıraya yerleştirmiş. Liste YÖK’e gitmiş ve iddiaya göre YÖK,  rektör Çuvalcı’nın gönderdiği listeyi ters çevirmiş, 3. sıradaki adayları dekan olarak atamış.

Çuvalcı’nın YÖK’e gönderdiği listede İnşaat Fakültesi için Ömer Yüksek 3. sırada imiş. YÖK, Yüksek’i tercih etmiş. Ömer Yüksek yanılmıyorsak İbrahim Özen döneminde üniversiteye hoca olarak girdi.

Üniversite kampüsünden arayan bir akademisyen Ömer Yüksel’in eşinin çarşaflı kendisinin de dini bütün bir isim olduğunu söyledi. Ömer hocanın, tarikat cemaat ilişkisi var mı yok mu bilmiyoruz. Olduğunu da sanmıyoruz. Üniversite öğretim üyelerinin şu görüşte bu görüşte olmaları çok da önemli değil. Önemli olan akademik kariyerleri, ilimle bilimle iştigal etmeleridir. O nedenle, hocanın görüşü bizi çok da ilgilendirmiyor.

Orman, Edebiyat, Fen Fakültesi dekanlıklarına atanan isimler de Çuvalcı’nın gönderdiği listede 3. sırada imişler. YÖK, ölçmüş biçmiş aynı kulvarda yürüyen isimleri dekanlıklara atamış. Yine üniversitede kulaktan kulağa yayılan dedikodulara bakılırsa Çuvalcı’nın, dekanlığa atanan hocalardan yeni haberi olmuş. Bu iddiayı dillendirenler, ‘Rektör Hamdullah Çuvalcı’nın karizma çizilmesin diye epey çaba göstermiş. Ancak YÖK rektörü AKP’ye pek yakın görmüyormuş. Çuvalcı milli görüşçü sınıfında kalmış’ diyorlar.

Bu iddialar ne derece doğru, bir şey söyleme şansımız yok. Hamdullah Hoca’nın geçmişi, rektör olmadan önce üniversitedeki icraatı belli! Ayrıca, Dekan adayları listesindeki isimleri de tanıyor. Hocaya, dekan atamalarında mutlaka dışarıdan yönlendirme ve dayatma olmuştur. Ancak, hoca çalışma arkadaşlarını kendi belirlemiştir.

 

ortahisar.gifortahisar.jpgOrtahisar’a kim atanacak?

Hafta sonu yapılacak olan AKP Ortahisar ilçe kongresi ileri bir tarihe ertelenmiş. AKP’nin böl​​​​​​​ge koordinatörü Muhammet Avcı, İzmir depremi, pandemi, zaman darlığı vb nedenlerden ötürü kongrenin erteleneceğini bildirmiş.

AKP Ortahisar ilçe başkan adaylığı için Yasin Aydın, Dündar Ayyıldız, Halil İbrahim Demirtaş aday ​​​​​​​olduklarını açı​​​​​​​klamışlardı. Bu​​​​​​​ isimlerin dışında ilçe başkanlığına, il başkanlığına isimleri geçen Selahattin Çebi, Hasan Dilekoğlu, Mehmet Karaoğlu’nun da adları eklendi. Ancak, Ortahisar ilçe başkanlığı için Aydın ve Ayyıldız’dan birinin aday gösterileceği söyleniyor. Dilekoğlu, Çebi ve Karaoğlu’ndan birinin de il başkanı olarak atanacağı belirtiliyor.

Aşık, TS yöneticisi olmasaydı milletvekili olabilir miydi?

Devlet eski bakanlarından Eyüp Aşık, siyaset sonrası Ankara, İstanbul, Trabzon arasında mekik dokuyor. Genelde Dernekpazarı’ndaki köyünde yaptırdığı konutunda kalıyor. Eyüp Aşık, kıyıda kenarda duran bir isim değildir. Beklenmedik anda bir çıkış yapar gündeme gelir. Yıllar önce gazetemiz yazarı Hasan Kurt’a, ‘Reklam reklamdır. İyisi kötüsü olmaz’ demişti. Eyüp Aşık, makine mühendisidir. Ancak mesleğini pek yapmadı. İnşaat malzemesi vb ticareti yaparken, Trabzonspor’a yönetici oldu. O günün gasik.jpg​​​​​​​enç, bugünün aktif emekli gazetecileri sayesinde o günlerde gazetelerin spor sayfalarından bol bol haberleri çıktı ve Trabzonspor yöneticiliğinden de siyasete adım attı. Milletvekili, bakan oldu.

Atakan Kadıoğlu, geçenlerde Eyüp Aşık’la röportaj yaptı. Ardından bir TV programına çıktı. Programda Aşık’a Trabzon başkanlığına aday mısınız, diye soruldu. Aşık, ‘Birkaç dost kapımı çaldı, aday ol diye ama artık ben kulvarda yürüyemem’ dedi.

Aşık, Trabzonspor’un düzlüğe çıkması için Trabzonspor kurultayı önerdi, ‘Bu kulüp için yüreği atanlar bir araya gelmeli ve Trabzonspor enine boyuna tartışılmalı’ dedi.

Eyüp Aşık’ın yıllar önce başkan adayı olmasını isteyen ve Aşık’ı öne çıkaran isim Hasan Kurt’tu. Dün, Kurt’a, bu olayı ve Eyüp Aşık’ı sorduk.

Kurt, güldü ve ‘Eyüp kardeşimiz, işini bilir. Bir yıldır köye davet ediyor, hala gidemedim. Geçenlerde yeğeni Atilla Aşık, ‘Abi berber gidelim’ dedi. Atilla’ya inşallah, demekle yetindim. Siyasette ağzı dolu olup konuşamayanlar işin kolayına kaçıyor, sporu gündemi getiriyor. Eyüp Aşık’a sağlıklı, sıhhatli günler diliyorum’ dedi.

 

*****************


Sayılar insan hayatında önemli yer tutar. Sayılara anlam yükleyerek hayatı açıklayan ve hayatı anlamlandırarak din yerine geçen Pisagorculuk dünyayı yıllardır etkiliyor. Yaş günleri, doğduğumuz tarihler, burçların şekillenmesi, yığınla sosyal olay sayılarla şekillendirilir. İnsan hayatından daha önemli kabul edilen para sayılardan ibarettir.

Sayılar acılarımızı rakamlara indirgeyerek duyduğumuz üzüntüyü hafifletmeye ya da şiddetlendirmeye de yarar. Bir kişi öldü trafik kazasını ciddiye almamaya, kırk kişi öldü ciddiye almaya sebep teşkil eder. Doğal afetlerde ölü sayısı üzüntümüzü arttırır, çok ölü çok üzüntü, az ölü az üzüntü demektir.

Tasavvuf aleminde sayılar çok önemlidir. Virdler sayı iledir, tesbih üç adet otuzüçlük bölüm ihtiva eder. Üçler, yediler, kırklar erenlerin sayısını verir. Kırkbir kere maşaallah deriz, otuz gün oruç tutar, beş vakit namaz kılarız. Zekat kırkta birdir. Ömür yıllardan ibarettir, 60 yıl, 70 yıl gibi.

Kuranı Kerimi bile sayılara indirgedik; 6666 ayet, 114 sure diyerek.

Sayılar bizim uydurduğumuz kavramlardan biridir. Doğal hayatta hiçbir yerde sayıyı göremezsiniz. Evren "bir"den ibarettir. Bir ömür yaşarız, bir defa doğar, bir defa ölürüz.

Ben bu yüzden sayıları hiç sevmem, parayı da! Ama mecburen kullanırım, her ikisini de. Ve ölü sayısı sayılarla ifade edildiğinde midem bulanır, içim titrer, fenalaşırım. Çünkü bir ölü bir dünya demektir. Sayılar işin içine girince dünya gider, sayılar kalır ve ölüm ucuzlar adeta.

Diyarbakır kırsalında çıkan çatışmada "3" askerimiz şehit oldu dendiğinde ölüler üç dünya, üç insan olmaktan çıkar ve rakamla ifade edilen kayıp anlamı belirginleşir. Felaketler birbiri ile sayılar üzerinden kıyaslanır ve büyüklük sırasına dizilir.

Hayat tektir ve tekliğin ifadesidir. Sayılar bu tekliği böler. Anlamamız gereken hepimizin "bir" olduğu gerçeğidir.

Anlayabilir miyiz?

Hepimiz asla, belki çok az bir kısmımız.

Son söz; "Vel asr innel insane lefi husr" anlayabilenler hariç insanlığı ifade eder.

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar