KTÜ’nün yeni rektörü!

58ff1f67c03c0e13c0b283af.jpgKTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’dan sonra, koltuğa oturacak yeni rektör son anda sürpriz olmasa belli oldu gibi. KTÜ’nün yeni rektörü, AKP eski milletvekili, KTÜ eski öğretim üyelerinden Aşkın Asan’ın eşi Prof. Dr. Habip Asan olacak. Türk Patent Enstitüsü Başkanı olan Prof. Dr. Habip Asan, KTÜ Makine Mühendisliği bölümünü bitirdi. ABD’de Texas Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. 1994 yılında KTÜ Makine Mühendisliği bölümünde yardımcı doçent olarak göreve başladı. 2003-2005 tarihleri arasında Dubai Üniversitesinde çalıştıktan sonra KTÜ’ye döndü. Daha sonra Ankara’ya gitti.

Ankara’da her ne kadar Habip Asan’ın 6 Ağustos’ta görevi devralacağı söylense de, Trabzon’da rektörlük için farklı isimler konuşuluyor. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Asım Ören, Makine Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ve dün rektör adayı olduğunu açıklayan Prof. Dr. Atakan Aksoy, kamuoyuna aday olduklarını deklare eden isimler.

Trabzon Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Şaban Bülbül, “KTÜ’nün yeni rektörü mühendis olmalı” dedi ve Hamdullah Çuvalcı’ya destek verdi. Bülbül gibi AKP’nin bir kanadı da Çuvalcı’yı destekliyor. Rektör adaylarından Prof. Dr. Asım Ören’e ise Tıp camiasının yanı sıra spor kulüpleri yöneticileri ve sporcular da destek veriyor.

KTÜ’deki rektörlük yarışına son noktayı koyacak olan isim Cumhurbaşkanı Recep tayip Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanı, aday adayları arasında ince eleyip sık dokuyacak ve yeni rektörü belirleyecektir. Rektör aday adaylarının hepsinin şansı var.

Havuz su mu kaçırıyor!

 sahil-ade6b.jpgBu arada KTÜ Sahil Tesislerinin tel tel döküldüğü bildirildi. Bir dönemler Doğu Karadeniz bölgesinin en güzel sosyal tesisi olan KTÜ Sahil Tesisleri son yıllarda bakımsızlıktan ve ilgisizlikten kimilerine göre viraneye dönmüş.  KTÜ Sahil Tesisleri müdavimlerinden bir öğretim üyesi, “Tesislerimiz öyle iddia edildiği gibi viraneye falan dönmedi. Tesislerde zaman zaman güzel şeyler yapıldı ve yapılıyor. Elbette eksikler var. Mesela yüzme havuzu henüz aktif hale getirilmedi. Önümüzdeki günlerde getirilir. Tesislerin otel ve restoran kısmı pandemi nedeniyle boş. Yeni rektörümüz inanıyorum ki, sahil tesislerine el atacaktır” dedi.

Kimdir bu adam?

Dini inancı yok diye bilinir. Kafir olduğu için yakılarak öldürülmeye çalışılmıştır. Yurtlarda kendilerine emanet edilen çocuklara cinsel tacizde bulunanlar tarafından katli vacip damgası vurulmuştur. Beceriksizdir. Yüzüğünü bozdurarak dünya çapında zengin olamamıştır. Toplumsal meseleleri hiciv tarzında yüzlerce kitap yazmış bir cahildir! Ve dünyanın en çok okunan yazarlarından biridir. Babasının ortadan kaybolduğu günlerde yetim çocuk olarak Darüşşafaka’ya kaydedilmiş, babası geri dönünce Darüşşafaka'da tahsiline devam etmemiş ve kendi isteğiyle ayrılmıştır. Tanrılığa soyunan Müslümanlara göre cehennemde yanmaktadır.

Cevap; AZİZ NESİN

Heybeliada doğmuştur. 11 yaşına geldiğinde Kur'an'ı ezberleyerek hafız olmuştu. Sağlam bir din eğitimi almıştı. 1935'de Kuleli Askeri Lisesini, 1937'de Ankara'da Harp okulunu bitirip asteğmen oldu. Üsteğmen rütbesindeyken, ordu malzemesini fakir bir köylüye verdiği için, “Görev ve yetkisini kötüye kullandığı” suçlamasıyla (birliği için demirbaş olan koyunları fakir köylüye vermek), askerlikten uzaklaştırılmıştı. 12 Ağustos 1947’de 10 ay ağır hapis ve 3 ay 10 gün de Bursa’da, “Emniyet-i Umumiye Nezareti” altında bulundurulma cezasına çarptırılmıştır. Aç kaldığı birçok günün yanısıra, Bursa'ya sürgüne gönderildiğinde, geceleri çöp karıştırıp sebze-meyve bulmaya çalıştığı zamanlar bile olmuştur. Geçinebilmek için Bursa'da sürgündeyken Kuran öğretmenliği yapmıştır. Lâkin, gün geldi dünyanın en çok kazanan yazarları arasına girdi. Hiç çalmadı, hiç arabası olmadı. Şehirde bir minibüs ya da bir belediye otobüsünde görebilirdiniz kendisini. Yaşadığı süre içerisinde, yüzlerce çocuğun yeme, içme, barınma, giyinme, okuma vs. tüm ihtiyaçlarını karşıladı. Yazdığı kitaplar sayesinde, devletten hiç destek almadan kurmuş olduğu vakıf halen aktif haldedir. Oğlunun gemisi ya da yalısı yoktur. Yetiştirdiği çocuklara hiç bir şekilde tacizde bulunmamıştır. Mezarı, Çatalca’daki vakfın bahçesindedir. Üstünde çocuklar oynasın diye, yeri bile belli değildir. Lâkin, ahlâken bitmiş insanların, tüm bunları anlama olasılığı da yoktur.

Ruhu şad olsun!.. Pis kafir!!!!!!!!!!!!

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar