06.12.2021, 09:30

KÜLTÜR VARLIĞI ŞERHİ

        Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim coğrafyamızda bu medeniyetlerden günümüze ulaşmış tarihi yapılara, mesleğimizin de bizlere sunduğu bir lütuf olarak sıklıkla rastlarız. Özellikle kent merkezlerinden uzaklaşıp kırsala yolumuz düştüğünde karşılaştıklarımız, çoğu zaman heyecanlandırsa da bizleri bir süre sonra bu yapılara gerektiği değerlerin verilmeyişi, kaderlerine terk edilişleri karşısında hüzünlenmişizdir. Ve hep aklımızdan geçip dilimize dökülen şu sözcükle "kesinlikle bu yapının Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığı Şerhi vardır" der ve devam ederiz yolumuza. Geçtiğimiz hafta art arda karşılaştığım bu türden iki yapı bu haftaki köşe yazımda sizlerle paylaşarak "Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığıdır" şerhinin bu yapılara neler sunduğunu, gerçekte koruyup koruyamadığını sizlerin takdirine bırakmak istiyorum.

            Genellikle tarihi yapıların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde sıkça rastladığımız "Korunması Gereken Taşınmaz Kültür varlığıdır" şerhi nedir, hangi amaçla konulur? 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununca, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan, o eseri meydana getiren toplumun toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasal, bilimsel ya da estetik niteliklerinin belgesi olan yer üstünde, yer altında veya su altındaki korunması gerekli taşınmaz varlıkların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca tespiti yapılarak ilan edilmesinden sonra mahalli mülki amirin bildirisi üzerine, bu taşınmaz malların tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" şeklinde belirtme yapılmaktadır. Tapu kaydına bu hususta yapılan belirtme taşınmazın tasarrufunu kısıtlayıcı şerh niteliğindedir. Kısıtlılık, taşınmazların mülkiyetinin hazine, kamu kurumu yada özel kişi olmasına göre farklılık gösterse de bu tür yapılarda koruma kurulunun izni alınmaksızın her hangi bir tamirat tadilat ve onarım yapılamamaktadır.

            Gelelim Maçka ilçesi Arıkaya Mahallesi’nde çalışmalarımız sırasında mahallenin ileri gelen bir büyüğünün bizlere heyecanla "mühendis bey köy camimiz tarihi eserdir, göstermek isterim sizlere, çok emek verdik bu hale getirmek için" dedikten sonra bizler de merak içinde köy camisine doğru yürümeye başlamıştık bile. Yol boyunca, bu gün camii olarak kullanılan bu yapının eskisinin kilise olduğunu, devlet tarafından korumaya alındığını ancak ilgili tüm makamlara müracaatlarımıza rağmen hiçbir bakım ve iyileştirme yapılmayınca, kendilerinin tüm masraf ve emeklerini karşılayarak yapıyı bugünkü konumuna getirdiklerini anlatıyordu. Camiye vardığımızda öncesinde kilise olan bu yapının kiliselere özgü olarak 'Apsis' olarak adlandırılan oval kısmının camiye dönüştürülmek üzere öncesinde yıkıldığını ve camilere özgü kare formuna dönüştürüldüğünü, sonrasında ise iç kısmının yakın zamanda sıvanıp boyandığını son olarak da iç kısmının dört bir yanını yaklaşık bir metre yüksekliğinde ahşap lampiriyle kaplayıp bu hale getirildiğini anlatırken bir de tavan kısmına onarım yapacaktık ancak yapamadık diye ekledi. Maddi konuda problem yaşadıklarını düşünerek sormak üzereydim ki cümlelerine; koruma kararı nedeniyle devlet yaptığımız tadilatlardan ötürü dava açınca yarım kaldı dedi. Dava sonucunda izin alınmaksızın yapılanların faturasının ise tadilatını yapan ve mahallenin de sakini inşaat ustasına kesilmesi ise anlatılanların diğer trajikomik bir durumuydu.

            Yine bu bölgede Temelli Mahallesi’nde benzer şekilde tarihsel süreçte kilise olarak inşa edilmiş ve sonrasında mahallenin camisi olarak uzun yıllar kullanıldığı anlatılan yapının, beklemediğim bir anda yoğun bir yeşilliğin içerisinde karşıma çıkması evet kesinlikle bu yapının Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığı Şerhi vardır dedirtti duraksamasızın. Sarmaşıkların istilasına uğrayarak nerede ise görünmez halde olan heybetli yapı, adeta kurtarın beni dercesine yardıma muhtaç bir haldeydi. Mahallelinin, koruma kararından ötürü müdahale edemediği ve kendi haline terk ettikleri yaşanmışlıkların şahidi koca tarih. Şimdilerde buraya 400 metre mesafede inşa edilen yeni caminin etrafında sürdürülen yaşam, bu tarihi mekânda yaşanmışlıkları geride bırakmışçasına sırtını dönmüş adeta. 

            Şimdi düşünüyorum da bu örneklerde olduğu gibi "Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığıdır" şerhinin bu tarihi değerlerin yaşatılmasına ve gereken önemine kavuşturulmasına çare olamamasının nedenlerini. Yanılıyor olabilirim belki de. Bir de sizler düşünün kimde ve nerede hatalar…. Kendi haline terk edenlerde mi, yoksa kendi bilgi ve maddi birikimlerince ilgi gösterip ceza alanlarda mı? Ya da bir başkalarında… Kim ve kimlerde?..

           

   

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 18 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
6
parçalı bulutlu