KÜLTÜRÜN TANIMINI BİLE YAPAMADIK!

ÜÇÜNCÜ KÜLTÜR SURASININ ARDINDAN

Kültür Turizm Bakanlığınca İstanbul’da Üçüncü Kültür Şurası toplandı, sona erdi, sonuç bildirgesi de yayınlandı. Uzun bir süredir kültür konusu ikinci planda kaldı. Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı birleşince Kültür adeta ikinci planda kaldı. Turizm daha çok ekonomiye yönelik olduğu için turizm daha ön plana çıktı. Oysa kültür insanı, toplumu, ulusu kurtarmaya, geliştirmeye yönelik iken turizm daha çok tanıtma yolu ile para kazanmak ekonomiye katkı sağlamaktır. Elbette ekonomi de önemlidir… Ama insanı kurtarmak, insanı onuruna yakışır düzeyde tutmak ve daha yükseğe çıkarmak daha önemlidir. İşte kültür buna yöneliktir.

Kültür Şurasının toplanacağını öğrenince çok sevindim. Çünkü ikinci kültür şurasının toplanmasından sonra çok zaman geçti. Oysa otuz yılı aşan bu süre içinde birçok kültürel değişim oldu. Kültür bir topluma, bir ulusa kişilik kazandıran büyük bir birikim olduğuna göre bunu ihmal etmek toplumda büyük sorunların oluşmasına neden olur. O nedenle şuranın toplanmasını çok önemli kabul ettim. Ancak bir kaygım vardı. Bu referandum sürecinde şuranın toplanması beni kaygılandırıyordu. Şura bilimsel bir toplantı. Bilimsel bir Çalıştay. Oysa böyle toplantıları politikacılar Allah’tan arar. Hemen konarlar. Buradan seslerini duyurmak isterler. Nasılsa bu tür toplantılara toplum ilgi duyar. Bu ilginin arasına kendi görüntülerini sıkıştırırlar. Böylece bilimsel bir çalışma günlük politikanın gölgesinde kirlenir.

Bu kuşku ve tasada haklı çıktım. Buna çok üzüldüm. Ben bu danışma kurulundan çok yararlı sonuçlar bekliyordum. Sonuç raporunda yapılan çalışmanın özü anlaşıldı. Daha çok çarpık kentleşmeden söz edildi. Suçlamalar yapıldı. Eleştiriler yapıldı. Yine siyasi hava ağırlık taşıdı. Oysa 15 yıldan bu yana kesin egemen olan bir siyasal iktidar var. Kim kimi suçluyor? Son onbeş yılda yapılan yanlışlar buna karşı yapılan iyileştirmeler, sayılıp dökülmeli ve alınabilecek önlemler gündeme gelmeliydi. Böyle mi oldu? Şura çalışmalarının  raporları yayınlanırsa daha ayrıntılı bilgi edinmiş oluruz. Uzun bir süre bu bakanlıkta değişik illerde çalışmış bir kişi olarak bu bakanlıktan çok şeyler bekliyorum.

KÜLTÜRÜN TANIMINDA BİLE BİRLEŞEMİYORUZ

“Kültür” sözcüğü dilimize Fransızcadan geçti. Yabancı bir sözcük ancak dilimize iyice yerleşmiş. Türkçe karşılık olarak ”Ekinç” sözcüğü önerilmiş. Anlamı karşılıyor, güzel bir sözcük de çok yaygın kullanılmıyor. Çok geniş bir anlamı var. Felsefeden sosyolojiye kullanılan anlamı çok iyi anlaşılamamış. Ya da çekilmiş sağa sola. Oysa çok açık ve özlü biçimde insanlığın aklı ile bilgisini de ekleyerek oluşan bir değer birikimidir. En önemli aracı dil de düşüncenin aracıdır. Düşünen insan aklı ile bilgi edinir. Bu bilgiler ile düşünce oluşur yaşam değişir. Elbette dil ile oluşan düşünce ulusal kültürü oluşturur. Türk Kültürü, Alman Kültürü gibi… Ancak ulusal kültürler uluslararası iletişimle uygarlığın gelişimini sağlar. Kültürler elbette özgün gelişir ancak birbirinden etkilenir. Kılık kıyafet bir kültür ürünüdür. Ancak bakın uygar toplumların kılık kıyafetleri birbirine çok benziyor. Ortak zevk ve estetik birleşiyor.

***

Özellikle politikacılar işin içine girince özgünlük aranırken yozlaşma ortaya çıkıyor. Çünkü politikacı bilimin ışığında değil demagoji karanlığında yorum yapar. Toplumu toplum yapan insan onurunu araştıran kültürü, bilim ışığında ele alalım. Dilimimizi, dilimizle oluşan değerleri, düşünceyi var olmayı araştıralım. Bakın şurada bir politik yoruma... “Kültür deyince sokakta gördüğünüz insanda kılık kıyafet örtüsü şapkası her şeyi ile farklı olmaktır” demiş bir politik yorumcu. Bu mu kültür? Elbette kılık kıyafeti de, konuşmayı da, davranışı da kültür etkiliyor da asıl kültür ne? Devlet adamlığı zor iş. Zor doğar ve zor yetişir. Politikacı olur. Seçilir, gelir koltuğuna oturur. Seçmenini memnun etmişse ya da partisinin başını memnun etmişse yine seçilir. Devlet adamı bu değil, Devlet adamında yaradılıştan farklı özellikler olur. O bu özellikleri bir cevher olarak işler ve büyük bir değer olur. Tarihe iz bırakan devlet adamlarına bakın, özelliklerini görün. Ondan sonra günümüzde arayın benzerlerini. Açın bakın sözlüklere… OKYANUS... En büyük Türkçe sözlükte tam iki sayfa ayrılmış bu sözcüğe. Şuraya katılanlar hangi tanıma göre tanımış kültürü.

OKUMAK, OKUDUĞUNU ANLAMAK VE DOĞRU ANLATMAK

Kültürün bir tanımıdır bu... Devletimizin kurucusu başöğretmenimiz Atatürk kültüre büyük önem vermişlerdi. “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür” özdeyişi bu gerçeği vurgular. O kültürün anlamını ve önemini çok iyi bildiği için insanlığın kültür birikiminden yararlanmak ister, sürekli okurdu. Gidin bakın Anıtkabir’deki kütüphanesine. O kitaplar süs için saklanmıyordu. Cephede savaşırken bile okuyordu. Okuduğu kitaplara bakın, altı çizilmiş cümleler, paragraflar, özel notlar. O her konuda bilgi sahibiydi. Bir konuda söz söylerken mutlaka o konuda yeterli bilgi sahibi olurdu. Askerdi, usta bir asker üstün yetenekli bir komutan. Devlet kurucusuydu. Öğretmendi, her dersi bilen her konuda öğretmen. Geometri kitabı yazan bir devlet adamı bilir misiniz..? Resimden müziğe, sanat tarihinden matematiğe her konuda görüşü ve düşüncesi olan bir devlet adamı. Şimdikilere bir bakın. Bir sorun kaçı gazete okur, ayda yılda kaç kitap okumuştur. Kitaplığı olan devlet adamları... Çok zor büyük adam olmak. Büyük adamdan büyük devlet adamı olur.

KÜLTÜR ŞURASI AMACINA ULAŞMIŞ MI?

Bilmem soruyorum... Kütüphanelere yeni bir işlev kazandırıp okuyucu sayısını artırmak. Müzeleri derslik durumuna getirmek. Kitap fuarlarındaki binleri korumak. Müzikte, tiyatroda, sinemada, mimarlıkta yeni çığırlar açmak. Türk Kültürünü dünya kültürü ile birleştirip Türk Ulusunu dünya uluslar topluluğunun en onurlu üyesi durumuna getirmek. Kültür Şuralarını uluslararası boyutlara taşıyıp yeni bir çığır açmak. Yoksa politikacılara konuşmak için fırsat yaratma yeri değil buralar. Dilerim bundan sonra bakanlık, üniversitelerin ilgili birimleri ile daha verimli şuralar toplayıp daha yaralı sonuçlara ulaşsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.