25.11.2021, 13:47

Kutsal meslek

Yirminci yüzyıla gelindiğinde bugün, gelişmiş olarak tanımlanan batı ülkeleri,sanayii devrimini yapmış,bilim ve teknoloji alanında ilerlemiş,keşiflerle neredeyse dünyanın her yerineulaşmış,fizik ve kimyanın sırları çözülerek günlük yaşamda kullanılır hale gelmişti.Bu sayede de aynı gelişmeyi göstermeyen toplumlardan çok ileri seviyelere ulaşmışlardı. 

Osmanlı eğitim sistemi ise hukuk sistemi gibi çok başlılık içindeydi.Geleneksel dini eğitim veren medreseler ve Avrupa etkisiyle kurulan ve modern anlamda eğitim veren okullar, tamamen zıt felsefelerle,birbirinden çok farklı dünya görüşleri olan insanlar yetiştiriyordu.Devşirme sistemiyle saray alınan çocuklar Enderun denilen saraya bağlı okullarda eğitiliyor,diğer bütün çocuklar ise dinsel ağırlıklı eğitim veren medreselere gönderiliyordu. Bütün bunlarla beraber yenilik hareketlerini reddeden kaderci zihniyetin hakim olduğu eğitim sistemi nedeni ile medeni yönden gelişme sağlanamıyordu.

Mustfa Kemal her fırsatta eğitimin önemini vurgulamaktan kaçınmıyordu.Yine 1924'te Samsun'da "Dünyada her şey için,medeniyet için,hayat için,başarı için en hakiki mürşit (yol gösterici) ilimdir,fendir.İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir,cehalettir,dehalettir" diyerek eğitimin temelinin yalnızca bilim olacağını adeta haykırıyordu. 

Yokluklarla oluşturulan Türkiye Cumhuriyeti'ni yenileme çabasında olan şu andaki otoritenin milli eğitimle ilgili icraatlarına bakarsak Atatürk'ün "hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözüne pek itibar etmedikleri görülmektedir. 

Bu dönemde İmam-Hatip müfredatı yaygınlaştırılarak her konuda olduğu gibi ayrıştırmaya yönelik uygulamalar yapıldığı gerçeği ortadadır.Yakın gelecekte kız ve erkek öğrencilerin ayrı okullarda okumaları uygulamasının imam hatiplerde başladığı gbi diğer okullarda da başlamasına şaşırmamalıdır. Sürekli yapılan değişikliklerle sınav odaklı sınav odaklı eğitim sisteminin yap-boz haline getirilmesi ve her sınavda şaibe çıkması,bilim düşünmesi gereken öğrencileri ne yapacağını bilmez hale getirmiştir.Her şeyi satan ve her olaya tüccar zihniyetiyle bakan otorite,millilikten çıkmış adeta yalnızca kar güden bir şirket haline dönüşmüştür.Eğitim müfredatı;gerici ve cinsiyet ayırıcı öğelerle birlikte yenilenmiştir.Her araç eğitimin dinselleştirilmesi doğrultusunda kullanılmaya başlanmıştır. 

Nitelikten ziyade niceliğe önem veren, bilimsellikten uzak ama sayıca fazla öğrenci‐ nin varlığı ile eğitimde gelişme nasıl olur ki? ‘’Toplumun düş‐ manı cehalet, cehaletin düş‐ manı öğretmendir ‘’ demiş Atatürk. Şimdiki düzen ise ce‐ haletin üzerine kurulmaya çalı‐ şılıyor. Keza; ‘’Eğitimdir ki; bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir cemiyet halinde ya‐ şatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder’’ sözüyle Atatürk eğitimin önemini en çarpıcı şekilde tarif etmiştir. 24 Kasımlarda Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Eli öpülesi fedakâr öğretmenlerimiz, Öğ‐ retmenler Günü’nüz kutlu ol‐ sun, sizlerle medeni dünyada var olacağız. Fedakârca çalışan emekçi öğretmenlerimiz hep daha fazla faydalı olmanın ça‐ bası içine girerken çocuklarını da öğrencilerinden ayırt et‐ mez, onun için mesleği kutsal‐ dır. Bu yüzden, herkesin haya‐ tında öğretmenlerine karşı bit‐ meyen bir sevgi ve saygı vardır. Etrafınızdaki öğretmenlere (emekliler dâhil) bir bakınız; çoğu, gururludur, kendinden emindir, bilgilidir, toplum ön‐ deridir, saygındırlar, dürüsttürler, fedakârdırlar, sevecendirler, saygılıdırlar, mütevazı ve şıktır‐ lar, sevilen aranan insanlardır. Ali Rıza Binboğa’nın ‘’bir harf için kırk yıl köle olunuyorsa 29 kere kırk yıl kölesiyim öğretme‐ nim’’ şarkısı ortak duygularımı‐ zı ne güzel ifade ediyor. Tüm öğretmenlerin günü kutlu ol‐ sun. Trabzon’dayken Dumlupı‐ nar İlkokulu’ndan öğretmenin Şengül Öksüz öğretmenimle buluşmuştuk, o kadar mutlu oldum ki tarif edemem, şahsın‐ da tüm öğretmenlerimizin elle‐ rinden saygıyla öpüyorum.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 05:51
Güneş 07:22
Öğle 12:16
İkindi 14:39
Akşam 17:00
Yatsı 18:26
12
açık