20.01.2022, 09:59

Kuyumcu terazisi

Kuyumcu terazisi; çok küçük ölçüm birimlerinden tartım gerçekleştirebilen ağırlıklı olarak kuyumcularda ve laboratuvarlarda kullanılan tartım cihazlarıdır. Yani tarttığı değeri çok hassas değerlendirir.

Ahlakı; aklen veya vicdanen yapılması istenen ve toplumdan beklenen güzel davranış biçimleri olarak tanımlarken, sosyal ahlakı da insanların toplum içerisindeki davranışları ve birbirleriyle olan ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar olarak kabul edebiliriz.

Maalesef ahlaki çöküntünün derinleştiği bir dönemden geçiyoruz. Toplumun ahlaki değerleri zamana, mekâna ve insanlara göre değişse de esasen değişmeyen değerler vardır. Ahlak, dini inançla açıklanan bir kavram değildir. Dinler ahlakın bütünüyle yozlaştığı topluluklara indirilirken, güzel ahlaka davet edilmişlerdir.

Yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, paylaşmak, insan, hayvan, doğa sevmek, kibirli olmamak, nefret etmemek gibi davranış biçimleri dinin öğretisi ve ahlakın da ilgi alanındadır.

Bu davranış biçimlerini, çocukluktan itibaren, dinsel korkudan ziyade vicdani bir sorumluluk duygusuyla kazandırmak gereklidir. Ailede temeli atılan ahlaki davranış öğretisi okulda devam edip sağlam binalar inşa edilmelidir.

Toplumu yalnızca kalabalıktan oluşan insan yığını olarak tanımlamak son derece tehlikelidir. Çünkü toplum ortak değerleri olan ve bu değerlerin artmasıyla daha sağlıklı olan manevi bir oluşumdur. Ahlak siyasi bir malzeme ve söylem de olmamalıdır. Filanca partililer daha ahlaklı diye bir sonuç dünyanın hiçbir yerinden çıkmaz.

Esasen siyasi partiler, sivil toplum örgütleri modern ve ahlaklı bir toplumun oluşturulması yönünde katkı koymak için var olmaları gerekirken, siyasilerin ihtiras ve kişisel çıkarları bu görevlerin yerine getirilmesini engellemektedir.

Siyasi parti ve sivil toplum örgüt yöneticilerinin kişisel çıkarları uğruna toplumsal menfaatleri hiçe sayması toplumun umutsuzluk damarlarının kabarmasına ve dolayısıyla mutsuzluğun da artmasına neden olurken hoşgörüsüzlüğü ve sevgisizliği güçlendirmektedir.

Maddiyatçılaşan insan ve toplum yapısından, artan cinsel taciz, çocuk istismarı, kadına şiddet, doktorlara darp vb. olayların çıkması da kaçınılmaz olmuştur. Toplumun iyice bireyselleşmesi, bencilleşmesi, yalnızlaşması, duyarsızlaşması, lafta demokrat icrada faşistlerin artması ve bananecilik ateşi maddeciliği körüklemiştir.

Çözüm; hümanizmdedir, yani insanları; renklerini, ırklarını, dinlerini mevkilerini gözetmeksizin sevmeyi öğrenmeli ve insanların yararını herkes özellikle de yöneticiler ilke edinmelidir.

Bunun için, her şeyi bildiğini iddia etmeyip, bilenlerle çalışan, takım ruhunu benimseyen ve en önemlisi kendisini bu göreve vakfederek şahsi çıkar gütmeden ve zenginleşmeden çalışan, başarısını yönettiği kitlenin refah, huzur ve mutluluğunda bulan yöneticileri bulmak ve göreve getirmek aslında sorunun çözümünde ön almaktır.

Yani, sorumluluk taşıyan, bilinçli yurttaşın en önemli kozu, namusu olan seçme hakkını kullanırken adeta kuyumcu terazisinde tartar gibi dikkatli ve hassas olmasıdır.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Yorumlar (2)
Vursay Aldıkaçtı 4 ay önce
Toplumun menfaatlerini,kişisel menfaatlerinin üstünde tutabilen insanlar gereli bize.En büyük zenginlik sağlık ve sevgidir.Kin ve nefreti içinde barındıran bir insandan topluma yarar gelmez.
İbrahim Taşar 4 ay önce
Harika ve de değerli bir tesbit
Kalemine yüreğine sağlık Komutanım