Kuzey Ekspres karada, denizde ve dünyanın her yerinde!

Bu başlığı okuyan, gazetemizin reklamını, tanıtımını yaptığımızı sanmasın. Kuzey Ekspres Gazetesi, günlük olarak ABD’de de Arjantin’de de, Almanya’da da Çin’de ve Rusya’da da okunuyor. Geçenlerde Antalya’dan Kerim Kalafatoğlu aradı. ARES Tersanesinde ürettiği bir savaş gemisi ile Akdeniz’e açılmış. O esnada, ‘Trabzon’da bugün ne oldu, Trabzonspor ile ilgili ne yazıldı’ demiş ve cep telefonundan Kuzey Ekspres e-gazeteye girmiş. Gazeteye 1. sayfasından son sayfasına kadar göz gezdirmiş, birkaç haber ve yazıyı okumuş. Kerim Kalafatoğlu, gazeteyi hatim ettikten sonra arayarak, “Hasan Abi sizi tebrik ediyorum. Bu ne kolaylık’ dedi. Birkaç gün önce ABD’nin Teksas eyaletinde bir Kimya şirketinin üst düzey yöneticisi olan Bedri Erdem de WhatsApp’tan mesaj attı ve ‘İyi ki Kuzey Ekspres var. ABD’de Trabzon’un bir yerel gazetesini, Kuzey Ekspres’i takip ediyorum’ dedi ve teşekkür etti. Trabzon spor camiasının yakından tanıdığı isimlerden biri olan Aris Altay’da Almanya’nın Hamburg kentinden aramış ve e-gazeteyi takip ettiğini söylemişti. Uçaklarda internet kullanımı olması halinde Kuzey Ekspres’i havada da okuma şansı var. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülke genelinden arayanların sayısı hayli fazla. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, İstanbul’dan ilk abone olan isimlerden biri. Ağaoğlu’nun yanı sıra işadamı Safa Bayar Yavuz, işadamı Coşkun Demirsoy, Ahmet Günaydın, Engin Kalafatoğlu, ilk abone olan isimlerin başında yer alıyor. 

Kuzey Ekspres Gazetesini ve kuzeyekspres.com.tr’yi masaüstü bilgisayarların haricinde, cep telefonlarına indirilen uygulamalardan da takip edebilirsiniz. 

Günlük Kuzey Ekspres’i takip eden okurlarımız aynı zamanda gazetenin 1 Haziran 2009 tarihine kadar olan arşivini de görebilirler. Gazetenin önceki arşivleri ve eksikler de önümüzdeki günlerde tamamlanacak.

Trabzon’un ve bölgenin tarafsız sesi olan Kuzey Ekspres, Facebook ve Instagram üzerinden görüntülü olarak yakında canlı yayına da başlayacak.

Bu satırların yazarının kaleminden Trabzon ve bölge tarihi, yakın geçmişi ile ilgili yazılar peyderpey devam edecektir. Ayrıca, önümüzdeki günlerde ülke genelinde ses getirecek, Nazım Hikmet’in Trabzon günlerini ve Trabzon Limanından ayrıldıktan sonra Sürmene açıklarında denize atılan Mustafa Suphi ve arkadaşlarını, denize kimin attığını yine Kuzey Ekspres’te okuyacaksınız.

Kuzey Ekspres’i okuyan, takip eden ve destek verenlere teşekkür ediyoruz…       Hasan Kurt

***********************************************************************

Kendimi denetledim, buna yeni literatürde otokritik(özeleştiri) deniyor. 63 yıllık yaşamımda düşünce maceramı gözümün önünden bir film şeridi gibi geçirdim. Eksiğiyle, hatasıyla, doğrusu, eğrisiyle şunu gördüm; "inandığım fikirlerin mutlak doğruluğuna inanç" en büyük yanlışımdı.

Lise ve üniversite yıllarımda bir kitap okuyor veya bir konferans dinliyor ve benim fikrimde olan o yazar veya konuşmacının fikirlerini bir hakikat gibi beynime nakşediyordum. Bu Necip Fazıl veya Kadir Mısıroğlu ya da sağ siyasi kampın herhangi bir ideologu olsun fark etmiyordu. Çünkü ben bir ülkücü idim. Söylenenleri veya yazılanları günlük hayatın akışı içinde değil kafamın içinde oluşturulan ya da kendi kendime oluşturduğum ideolojik dünyanın kuralları ile değerlendiriyordum. Sol fikir baştan kara kötü idi. Fikir hamurkarlarım böyle emrediyordu çünkü.

Yaşadıkça bilgi birikimim, gözlemlerim ve gerçek yaşama dair izlenimlerim arttı. Yavaş yavaş "acaba"lar başladı. Sonra karşıt fikirlerden düşünür, yazar, şair veya sanatçıları incelemeye başladım. Gördüm ki onların tespitleri içinde memleket hayrına, insan için çok güzel tespitler, yarına dair farklı umutlar var.

Şöyle bir okuma tarzı geliştirdim. Hiçbir yazar, düşünür, ideolog mutlak hakikati temsil edemez, hepsini okumalıyım. Onlar karanlık bir oda içinde elleri ile fil tarifi yapan körlerdir. Kulağını tutan ayrı, bacağını tutan ayrı, hortumunu tutan ayrı fil tanımı yapar. Bana düşen bütün tanımları mukayeseli olarak değerlendirmek ve kendi fil tanımımı oluşturmaktı. Okudukça, okuduklarımın bana yetmediğini, okunacak çok şey olduğunu gördüm. Arkasından şunu anladım; fili onların tanımından yola çıkarak değil görerek, hem de her açıdan görerek ve aydınlık bir ortamda kendim tanımlamalıydım. Bunu yapmama rağmen fili yine de tüm hakikati ile öğrenemezdim. Anatomisini dış yüzünü ancak gerçeğe, hakikate en yakın biçimde tespit edebilirdim, o da belki.

Kısaca dostlar geldiğim bu noktada şunu kavradım; "Hanım sen de haklısın" diyen Hoca Nasreddin çok haklıymış.

Sonsöz; "hakikat diye sarıldığın şey mutlak değildir, şüphe et, çünkü şüphe hakikate giden yoldur". (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Uğur Aydın kira ödüyor mu?

İstanbul’un Adalar ilçesinde yolcu ve yük taşımacılığı bir süre öncesine kadar atlarla yapılırdı ve bu olay eleştirilirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalar’daki at sahiplerinin hepsine atların ve arabaların bedelini ödeyerek at işini Adalar’dan kaldırmış ve yerine de 4 ve 14 kişilik 60 elektrikli araba alınmıştı. Ancak, Adalar Kaymakamı, Karayolları trafik kanununa uyulmadığı gerekçesiyle elektrikli araçların kullanımına izin vermemişti. Ancak İstanbul Belediyesi, Adalar’daki yolların karayolları ağında olmaması ve başka gerekçelerden ötürü itiraz etmişti.

Trabzon’un dört bir köşesinde olup bitenlerden haberi olan Hakkı Emiroğlu aradı. “AKP İl Başkan Yardımcısı Uğur Aydın, elektrikli araçları golf aracına benzetmiş ve İmamoğlu’nu eleştirmiş. Uğur Aydın, Fiskobirlik’in Değirmendere’deki yerinde gıda ürünleri satışı yapıyor. En iyi müşterisi de belediyeler. Uğur Aydın Bey, Fiskobirlik’e ne kadar kira ödüyor. Yalnız o değil orada iki AKP’linin daha yeri var. Onlar da kira ödüyorlar mı? Uğur Aydın, elektrikli araçları golf aracına benzettiğine göre Köprübaşı’nda golf aracına binmiştir herhalde” dedi.

Uğur Aydın kira ödüyor mu, ödemiyor mu? İddia edildiği gibi belediyelere toptan gıda malzemelerini o mu satıyor? Bilmiyoruz. Mutlaka kira ödüyordur.  Bu devirde kim kime kirasız dükkan, işyeri verir. Uygun bedelle mal sattıktan sonra her yere satar. Belge ve bilgi sahibi olmadığımız olaylarla ilgili yorum yapmak, birilerini eleştirmek çok da doğru değil. O nedenle bu konuda yorum yapma şansımız yok! Uğur Bey, isterse Hakkı’nın iddialarına cevap verir ve biz de bu köşede yayınlarız.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.