Kuzey Ekspres’in Ertelenen gecesi!

  Kuzey Ekspres, kurulduğundan bu gün her yıl kuruluş gecesi düzenler. Türkiye’nin önde gelen sanatçılarının sahne aldığı gecede bir yandan gazetenin kuruluş yıldönümü kutlanır diğer yandan davetliler hoşça vakit geçirirlerdi.
Kuzey Ekspres; 2109 yılı kuruluş etkinliğini Aralık ayında yapacaktı. Gazetenin idarehanesinde elektrik kontağından çıkan yangın nedeniyle gece iptal edilmişti. 17951436_1503450329725816_1476047361610261431_n-002.jpgGazetemiz sahibi ve yazarımız Hasan Kurt, yangında ki zararı gidermek ve gazeteye nefes aldırmak için görkemli bir gece yapmak için kolları sıvamıştı.  Türkiye sevdalısı Trabzon’un evladı Sanatçı Volkan Konak’ın sahne alacağı etkinlik 10 Nisan (dün gece) akşamı Boztepe’de ki Radisson Otel de yapılacaktı. Her şey planlanmıştı. İstanbul’da gecenin davetiyeleri bile bastırılmıştı.
  Mart ayının ilk haftası davetiyelerin dağıtımının planlaması ve sponsorlörle görüşmeye başlandığında coronavirüs patlak verdi… Başlangıçta kısa sürer geçer dedik. Ancak her geçen artarak devam etti ve sonunda gecemizi erteleme kararı aldık.
  Coronavirüs tehlikesi bertaraf edildiğinde, sağ kalır yaşarsak ve de ALLAH kısmet ederse Kuzey Ekspres’in kuruluş gecesini daha da görkemli bir şekilde yapacağız.
 
 

Gazeteciliği bırakma!
   Trabzon’da hemen her kesim tarafından sevilen isimlerden biri olan gazetemiz yazarı Hamit Kamil Ataman, Ali Savaş’a seslenerek, ‘Ali Savaş Gazeteciliği bırakma’ dedi.
Ali Savaş, 30 küsur yıldır her ne kadar Köy Hizmetleri İdaresinden maaş alsa ve o kurumdan emekli olsa da ve son dönemlerde rotayı şaşırsa ve iktidarın trolü olsa da Trabzon’un en iyi gazetecilerinden biridir.  Kamil Ataman da, Ali Savaş’ın iyi bir gazeteci olduğunu belirtiyor ve son dönemlerdeki dönüşünü eleştiriyor.  Ali Savaş, işini bilir. Yarın iktidar değişse Kamil’in partisi iktidara gelse Ali kardeşimiz orada da kendine yer bulur. Eski defterleri açar.
Ataman’ın Savaş’a yönelik eleştirileri şöyle;
‘Yazmayayım diyorum ama olmuyor...
Kırmak istemiyorum ama bazı paylaşımları gazetecilik krıterlerini zedeliyor, itibar zedeliyor!
Özellikle sosyal medyada devamlı; şuraya şu kadar işçi alınacak, şuraya şu kadar memur atanacak, şu bakanlıkta kadro açılacak paylaşımları tepki çekiyor.
Ali Savaş hakikatten bu işi maalesef yapıyor! AKP ile olan yakınlığını da gizlemiyor. Her gazetecinin mutlak bir siyasi görüşü vardır. Bu da çok doğaldır. Ama yanlış gördüğü zaman da gereken eleştirileri en yüksek tondan seslendirmelidir. Yani objektif olmalıdır.
   Ali Savaş, eskilerde muhalif özelliği olan taraf olmayan bir gazeteciydi. Gel gör ki son seçimden sonra adeta AKP'nin basın yayın organı oldu! AKP'nin hiçbir yanlışını sert bir dille eleştirmiyor, hafiften dokunarak salvolar yapıyor.
Ali Savaş eskinin iyi solcusu, bu günün muhafazakar-dindar milliyetçisi!
Artık kendisi bile kendisine şaşırıyordur; "Ben nasıl bu hale geldim?" diye!
Sayın Ali Savaş, AKP sempatizanı olabilirsin ama trol olmamalısın!
Hayat çok uzun Ali Ağabey...Yarın nelerle karşılaşacağımız belli değil...
Gazetecinin yazdıkları arşivlerde yerini almakta...

Gün gelecek o günlerdeki yazdıkları gazetecinin yüzüne şamar olarak dönecektir!
Trollük hiçbir gazeteciye yakışmaz, hele senin gibisine hiç yakışmaz!’
                                      ************************* 

 
 Boğazlıyan Maymakamı Kemal Bey, sadece Türkün fedakarlığının sembolü değil, aynı zamanda elinin kolunun bağlandığında Türkün başına geçen emperyalizmin o dönem ki uşaklarının emperyalizme kurban ettiği sembol bir isimdir.
İdamının 101’inci yılında saygıyla anıyoruz. 10 Nisan 1919! (Metin Yılmaz)
                                    ************************* 

Doktorunuz diyor ki;

   Tifo; "Salmonella typhi" adı verilen mikrobun sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Lağım veya kanalizasyon sızıntılarının içme suyuna karıştığı yerlerde tifo salgınları görülür. Salgınlarda en çok çocuklar etkilenir. Tifo mikrobu vücuda girdikten kısa bir süre sonra bağırsaklardan başlayarak diğer organlara yayılır. Yüksek ateş, halsizlik gibi belirtilerle başlayan hastalık tedavi edilmediği zaman bağırsaklarda kanama, delinme gibi çok ciddi sorunlara sebep olur. Ülkemizde yıllarca ölümlere sebep olan tifo; aşılama (okullarda kolu kızartıp şişiren aşı), temizlik ve çevre koşullarının iyileştirilmesiyle azaldı. Günümüzde hastalık antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. (Dr. Kemal Küçükali)
                                   *********************************
   İnsan topluluklarının hayvan sürülerinden en belirgin farklarından biri hatta bence en önemlisi; zayıf, güçsüz, düşkün, hasta bireylerin topluluk tarafından korunmaya alınmasıdır. Bu korumada iş gören; adalet, emniyet, eğitim, sağlık, sosyal yardım örgütlenmeleri ve bu örgütlenmeler için gereken kaynağı toplayan maliye birimlerinden oluşan tüzel kişiliğe devlet denir. Devlet, insanın hayvan sürülerinden farklı olarak milyonlarca bireyinin bir arada huzur içinde yaşamasını sağlar.
  Devletin bu yapılanma özelliği onun kar etmeye çalışan bir kurum olmamasını, adil açık, denetlenebilir ve şeffaf olmasını gerektirir. Kar amaçlı müteşebbisler devlet kontrolü altında temel ilkeleri çiğnemeden üretim yapar..
Devlet yoksa huzur yoktur.
  Öte yandan birey zihninde devletin var olmasının temel göstergesi, devletin koyduğu kurallara zorlama olmadan her koşulda uyulmasıdır. Bireyin kafasında devlete güven kaybolursa devlette yok olur.
Devlet adaletle hükmetmezse vatandaşında kendini koruyan o güce karşı şüpheler oluşur. Devlet halkından bir şeyler saklarsa bu şüpheler daha da artar. Birey, devletin adil, açık, denetlenebilir, şeffaf olmadığını görmeye başladığı anda toplumu yöneten yasalar etkisini kaybeder. Bu noktada yönetim önündeki iki yoldan birini seçer. Bilgi saklamaya devam eder, kendi adaletsizliğini zorla dayatmaya başlar, Ceberrutlaşır, despotlaştıkça vatandaş vicdanında devleti bitirdiğini göremez, aksine kuvvetlendiğini zanneder. Ya da yönetenler haklısınız biz hata yaptık der, çekilir, başkalarına doğru yapma şansını verir. Kendi iktidarından vaz geçenler bu şekilde devletlerine güç katar. Birey yanlış yapanı değiştirme gücünü hissettikçe devletine sahip çıkar. devlet güçlenir.
Birincisine diktatörlük, ikincisine demokrasi deriz.
Diktatörlük insanı sürüleştirir, demokrasi insanı insanlaştırır.
Son söz; "Diktatörlüğün arkası kan ve göz yaşı, demokratik değişimin takipçisi daha iyi dünyadır". (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Önceki ve Sonraki Yazılar