M.Akif Özak, mısır sattığı yönünde kendisine getirilen eleştirilere cevap verdi

M.Akif Özak, mısır sattığı yönünde kendisine getirilen eleştirilere cevap verdi

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’ın oğlu M.Akif Özak, mısır sattığı yönünde kendisine getirilen eleştirilere cevap verdi.

Önceki gün bir İstanbul Gazetesi’nde Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’ın oğlu Mehmet Akif Özak’ın mısır işine girdiği ve İstanbul Atatürk Havalimanı iç hatlarda mısır satış büfesi açtığı haberi yer almıştı. Haberde Mehmet Akif’in Trabzon’da da bir şirketi olduğu da belirtilmişti.

Dün, Mehmet Akif Özak ile konuştuk ve iddiaları sorduk.

‘Abi, devletle iş mi yapıyorum. Yolsuzluk mu yaptım. Allah aşkına ne yaptım. Haberi öyle veriyorlar ki, insanların kafasında istifam yaratıyorlar. Bir arkadaşımla 5 bin YTL sermayeli bir şirket kurduk. Distribütörden bayilik aldık. Bir işe giriştik. Hapsi bu’

-‘Sayın Özak, haberde Trabzon’da Politek adlı bir şirketin sahibi olduğunuz yazılı. Gerçekten böyle bir şirketiniz var mı?’

‘Ben Politek Şirketinin Genel Müdürüyüm. Şirket, İskender Önal, Hasan Sağlam, Mecit Sarı, Sedat Akgün ve Recep Denizer’in. 5 ortaklı bir şirket’

-‘Bu Mısır işine nasıl girdin?’

‘Fatih Üniversitesi’nden Cem Tokgöz adlı bir okul arkadaşım var. İstanbul’da Cafe işletiyor.

Birkaç ay önce, ‘Akif, bardakta mısır işi yapalım’ diye teklif getirdi. Ben de, ‘olur’ dedim. Ağustos ayında, 5 bin YTL sermayeli bir şirket kurduk. Bayilik aldık. 3 ay önce TAV’a müracaat ettik. Havalimanlarında yer istedik. İstanbul Yeşilköy Havalimanı gidiş katında aylık kirası 2200 dolar olan bir büfelik yer verdiler. Diğer havalimanları için de müracaatımız var’

-‘Abiniz TAV’da çalışıyor, yer konusunda katkısı oldu mu?’

‘Ağabeyim Ali Haydar, TAV’da üst düzey yönetici. TAV’ın CEO’su Sani Şener. TAV’da Trabzonlu çok sayıda çalışan var. Ağabeyim, babam bakan olmadan önce TAV’a girdi. Havalimanı’nda ağabeyimin, babamın veya Sani beyin torpili ile yer almadık. Herkes gibi biz de yer talebinde bulunduk. Belirlenen kirayı ödemeyi kabul ettik. Hakkımızda inceleme yaptılar ve kabul edildik’

-‘Cumhurbaşkanı’nın, Maliye Bakanı’nın oğlu mısır işine girdi, ardından sizin isminiz gündeme geldi’

‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın oğlu da mısır işi yapıyor. Malezya’dan Mısır ithal ediyor. Bu saydığınız isimler devletten ihale mi alıyor? Serbest piyasada iş yapıyorlar. Babalarının nüfusunu mu kullanıyorlar. Ne yapalım, babamızın işi nedeniyle bir kenarda mı oturalım!’

-‘Haşlanmış mısır işi karlı bir iş mi?’

‘Bu işe büyük sermaye yatırmadık. Sonuçta, Distribütörden haşlanmış mısır alıp, bardağını 3 YTL’den satıyoruz. Karlı mı zararlı mı bilmiyorum. Şirketi zarar etmek için kurmadık. İnşallah kazanırız’

Akif Özak’ın açıklamaları bu şekilde.

Mısır’ı eskiden köylüler, başka bir ifade ile köyde yaşayanlar yerdi. Özellikle de Karadeniz bölgesinde.

Bunun birkaç nedeni vardı. Birincisi Buğday’ın bölgede pek yetişmemesi, ikincisi mideyi tok tutması!

Mısır, son yıllarda kentlilerin de yiyeceği oldu!

Eskiden köylerde çocuklara, mısır lapası, mısır çorbası, yoğurtlu mısır çorbası verilirdi, şimdi ise kentlerde sütlü mısır gevreği veriliyor.

Suda pişmiş mısırı tuzlayarak değil de tane tane bardak yeme devrine geldik.

Mısır gerçekten önemli bir hububatmış!

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.