M. ALİ CLAY

Muhammed Ali Clay iyi bir boksördü ama iyi bir insan değildi. Müslümanlığı da kendi çapındaydı. Muhammed Ali'yi asıl kritik yapan şey Amerika'nın 1960'larda SSCB'ye karşı Müslüman ülkelerde oluşturmaya çalıştığı Yeşil Kuşak projesinin boks sporu üzerinden psikolojik mimarı olmasıydı. Yenik bir medeniyetin öksüzleri olarak Müslümanlar, Muhammed Ali'nin ringlerdeki ''Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım!'' spor felsefesine bayıldılar. Adına siyasal İslam denen garabet ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin eldivenlerinden neşet etmiştir. Onu Türk milletine anlatan spor spikeri Orhan Ayhan'ın da bu forsta payı büyüktür. MSP iktidar ortağı olduğu yıllarda Necmettin Erbakan onu hacdan gelmiş bir mübarek gibi Sultanahmet'te bağrına basmıştır. Tabi bütün bunlar naif Türkiye yıllarının naif Müslüman halleriydi. Muhammed Ali Clay bir siyah olmasına rağmen kendisi gibi siyah olan rakiplerine hiçbir zaman saygı duymadı. Onlarla medya önünde alay etti. Buna rağmen Amerikalılar ve dünyalılar onun kusursuza yakın boks tekniğine bayıldılar. Ama hiçbir Müslüman da ''Ne yapıyorsun be adam, Allah'ın yarattığı kulların suratına öyle yumruk atılır mı, günahtır, ayıptır!'' demedi. Bu açıdan Amerikalı zencilere ve Harlem'in kopuk kokaincilerine kötü örnek oldu. Mike Tyson onun izinden gitti ve ağır sıklette baş arılı (vızzz) oldu. Aslında bugün Türkiye'de var olan siyasal İslamcıların iktidarının siyaset anlayışını Muhammed Ali'nin boks stiline benzetebiliriz. Uzaktan vurup kaçıyorlar. Muhalefetle ya da halkla hiç muhatap olmuyorlar meselâ. Muhammed Ali Amerika'nın FBI ve CIA'nın kontrolünde bir kişilikti. Kendisine biçilen rolün dışına çıkması mümkün değildi. Onun bir lider olduğu, siyahilerin isyanını yansıttığı söylemleri doğru değildir. Yani o bir Malcom-X değildi. Tek aykırı hareketi olimpiyatlarda kazandığı altın madalyayı bir nehre atmış olmasıydı. Malcom-X ırkçılıktan Müslümanlığa tırmandı. Muhammed Ali ise CIA'nın kontrolünde parladı ve eceliyle öldü. Bizdeki siyasal İslamcılar dedeleri rahmetli olmuş gibi hemen cenazesine koştular ve ön saflara girip daha çok siyasî ecir alma derdine düştüler. Siyasal İslamcıların bu türden ecnebi dedelerinden epeyce var piyasada. Cat Stevens (Yusuf İslam), Kerim Abdul Cabbar. Keşke Tina Turner da nineleri olsaydı, olay daha eğlenceli olurdu.

Önceki ve Sonraki Yazılar