Maçka’da cevap bekleyen sorular!

Önceki gün Trabzon’un Maçka ilçesi Vazelon Manastırı yakınlarındaki bir köyde tüm Türkiye’yi yasa boğan bir olay oldu. Biri güvenlik görevlisi bir diğeri daha bıyıkları yeni terleyen genç bir yavrumuz hayatını kaybetti.

Köylülerin anlattıklarına bakılırsa olayda büyük bir ihmal var!

Valiliğin iki açıklaması da bu ihmali doğruluyor. Valilik ilk açıklamasında, ‘Maçka kırsalında yapılan istihbarat çalışmaları sonucu 09.08. 2017 tarihinde başlatılan operasyon sırasında 11.08.2017 tarihinde bölücü terör örgütleri mensuplarıyla sıcak temas sağlanmış olup, operasyonel faaliyetler devam etmektedir’ deniliyor. 

Bir sonraki açıklamada ise, ‘Evden erzak çalma olayı ve bunun terörist unsurlarınca yapılmış olabileceği ihtimaline binaen bahsi geçen ev civarında sürdürülen inceleme sırasında güvenlik kuvvetlerimize yardımcı olmakta iken terörist unsurlarınca yapılan hain saldırı sonucu yaralanan bir sivil vatandaşımız ile aynı saldırıda yaralanan bir güvenlik personelimiz KTÜ Farabi Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen şehadet mertebesine erişmişlerdir" ifadelerine yer veriliyor.

Ailenin ihbarını vs. bir kenara bırakalım, Valilikten yapılan açıklamalarda, olayın bir terör olay olduğuna vurgu yapılıyor ve emniyet güçlerinin bölgede birkaç gündür operasyonlar yaptığından bahsediliyor. Yani terör olayı önceden biliniyor! Açıklamalardan anladığımız bu!

Peki, eğer olay terör olayı ise ki öyle, o zaman olay mahalline bu şekilde mi gidilir?

Köyün camisinde Cuma namazı kılacaksın, çocuğu yanına alacaksın, ‘Oğlum hırsızlık yapılan evi göster’ diyeceksin. Eve yaklaşırken de pusuya düşürüleceksiniz!

Olacak iş değil!

Tedbir almadan, çevre güvenliği sağlamadan, olay mahalline neden iki askeri ve iki polisi gönderirsiniz?

İki asker ve iki polisi olay mahalline göndermeniz, yapılan açıklamaları tartışmalı hale getirmektedir.

Valilik şöyle diyebilirdi; ‘Basit bir hırsızlık ihbarı alındı. Olay mahallinde inceleme yapmak üzere 3-4 güvenlik görevlisi görevlendirildi. Olay mahalline giderken pusuya düşürüldü!’

iyi-ki-varsin-(1).jpg

Böyle bir açıklama yapmazsan ve olay bir terör olayıdır, dersen; Kamuoyu da o zaman, ‘Kardeşim bu bir terör olayı ise tedbir almadan 3-4 güvenlik görevlisini tabancalı, olay mahalline neden gönderdin’ diye sorar.

Bizde kamuoyu adına bu soruyu soruyoruz ve cevabını bekliyoruz.

***

Olayın vuku bulduğu yer Köprüyanı Mahallesi, Trabzon-Gümüşhane ana yolunun bitişiğinde!

Olay yeri, Trabzon- Gümüşhane yoluna, patika yoldan 5-10 dakika, bilemediniz 15 dakika… Anayola 3-4 km. uzaklıkta… Daha önce olan terör eylemleri de ana yola yakın bölgelerde olmuştu.

Olay, saat 15.00 sularında meydana gelmiş. Ve hemen duyulmuş!

Burada öncelikli olarak dağda, ormanda terörist aramaktansa bir kere anayolun vakit geçirmeden anında 100 km.lik kesimini kontrol altına alacaksınız. Sonra orman ve yaylaları! Çünkü ormanlık alana ve yaylaya ancak yürüyerek gidilebilir. Terörist kolay kolay kaçamaz!

Neyse bunlar teknik ve taktik olaylar. Güvenlik güçleri bu işi bizden daha bilirler!

Son olarak da şunu söyleyebiliriz; Trabzon ve çevresindeki terör olaylarının, bize göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik yapıldığı izlemini veriyor. İnşallah yanılırız… Terörün önlenmesinde yalnız kalmasına rağmen kim ne derse desin büyük bir başarı elde eden Süleyman Soylu, Trabzon ile vurulmak istenmektedir. Soylu ve ekibinin bu işlerin de üstesinden geleceğine inanıyoruz. 

****************

Atmaca’ya geçmiş olsun

İşadamı Mehmet Atmaca, birkaç gün önce görünmez bir kaza geçirmiş. Hakkı Emiroğlu’nun anlattıklarına bakılırsa, Mehmet Atmaca Beşirli Mahallesi’nde Orman Bölge Müdürlüğü’nün arkasında evinin önünde arabasını park etmiş. Otomobilden inmiş, araba kaymaya başlamış. Atmaca telaşla arabayı durdurmaya çalışmış, sonunda durdurmuş. Ancak, epey hasar görmüş. Atmaca’ya geçmiş olsun diyoruz.

atmaca.jpg

 

45 kişi ekmeğinden olacak!

 

Geçenlerde bazı medya kuruluşlarında adrese teslim bir haber çıkmıştı. Sahillerdeki kaçak işletmelerin yıkılacağı haberi! Burada amaç, sahillerde gecekondu tabir edilen barakaların yıkılması imiş! Trabzon sahillerinde gecekondu türü onca baraka var. Beşirli sahilindeki büfeler bile bu tanımlamaya giriyor. Sahillerdeki kaçak yapıların yıkılma olayının arkasında iddiaya göre iki restoranın rekabeti varmış. Yomra sahilinde eskiden balıkçı barınağı yönetiminin sohbet ettiği bir mekan vardı. Bu mekanı bir yıl kadar önce iki işletmeci, balıkçı kooperatiften kiralamış, işletmeye çekidüzen vermişler, otopark yapmışlar ve burayı Trabzon’un en güzel mekanlarından biri haline getirmişler. Bu işletmenin karşısında bir başka restoran var. İşte iddiaya göre, bu mekanı birileri ruhsatı yok diye şikayet etmiş. Olay doğru mu yanlış mı bilemiyoruz. Ancak o bölgedeki bir başka işletmenin bahçesindeki yapılar da kaçakmış! Sahilde yaklaşık 45 kişinin çalıştığı restoranı sıkıştıran idare, diğer restorana ise ses çıkarmıyormuş. Büyükşehir Belediyesinin olayı çözeceğini ve 45 kişinin ekmeksiz kalmasını engelleyeceğini düşünüyoruz.

***************

‘Araplar çöl sıcağından kaçıp fevç fevç Karadeniz’in yeşilini görmeye geliyorlar. Gelenlerin çoğu Suudların üçüncü sınıf vatandaşları. Sırf paranın tadından dolayı Türkler onlara senatör muamelesi yapıyor. Uğradıkları her tesiste Türk kızları onlara lokum tutuyor. Onlar da zaten en çok Türkün lokumunu seviyorlar. Sonra tek kullanımlık plastik bardaklarda kahve ve çay servisi yapılıyor. Kadınları siyah çarşaflar içinde peçeli belirsiz mahlukatlar. Erkekleri kılıksız ve selamete ermiş gibi oldukça rahat. Tenleri yanık, tipleri kayık! Her an bir Kafkas kartalı kapacak korkusuyla Arap bülbülü gibi kadınlarını kolluyorlar. Bu halleriyle bir parça uzaylılar; çok azı sempatiyi hak ediyor. (Metin Kondel)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar