MADE İN AHMET AĞA!

Bir zamanlar Süperlig’te şampiyonluğa oynayan Trabzonspor’un teknik direktörlerini eleştiriyorduk. Ünal Karaman oyun içinde taktiksel değişikliklerde yeterince kıvrak değil! Hüseyin Çimşir’in B ve C planı yok! Eddie Newton İngiliz fizikçi Isaac Newton ile mi Amerikalı komedyen Eddie Murphay ile mi akraba diye. O neşeli günler geride kaldı artık.

Trabzonspor’un geçen hafta Sivasspor karşısında aldığı beraberlik bir futbol kazasıydı. Ama bu durum Trabzonspor’un Kayserispor karşısındaki parıltısız futbolunu kutsamadı. Kötü takımların tek sermayesi katı defanslarıdır. Ve Trabzonspor’da durum bu aşamaya kadar gerilemiş.

Trabzonspor’un sağ tarafında görev verilen Diabate ile onun arkasındaki Marlon’un arasında ne türden bir yapısal ilişki vardı, doğrusu çözemedim. Trabzonspor’un sağ tarafındaki organizasyon yoksunluğu Kayserispor’un müsabakada ısırmaya çalıştığı kanat olarak nüksetti.

İlk yarıda her iki takım için de hayli durağan bir oyun oldu. Dünyada futbol geri gidiyor. Türkiye’de ise tepetaklak düşüyor futbol.

Buna sebep, hiçbir özelliği olmayan Afrikalılarla ve diğer uyruklu futbolcularla Süperligin doldurulmuş olması. Trabzonspor ise futbolun dışındaki etkenlerle ligin dibine demir atmış durumda. Bu yönetim anlayışıyla da toparlanmasın çok zor görünüyor.

Koca bir 45 dakika izliyorsun aklında kalan tek şey, Kayserispor’un oyunun başında bulduğu ve değerlendiremediği bir gol pozisyonu. Edgar İe’ye Yusuf Yazıcı’nın transfer bonusu mu yoksa ciddi bir transfer gözüyle mi bakmalıyız inanın bilemedim.

Aslında tam TRT spikeri Necati Karakaya’nın anlatacağı bir müsabaka oldu. Mikrofonlarımız İzmir’de derdi, sanki Karadeniz’de bir adam boğuluyor gibi kendi kendine anlatırdı. Ne dakikayı söylerdi ne de skoru! O denli sıkıcı bir Kayserispor – Trabzonspor müsabakası. Ama yayıncı kuruluşun spikerine göre ‘’maçta yüksek tempo var!’’

Eskilerden bir tek Ekuban kaldı. Top onun ayağına geldiğinde oyun bambaşka bir formata dönüşüyor. Ama etrafında onun futbol evrenine sızabilecek türden oyuncu yok.

Aslında müsabakanın özeti; Kayserisporlu Fernandes’in vuruşu ve Uğurcan’ın o topu kornere çelişiydi.

Oyun karşılıklı set savunmaları aşmak için girişilen bir sürü sonuçsuz girişim şeklinde oynandı. Oyun çok fazla durdu. Türkiye’de asıl salgın futboldaki sahtekârlıklar. El rakibin yüzüne değer değmez atıyorlar kendilerini. Rakipteki topa giremiyorsun çünkü Yunan heykeli gibi devriliyor sahtekârlar. Futbol topuna krampon tabanıyla vurmanın faul olmadığını bilmeyen kazma hakemlerle futbolun ileri gitmesi çok zor!

Bütün transferler içinde bir tek Marlon canla başla didiniyor.

Sonuç; Trabzonspor’da kadro derinliği Abdullah Avcı’ya oyunda daha cesur olma, kopartıcı hamle yapma şansı tanımıyor. Sarı çizmeli Ahmet Ağa İngiliz scoutlara güvenmenin bedelini yarım sezonu heba ederek Trabzonspor’a ödettiriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar