Hem sahnede hem mutfakta döktürüyor

Karadeniz ezgilerini sevdiren sanatçı Zeynep Başkan, şimdi de Karadeniz mutfağına el attı.

Magazin 07.01.2022, 10:10
Hem sahnede hem mutfakta döktürüyor

Karadeniz türküleri, yeni sanatçılarımızın da katkılarıyla daha da değer görerek tüm dünyada sevilerek dinlenmesinde payı olan sanatçılardan Trabzon Tonyalı Zeynep Başkan şimdi de yöresel mutfağımızın tatlarına el attı.

İstanbul’da Bahçelievler’de yine Türk Halk Müziği sanatçısı olan İbrahim Can’ın 25 yıl işletmeciliğini yaptığı Kadırga Sofrası’nı devralarak mutfağa giren sanatçı Zeynep Başkan çok mutlu. 

Yeni yıl da yöresel lezzetlerimizden kara lahana çorbası ile kara lahana sarması yemek için uğradığımız Kadırga Sofrası’nda sanatçı Zeynep Başkan tıpkı Tonya’da yaptığı gibi mutfakta kendine has maharetiyle kara lahana sarmasını sararken bulduk. Mutfaktaki işini bitirdikten sonra Karadeniz sofralarının en orijinaliyle lahana çorbasını üstüne de bol kıymalı şekliyle lahana sarmasını yedikten sonra yöremizin tatlarından meşhur bol fındıklı kabak tatlısını yedik. Bir yandan çaylarımızı yudumlarken diğer yandan da sohbete başladık...

Zeynep Başkan kimdir? Sizden dinlemek isteriz…

“Ben Trabzon Tonya’da doğdum büyüdüm. 2 anneden 23 kardeşiz. 61 de torunum vardır. Ailemle hemşerilerimle gurur duyuyorum.  Rahmetli babam köyde çok sevilen muhtardı Ali Osman Başkan. İnsanlara çok yardımcı olmayı severdi. Ben çocukluğum da 6 yaşıma kadar ineklerin peşinden koştum çobanlık yaptım ancak okumaya karşı aşır bir hevesim vardı ve Kenan abimle Aynur ablam bana okuma yazmayı öğrettikleri için ben ineklerin peşinden gittim. Onları otlattım hatta ben ilkokula 6 yaşında ama 3. sınıftan başladım. Çünkü çarpım tablosunu ezberlemiştim. Okuma yazmam iyiydi. 15 yaşımda liseyi bitirdim. Üniversite sınavlarına girdiğimde 2004 yılında ATV’nin açtığı türkü yarışmasına girdim ve tercihimi sanatsal yönde kullandığımdan Erzurum A.Ü. Edebiyat bölümüne gitmedim ama içimde ukde kalmıştır üniversite hayatı. Televizyonda çekişmeli bir yarışmadan da 1. çıkarak çocukluğumdan beri söylediğim türküleri artık geniş kitlelere okuyarak sevdirmeye gayret ediyorum. Türkülerin çok derin manaları vardır. Mesajları vardır. Bizim işimiz gönül işidir evrak işi değil. Biz gönüllere türkülerimizle giriyoruz.  Seçtiğim türkülerde mesajlarına çok dikkat ederim. Mesela bizim Karadeniz türkülerinin bazıları çok müstehcen cümleler olduğunu söylerler. Bu bizim Karadenizliler olarak yaşam şeklimiz. Biz açık sözlü milletiz. Nasıl yaşıyorsak öyle de türkülerimiz var. Ama bu aslında bizim özümüz. Örneğin bir Yozgat türküsünde rahmetli Nida Tüfekçi ise şöyle diyor “Çığ düşmüş de sineleri ıslanmış yağmurun gülleri ıslattığı gibi” derken sevdiğini kadınını anlatan sözler oysa bizim türküler de ise “Kız göğsüne takduğun ampüllerin voltu kaç?” gibi. Yani türküler de yaşamımızdaki gibi net. Bizim insanımız sevdiğini dibine kadar sever sevmediğini dibine kadar söver yani yerer.”

Zeynep Başkan Belçika’da bir konserdeki anısını da şöyle anlatıyor…

“Karadeniz ezgilerimiz evrenseldir tüm dünya da kabul görmüştür. Belçika da Şarloa da konser için bulunduk. Oranın belediye başkanı sabah kaldığımız otele bisikletiyle geldi şaşırdım tabi ki kahvaltı yaptık ve kaynaştık başkanla. Sonra konser öncesi prova yaparken bizleri izleyen başkan yerinde duramıyordu. Orada ona figürlerimizi gösterdik sonra başladı bizimle horon oynamaya, daha sonra konser alanında da bizim hemşerilerimizle saatlerce horon oynayarak eğlendi. Bu da gösteriyor ki müziğimiz evrenseldir, bir zamanlar kemençe gazete kağıtlarına sarılarak taşınırmış bugün ise onurla gururla her yerde dik şekilde çalınır kemençelerimiz.”

Türkiye de tüm türkülere ‘ezgi’ demişti Zeynep Başkan, ancak bazen Karadeniz türküleri Karadeniz sanatçısı gibi ayrıştırılmaya da karşı olduğunu belirtiyor…

“Bu ayrıştırılma değil bizim halkımız sanatçısını çok fazla sahiplenir ondan Karadenizli sanatçı derken bizim insanımızın bizlere verdiği ayrıcalıktır bu. Ayrıca bizim insanımız nerede hangi konumda olursa olsun bizim doğduğumuz coğrafyaya aşırı bir aidiyet duygusu her zaman vardır, bence de bu güzel bir şey.”

2022, o sene bu sene mi diye sorduğumda sanatçımız Zeynep Başkan ayrı bir heyecanla cevap veriyor…

 “Evet o sene bu sene. Artık bir şampiyonluk görelim ölmeden. Trabzonspor bizim için anlatılmaz yaşanır ve anlatılamayacak çok değişik bir gururdur dünyanın en asil renkleridir. Bazen dünyanın her yerine konserlere gittiğimde sahnedeyken gözüme Bordo Mavi renkler iliştiğinde sahne de daha başka bir Zeynep oluyorum. İnşallah bu sene sayın Başkan Ahmet Ağaoğlu ve yönetim kuruluyla tüm Trabzonsporlular tek ses tek yürek olarak yarıştığımız bu sezon da lider bitireceğiz ve ben de sesimin en yüksek volümüyle sahnede “şampiyon Trabzon diye bağıracağım. Son olarak sizin sayenizde gurbette yani İstanbul’da bulunan tüm hemşerilerimize sesleniyorum, Bahçelievler’de bulunan Kadırga Sofra’mıza sizleri ailece bekliyorum. Ben buradayım. Bazen bağlamamla kemençemizle mekanımızda ezgilerimizi canlı canlı aile ortamıyla burada okuyorum. Tüm halkımızı hatta kadınlarımızı yöresel lezzetlerimizle Kadırga Sofra’mızda misafirleriyle ağırlamaktan mutlu olacağım.”

Sohbetimizin sonunda bizler aracılığıyla en büyük hayalini açıkladı…

“İnşallah dünyanın en büyük kütüphanesini kuracağım. Çünkü okumayı çok seviyorum. Okumayan insan cahildir cahille sohbet de olmaz muhabbet de olmaz. Onun için okuyan bir nesil geliyor.”

O kadar çok şey vardı ki anlatacak ama yayla kokan sesiyle ezgileri ruhumuza indiren sanatçımız Zeynep Başkan son olarak, “İstanbul da Kadırga sofrasına tüm Karadeniz mutfağının lezzetini sevenleri bekliyoruz” dedi.

Hazırlayan: Zeki GÖKÇE/İstanbul

Yorumlar (0)