Trabzonname - Şiir Ekspresi / Yol 18 Sayı 874

“SENİ ANDIM BU GECE

KULAKLARIN ÇINLASIN

SENİ UNUTAMAM TRABZON’UM

SEN HER İLDEN BAŞKASIN”

"Tabakasından çıkardığı nadide tütünüyle sigarasını sardıktan sonra, kendine ait Mekke fincanıyla Hacaloğlu’nun yaptığı kahveyi içerken dedenizin yanında hasır sandalyede oturdunuz mu?

Mahmut Goloğlu’nun, Baba Salim’in şiirlerini bilir misiniz? Gözünde tik bulunan Trabzon İş Bankasının çalışanlarından Şair Necip Fazıl’ın postanedeki bayan gişe memuruna telgraf çektikten sonra makbuzu geri verirken tiki oynayınca işmar zannedilip eşek yüküyle dayak yediğini bilir misiniz?

Ya İstanbul’dan Rusya’ya kaçarken Trabzon’da, bir gece konakladıkları Orta hisardaki Hacı Kadı Zade Konağı’ndan, şafak sökerken Uzunsokak’a ve Taşbaşı’na kadar koşan ve Çömlekçi ’den bir sandalcı vasıtası ile Fransız Pake vapuruna binen iki kişiden birinin Şair Nazım Hikmet, diğerinin Vala Nurettin olduğunu bilir misiniz?

Dünya Kupası maçlarını, yayını daha iyi çekiyor diye, Tirebolu’ya gidip siyah beyaz seyretmeye çalıştınız mı? Pele’nin taç attığını görünce hayretten ağzınız açık kaldı mı? Yenicuma’da yırtık Ali’nin kahvesinde İdmanyurdu’nun kurulduğunu, ilk renklerinin sarı- kahverengi olduğunu ve ilk futbolcularının İbrahim Aydın, Necati Aydın ve Sebahattin Aytemiz olduğunu hatırlayanınız var mı? İbrahim Aydın’ın yıllar önce ASKF başkanlığı yaparken kulüp aidatlarını kendi imkanları ile yatırıp, kulüplerin maçları oynama hakkı kazandığını, aynı kişinin Trabzon’da ilk yelken faaliyetlerinde en önemli kişilerden biri olduğunu, Tırımbılı İsmet, Mareşal Hasan ve Kel Salim’in denizdeki batık gemi ve teknelere dalarak dipten değerli parçalarını hem de oksijen tüpü olmadan, nefeslerini tutarak çıkardıklarını bilir misiniz.? Arafilboylu Pepe Mehmet'in her takıma saha kenarından bağırarak taktik veren gayri resmi hocalardan biri olduğunu, Trabzon’da Kel Salim’in motorundan kum almayanın olmadığını bilir misiniz?

Ahmet Suat hocanın futbolun gelmiş geçmiş ilk orta saha profesörü olduğunu, Doğanspor amatör kümede şampiyon olduğunda kutlamalarda tepsi baklavaların Piç Hasan’ın bir kurukafa resmiyle Selim’in pastanesinden alındığını, ah! bir bilseniz. Sebahattin Canoğlu’nun ilk ve en eski bilgi ve donanımlı hocalarından olduğunu ve sistem futbolunu Trabzon’a getirdiğini bilir misiniz? 

Doncu Ahmet’te don diktirdiniz mi?

Kadınlar pazarı civarında yükün altında eğlenen 20’den fazla adamlardan namı değer Hamal Kazım Ağa ve Gülen Hasan gibi insanların sırtında Trabzon'un yükünün taşıdığını bilir misisiniz?

Arafilboyu’ndaki Belediye Nikah ve Evlendirme Salonu’ndaki düğünlerden sonra kapıda bütün içi para dolu zarfları bitirmeden gelin arabasının hareket etmesinin imkânsız olduğunu hatırlayanlarınız var mı? 

Müzik öğretmeni ve Trabzon bandosunu kuran, eğitime önem veren onlarca öğrenci yetiştiren rahmetli Sedat Sonat üstadı hatırladınız mı? Ya rahmetli KBB Doktoru Kemal Dursun, gariban babasına hangimiz ücretsiz muayene olmadık ki! 50 yıl önceleri kazan, tencere ve tavalarımızı kalay yapan 100 taneden fazla kalaycı dükkanlarının olduğunu, bunlardan birinin   50 yıl bu işle uğraşan Muzaffer Göle olduğunu hatırlayanlar var mıdır?

Ya kramponlarınız, toplarınız söküldüğünde Kavakmeydan’daki Ayaz Salih’e tamir ettirdiniz mi? Onun dükkânının önündeki şadırvanda üstünüzü başınızı çamurdan temizlediniz mi? Trabzonspor'un her şeyi, kurucu, üye ve genel sekreteri Sabahattin Kundupoğlu’nu, Trabzonspor ve şehir halkına gönülden hizmeti saygı ve özveri ile yapan muhasebeci Salih Aladağ'ı tanıdınız mı? 

Yavuz Selim’de, Lise bahçesinde maçları sabah-akşam seyreden Kotik Ömer’in, Ahmet Suat’a bile taktik verdiğini bilir misiniz? Gakgak Muzaffer abiden bordo- mavili kulübün transfer haberlerini yönetimin parmaklıklı penceresinden öğrenmeye çalıştınız mı?

Amatör ve profesyonel maçların sahaya en hızlı depar atan sağlıkçı Niyazi amcayı, Necmi Atili Gri Nihat'ı, dükkânın tüm parasını amatör futbolculara yediren Foto Hamdi Utkuyu, diş koltuğunda hastasını bırakıp Yavuzselim’e idareci gelen Nuri Abiyi, Hatay Yurdakul'u ve tek rakibi Şerif Kunt’u tanıdınız mı?

Hele Trabzon Lisesi Beden Eğitimi öğretmeni disiplin abidesi Hayri Gür hocayı bilir misiniz? Avni Aker'in Trabzon futboluna katkılarını duydunuz mu? KTÜ nün tarihini detaylı yazan ilk kitabın Prof. Dr. Selahattin Köse'ye ait olduğunu, Trabzon'da ilk atletizm karşılaşmaları 17 Mart 1922'de yapıldığını, Futboldaysa, İdmanyurdu' nun 1913'te Rum gençlerinin oluşturduğu bir takımla oynadığı maç; Trabzon'daki ilk futbol karşılaşması olarak tarihe geçtiğini… Bu maça Osmanlı bayrağının renklerinden (kırmızı-beyaz) oluşmuş formalarla çıkan İdmanyurdu’nun maçı 2-0 kazandığını… 1923'te Necmiati kulübünün kurulduğunu ve bu kulübün 1930'da düzenlediği bir konseri Atatürk’ün izlediğini, ayrıca Atatürk 1927'de İdmanocağı Kulübüne bir büst ve bayrak hediye ettiğini... Bu iki hediye, günümüzde Şamil Ekinci Müzesi'nde sergilenmekte olduğunu bilir misiniz? Türkiye’nin en iyi orta saha oyuncusu Hürrem abinin Trabzonlu olduğunu, Türkiye de en eski futbolun 1900 tarihli yıllar olmadan bile Trabzon Kavakmeydan’da oynandığını, Türkiye de en fazla takım çalıştıran hocanın rahmetli Celal Genç olduğunu?

Renk sineması, İnci sineması, Saray sineması, Melek sineması, Fuar sineması, As sineması gibi yazlık ve kışlık sinemaların kadın erkek ful çektiğini.  Sümer sinemasının önünde Rıdvan amcanın müthiş Şam tatlısını.   Pazarkapı’da Kınas dondurmasını… Geceleri denize sadece kadınlar rahat girsin diye, erkeklerin centilmenliğini ve saygısını, duydunuz mu? Ramazan geceleri mahallelerde sazlı sözlü gece eğlencelerinin ve gece futbol maçlarının ay ışığında oynandığını bilir misiniz? Baba evinize Erzurumlu oğullarından beyaz eşyanızı, Murtezaoğlu’ndan mobilyanızı aldınız mı?

Hacı Kasım’da Makineci Emine Hanım’ı, Peştamalcı Osman Efendi’yi, Semerciler’de Çemberci Yakup Efendi’yi, İskenderpaşa’da Balatacı Osman’ı bilir misiniz? Vestel'in sahibi Ahmet Zorlu’nun Trabzon’da sırtında kilim hali sattığını bilir misiniz?

Anneniz düğüne giderken Terzi Neriman’a hiç elbise diktirdi mi? Bayramlarda kolonya satan Cafer amcadan kolonya aldınız mı? Eski Öğretmenevinin yerindeki Kız Ortaokulu’ndan anneniz size hiç kız beğendi mi?

Duydunuz mu kadıyla hâkim arası tarzıyla, Topal Hakim’in, Piç Hasan ve Arabacı Yusuf’un kavgasında, ‘Efendim biz Trabzon’u paylaşmıştık. Zağanos’un ötesi birimizin diğer yarısı birimizindi. Bu arkadaş benim haraç alacak yerlerimden haraç aldı. Kavga ettik’ deyince ‘Ulan bize bir yer bırakmadınız mı?’ demesini.

Fuat (Eyüboğlu) Ağa’nın CHP’de, Kolcu Hasan’ın (Emral) Adalet Partisinde tek hâkim olduğunu bilir misiniz?

Alaman Sabri’nin Amerikalılara bile elbise diktiğini, Dişçi Cemil’in Trabzon’da çok diş çektiğini, Çıkıkçı Kadir’in çok çıkık kol yerleştirdiğini, Sünnetçi Hasan Katırcı’nın ve Pansumancı Osman’ın çocukları yarım bıraktığını, erkekliğe adım atanların Guduk Reyhan’ı iyi tanıdığını, gazeteci Cüce Agah’ın namının (!) hiçte cüce olmadığını bilir misiniz? Kadınlar hamamında Binnaz’ı, Erkekler Hamamında Gurban Usta’yı tanıyanınız var mı?

Cenazelerin Âşık Zehra’nın ağlama ekibini bileniniz?

En güzel kıymalı pidenin Rüştü’nün fırınında olduğunu, rahmetli Kadir Kaya’yı, Tatlıcı Salim’in bitişiğinde İstanbul bakkaliyesi ve kuruyemiş toptancısını, Uzunkum2da bulunan şehir mezarlığının görevlisi Kör Salih' in bütün mezarları isim isim bildiğini, şimdiki merkez bankasının yeri Müftüoğlu Petrol, hemen karşısında sahilde Kör Salih’in oğlu Veremli Hamdi'nin çalıştırdığı Plaj ve Gül Aile gazinosu olduğunu, Uzunsokak’ta Atallar’ın üstündeki Mehmet abinin işlettiği İdmanyurdu Kulübü’nü,  o kulüpteki Patagoz İbrahim sohbetlerini, Muamele Zeki, Av. Şener, Uzun Ömer, Yunus, Turgay, Macit, Ağam Zekeriya, Serdar, Uğur, Yalçın, Mahmut, Nihat, Gırtlak Ahmet’in, Ömer Eyüpoğlu ve Krem Yavuz’un oyunlardaki şakalaşmalarını bilir misiniz?

Balıkçı Yahya’dan (Denizeri) balık aldınız mı? Mezgidin denize döküldüğünü, balıkhanede otuz çeşit balık satıldığını bilir misiniz?

Cansız Hoca’nın fıkralarını, Musa Hafız’ın Kuran derslerini, Çarşı Camii’nde Haydar Hafız’ın vaizlerini, Konak Camiinde Şevki Hoca’nın nasihatlerini, İskender Paşa Camii’nde Cafer Hoca’nın nükteli atışlarını dinlediniz mi? İncirlik Camii rahmetli imamı Ali hocanın Bursaspor kupa maçında 3-0 rövanşında, Avni Aker’de sahanın içini gören minareden ezan okurken alttan “hocam skor kaç oldu?” dendiğinde; ezan arasına " üç sıfır" lafını sokup sonra ezanı okumaya devam eden Trabzonsporlu hocaların varlığını duydunuz mu?

Trabzon Belediyesi cenaze aracını kullanan Farozlu Temel amcanın Sülüklü mezarlığı rampasını çıkarken, arabanın arka kapağı açılıp tabut yere düşünce, cenaze yakınlarının kızması üzerine, "Ne bağırıyorsunuz, rahmetli arkadaşımdır. Bana vasiyeti vardır. "Ben senden önce ölürsem beni getirirken Sülüklü rampasında tabutu indir ve dinlendir ve biraz geç mezara koysunlar" ben de vasiyetini yerine getiriyorum ''diyen pratik zekalı Temel fıkralarının gerçek Temel amcaların yaşadığını.

Hıdırellez’de çoluk çocuk kamyon arkasına doluşup pikniğe çıktınız mı? 23 Nisan törenlerinde ayaklarını karıştırdın diye Vasfiye Hocahanımdan azar işittiniz mi?

Deli Süreyya, Büyük İbrahim, Küçük İbrahim’e muayene olmak için sıra beklediniz mi?  Özellikle hurdacılıkta ve şehir içi taşımacılığında sık kullanılan at arabaları ile meydana ve mahallenize yolculuk yaptınız mı?

Kamyondan bozma otobüslerle Armenik dağını aşıp 3 günde hiç İstanbul’a gittiniz mi? En lüks seyahat aracı Ankara vapuruna yer alabilmek için Acente Sırrı’nın (Eren) tavassutuna eriştiniz mi?

Pervaneli uçaktan bir yakınınızın hastalığı için bilet alabilmek için Müdür Ali Rıza’nın peşine dolaştınız mı?

Yazlık Sümer’de, İnci’de, Hisar’da, Saray’da film öncesi bağlamacı İsmail Yazıcıoğlu’ndan (1967 yılında Kol bastıyı ilk düzenleyen), Hüseyin Doğu’dan konser dinlediniz mi? Uzunkum’ da Çağlayan, Orkide, Şükrü’nün Yeri’ni bilir misiniz?

Şehir Plajında denize girdiniz mi? Ya Yaşar ve Kahraman kardeşlerin Emperyal Gazinosu’nu? O lokantada denize karşı muhteşem mezeleri ile rakı yudumladınız mı? Gurindig Hasan’ı, Philips Alaattin’i, Optikçi Yusuf Sezgin’i tanır mısınız? Stüdyo A’da, Gör Çek Orhan’da, Foto Yaşar’da, Foto Şeref’te vesikalık çektirdiniz mi?

Okul hatıralarını canlandıran Fotoğrafçı Nimet Ablanın yüzlerce kedisi olduğunu bilir misiniz? Ziya amcanın Cumhuriyet Bakkaliyesindeki peynirin kalitesini, Narin Köşe’nin çeşit bolluğunu, Aslan Pulathaneli’nin Dedeoğlu’nun, İplikçi Ali beyler’in, Kitab-i Hamdi’nin tarihi binalarını bilir misiniz? Atatürk’ün üç kez Trabzon'a geldiği ve "bu şehrin marifetli gençleri vatan savunmasında en önemli vazifeleri kahramanca yapmışlardır!" diye methettiğini biliyor muydunuz?

Trabzon’un ilk fabrikasının Bakırcı Nazım’a (Ofluoğlu) ait olduğunu, şehirlerarası taşımacılıkta Ulusoyların tek olduğunu, Onganların on sene Marsilya’da yaşadığını, ilk noterin Nahit Bey’in (Hacısalihoğlu) olduğunu, en güzel dönerin Gülbahçe Lokantası’nda yapıldığını.

At arabası ile çöp toplandığını Kadakal’ın önünden geçerken mis gibi kokan kahvesinden, pastırmasından hiç yediniz mi? Üç Hürellerin amcası Cabir Hürel’den sinema bileti aldınız mı? Sümer sineması önünde satılan tükürük köfte si yediniz mi? Annesinin yaptığı köfteyi istemeyen illa da tükürük köftesi yiyen gördünüz mü? Trabzon böyle bir şehir! Şamil Ekinci’nin yıllarca Benli Otel’de konakladığını, Banker Kestelli’nin Erzurum Oteli’ne borç takıp gittiğini, Akçaabat’ta köfteyi meşhur eden Pirali’nin Meydan’da Aşçı Osman’ın lokantasında boyu yetmediği için kasayı ters çevirip üzerine çıkıp döner kestiğini bilir misiniz?

Dinlediniz mi Cemal Peker’in, Avcı Orhan’ın, Yılmaz Poyraz’ın av maceralarını? Gündüz’den pandispanya, Tatlıcı İsmail’den revani, Şelale’den tulumba, Tatlıcı Salim’den dondurma, Ali Usta’dan tarçınlı tavukgöğsü yediniz mi?

Kafana karton külah geçirip Atatürkçü ve sosyal kadınlardan İnci Hanımı, Sevim teyzeyi, Hacer Hanım’ı, Hava hocayı, Cumhuriyet balolarında hayranlıkla seyrettiniz mi?

Ya o muhteşem Kız Sanat Okulu defilelerini… Trabzon’un yakın tarihinde şehrin oluşumundaki Nemlioğlularını, Müzik oluşumunda Temel Şükrü Doğru, Trabzon'un müzik tarihini yazıp kitaplaştıran ve en ünlü solistlerinden Işık Atakan'ı hatırladınız mı?

Şişko Kenan’a ‘Orta hisar yanıyor’ diye takılınca salladığı küfürleri, Deli Musa’nın filozof bilgilerini, Deli Cengiz’in göğsünün üzerindeki araba armalarını, kendi kendine sesli konuşan Hamal Kazım’ı hiç tanıdın mı? Bunları tanıyorsan, biliyorsan arkadaşım, sen bu kenti buram buram yaşamışsın demektir. Ne mutlu sana. Sağlıcakla.

Biliyorum bir gün mutlaka gelecek, gözüm hala posta kutusunda…

Eskiden… çember çevrilir, su musluktan içilir, ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, silahlar tahtadan, resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur, saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, sokaklar karanlık, yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır, karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği pencere camımıza yaslanır, güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, evlerde soba yakılır, kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, aidat ödenmez, yönetici seçilmezdi.

Evler badanalı, sokaklar lambasız, mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, çizgi roman okunur, defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, arkası yarın gibiydi, kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı. Ve Trabzonlu efsanelerin oluşturduğu Trabzonspor vardı. Kazanmak ruhuna işleyen, korkmadan, mahkûm oynamayan ve bu özelliğine saygı duyup böyle oynayan ve oynatan başkan, futbolcu ve antrenörleri vardı!

“Şimdi, herkes yoğun, yorgun ve tek başına dünyada!”

SEDAT OLCA

  

13 ARALIK

-Hazal ve İzel kardeşlerin anısına-

Sabahın erken saatleri, altı otuz.

Hava hala karanlık ve aylardan Aralık.

Umuda yolculuk muydu adı yaşadıklarımın…

Yoksa sonu umutsuzluk olan bir yolculuk muydu?

Bilemedim.

Oysa seni de çok özlemiştim, Tepeköy’üm,

Hava soğuk Sincankaya’m, memleketim.

 

Hangi Aralık’ta bindim Ankara’da bu trene?

Bilemedim.

Umutlarım vardı oysa güzellerim...

Hazal'ım, İzel'im, sevdiklerim, sevenlerim

Ama, inemedim.

 

Her zaman olmaz tabi ki

Ama bekleyin beni sevdiklerim

Elinizde bir karanfil,

Dillerinizde arşa yükselen dua ile

Bir Aralık ki o Aralık

13 ARALIK

                                                 Orhan KUVVET

 
 

NASİHAT

 

Duman karşıda işte,

Geliyor yüze yüze.

Ey dostlar atamızın,

Selamı vardır size.

 

Sevgin ile hasretin,

Günden güne artıyor.

İlkelerin bizlere,

Işık oldu yaşıyor.

 

Her zaman ve her şartta,

Hizmet eyle vatana.

İhtiyacımız vardır,

İyi sarıl atana.

 

Atatürk'ü unutma!

İlkelerinden şaşma!

Saptırmak isteyene,

Sakın ola yaklaşma!

 

Mustafa Kemal ölmez,

Sevenleri geliyor.

Sen rahat uyu paşam,

Torunlar yetişiyor.

 

Bayrağın hep yükselsin,

Hiç ellerden düşmesin.

Onun ışığı ile,

Müreffeh yıllar gelsin.

 

Ellerin dert görmesin,

Bayrağını sevesin,

Canım, kanım, ciğerim,

Güzel günler göresin.

 

Hak bildiğin o yolda,

Yalnız yürü, unutma!

Her ne olursa olsun,

Hiç kimselerden korkma!

 

Hiçbir zaman ey oğul,

Sakın atandan şaşma!

Küçük büyük herkese,

Sevgiyi sen unutma!

 

İlkeler yaşayacak,

Kalplerimiz attıkça,

Askerleri nöbette,

Bu dünya var oldukça.

 

Tonya'nın fol deresi,

Denizlere dolacak.

Merak etme çocuğum,

Her şey güzel olacak.

 

İlkeleriyle bizler,

Elbet çıkarız düze.

Hasreti hiç bitmiyor,

Rehber olsun hep bize.

 

Paşam Anıtkabirde

Rahmetleri bol olsun.

Çok değerli çocuklar,

İlkeler ışık olsun.

 

Mevlüt Sağlam

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Kuvvet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?
Tüm anketler