Fransa himayesinde ayrı bir Lübnan Devleti

I. Dünya Savaşı sonrası Paris Barış Konferansında Maruni temsilcileri Fransa himayesi altında ayrı bir Lübnan Devleti fikrini savunmuşlardı. Bölge, bağımsızlığa henüz hazır olmadığı için manda rejimi kurulması prensip olarak kabul edilmişti.5 Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda alınan kararla Lübnan, Suriye ile birlikte Fransa Manda yönetimine verildi. Fransa, Eylül 1921 'de Beyrut, Beka, Trablusşam, Sayda ve Sur'u da içine alan Büyük Lübnan Devleti'nin kurulduğunu ilan etti.

İÇİŞLERİNDE BAĞIMSIZ

23 Mayıs 1926 tarihinde Fransızlar tarafından hazırlanan anayasa ile Lübnan içişlerinde bağımsız olurken, dışişlerinde tamamen Fransa'ya bağlı hale geldi. Lübnan Devleti'nin kuruluş• aşamasında din ve mezheplerin bölgelere göre dağılımına baktığımızda; ağırlıklı olarak, kuzeyde Maruni Hıristiyanlar, güneyde Lübnan Dağı bölgesinde Dürzi ve Hıristiyanlar, kıyı kentlerde, genelini Sünnilerin oluşturduğu Müslümanlar ve Hıristiyanlar, Lübnan Dağı'nın doğusu ve güneyindeki kırsal kesimde ise Şiiler bulunmaktaydı. Daha sonrasında Suriye'de Araplar ve onlara katılan Dürziler 1925 yılında Fransız manda rejimine karşı bir isyan başlattılar. Bunun da etkisiyle bağımsız Lübnan Cumhuriyeti fikri hızla gelişti. Marunilerin bir kısmı Fransa mandasından kurtulmaktan yana tavır takındı. •Böylece bağımsızlık taraftarları hızla güçlenmeye başladı.

MANDA REJİMİ

Manda rejimi altında Başbakanlık görevlerinde bulunan Bişara Huri ve Emile Edde Lübnan siyasi yapısına damgalarını vuracaklardı. Edde, Lübnan'ın Fransızların himayesinde Hıristiyan bir devlet olmasını isterken, Huri, Arap Milliyetçileri ile uzlaşma ve iş birliğinin gerekli olduğuna inanıyordu. Huri'ye göre Lübnan coğrafi ve kültürel yapısı ile Arap dünyasından ayrı düşünülemezdi. Huri'nin gayretleri ile Suriye paralelinde bir Arap Milliyetçiliği yerine, Lübnan Hıristiyanları ile iş birliği içinde bağımsız bir Lübnan fikri ağır basmaya başlamıştı. Bu akıma, etkin Sünni ailelerden Kerami ve Selam'lar öncülük etmişti.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ

XIX. yüzyıldaki konumlarını yitiren Dürziler ise Arap Milliyetçiliği'ne sempati duymaya başlamışlardı. 1935 yılında yapılan seçimi Edde, Huri'ye karşı tek bir oy farkla kazandı. Huri Meclis'te bir muhalefet grubu oluşturdu. Fransa manda rejiminin sona ermesi için müzakerelerin başlatılmasını savunuyordu. Müslümanların yanında Marunilerden de önemli bir destek elde etti. 9 Eylül 1936 tarihinde Fransa, Suriye ve Lübnan'ın bağımsız ve egemen iki devlet olacağını ve üç yıl içinde bağımsızlıklarına ulaşacaklarını bildirdi. Fransa ve Suriye arasındaki anlaşma, Lübnan meclisinde oybirliği ile kabul edildi. Fransa ile yapılan bu anlaşmada 1939 bitmeden tam bağımsızlık elde edilecek ve Lübnan, Birleşmiş Milletler Cemiyeti'ne üye olacak, Fransa ile savaşta ve barışta müttefik kalınacak, toprakları Fransa tarafından askeri amaçlı kullanabilecek, Lübnan ordusu Fransa tarafından eğitilecek... gibi maddeler bulunuyordu. Lübnanlı Müslümanlar anlaşmaya sert tepki gösterdi. Müslümanların yoğun olduğu bölgelerde protesto gösterileri yapıldı ve ufak çaplı çatışmalar ortaya çıktı.

ONAYLAMADI

Fransa Parlamentosu bu anlaşmayı onaylamadı. Bu esnada II. Dünya Savaşı sebebiyle meclis feshedilerek, anayasa askıya alındı. Haziran 1941 'de İngiltere ve Fransa, Lübnan'ı işgal etti. Emile Edde ve grubu Fransa taraftarı bir tutum takınırken, Bişare Huri ile birlikte Müslümanlar ve Arap Milliyetçileri İngiltere yanlısı bir tavır ortaya koydular. Fransa içten ve dıştan gelen baskılara boyun eğerek Mart 1943'de Lübnan anayasasını tekrardan yürürlüğe koydu. Yapılan müzakereler sonucunda yazılı olmayan "1943 Ulusal Paktı" üzerinde anlaşıldı. Buna göre siyasi iktidar, din faktörüne göre paylaşılmış ve meclis 6 Hıristiyan, 5 Müslüman oranına göre düzenlenmişti. Cumhurbaşkanın Maruni, Başbakanın Sünni, Meclis Başkanının ise Şii olması hükme bağlanmıştı. Ancak üst düzeydeki görevlerin hemen hepsi Marunilerin elindeydi.

BAĞIMSIZ BİR CUMHURİYET

1943 yılındaki seçimi Maruni Huri ve Sünni Sulh ailelerinin öncülüğünü yaptığı anayasacılar grubu ve müttefikleri kazandı. Huri Cumhurbaşkanı, Sünni Riyad Sulh ise Başbakan oldu ve tüm mezheplerin temsil edildiği bir kabine kurulmuş oldu. 8 Kasım 1943 tarihinde manda rejimine atıfta bulunan tüm maddeler kaldırılarak bağımsızlık için büyük adım atıldı. Ancak Fransa, Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tutuklayarak bu gelişmeyi engellemek istedi. İçten ve dıştan gelen baskılar neticesinde 22 Kasım 1943 'te Cumhurbaşkanı ve Başbakan serbest bırakıldı ve Lübnan bağımsız bir Cumhuriyet haline geldi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kazancı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?
Tüm anketler