Bolivya’yı anlatırken Evo Morales’den daha ayrıntılı bahsetmek lazım

Tam adı Juan Evo Morales Ayma olan Aymara asıllı Morales, 2006-2019 yılları arasında Bolivya Devlet Başkanlığı görevini yürütmüştü

YOKSULLUĞU AZALTTI

Evo Morales, Bolivya'da yoksulluğu önemli ölçüde azalttığı ve okuryazarlık oranında artışa neden olduğundan ötürü pek çok uluslararası alanda ödül almış. Destekçileri Morales'in anti-emperyalizm, çevrecilik ve yerli halkların desteklenmesi konularında önde gelen bir karakter olduğunu savunurlar. Buna rağmen bazı solcu, yerli hakları savunucusu ve çevreci gruplar tarafından eleştirilmiş, kendisine karşı olanlar tarafından ise aşırı radikal ve otoriter olduğu ve Koka ağacı yetiştirmeye izin vererek yasadışı kokain üretimine katkı sağladığı iddia edilmişti. Evo Morales'in taraftarları, onu yerli hakları, anti-emperyalizm ve çevreciliğin savunucusu olarak desteklediler. Eleştirmenler, politikalarının çevreci ve yerli hakları söylemini yansıtmakta başarısız olduğunu savundular.

ÖNCÜ HALİNE GELDİ

Evo Morales, Oruro departmanına bağlı Isallavi köyünde dünyaya gelmiş ve kökeni Güney Amerika Kızılderilileri olan yerli Aymara halkına dayanmakta. İlköğretimi bitirdikten sonra bir tarım okuluna gitmiş, ancak son senesini tamamlayamamış. Daha sonra eğitimini devam ettirmesi için ailesi tarafından Orura'ya yollanmış, fakat mezuniyet belgesini alamamış. 1980'li yıllarda Cochabamba vilayetine bağlı Chapare bölgesine göç etmiş. Burada koka yetiştiriciliğinin yanı sıra, bu alanda etkin olan sendikalarda siyasi çalışmalara başlamış. ABD'nin yürüttüğü, o zamanın Bolivya hükûmetinin de desteklediği Uyuşturucuyla Savaş programı kapsamında kokain üretiminde kullanılan Koka ağacı yetiştiriciliğini ülkede bitirmek isteyen politikalara karşı yapılan protestolarda ön plana çıkmış. 1988 yılında Cochabamba Tropikal Bölgesi Federasyonu Genel Sekreteri olmuş. 1997 senesinde milletvekili seçilmiş. Koka yetiştiricilerinin protestosunda bazı askerlerin hayatını kaybetmesinden sorumlu olmakla suçlanmış ve 24 Ocak 2002 tarihinde parlamentodan kovulmuş. 30 Haziran 2002 tarihinde yapılan devlet başkanlığı seçimine katılmış ve yüzde 1,6 oy oranı farkıyla seçimi kaybetmiş. Fakat seçimi kazanan Gonzalo Sánchez de Lozada karşıtı gösterilerde öncü haline gelmiş ve Lozada'nın 17 Ekim 2003 tarihinde görevi bırakmasında etkili olmuş.

Bolivya’yı anlatırken Evo Morales’den daha ayrıntılı bahsetmek lazım

BAZI ÜLKELER KARŞI ÇIKTI

Lozada'nın yerine geçen Carlos Mesa'yı 18 Aralık 2005 tarihinde gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçiminde yüzde 25,15 oy oranı farkıyla yenmiş ve yüzde 53,74 oranla başkan seçilmiş. Bu şekilde Bolivya tarihinin ilk Kızılderili kökenli başkanı olan Morales, aynı zamanda 1966 yılından beri en yüksek oy oranına ulaşan aday ve 1982 yılında sona eren askeri hükûmetten sonra, ülkenin en belirgin seçim zaferini elde eden lider olarak tarihe geçmiş. Morales, 2009 yılındaki seçimleri yüzde 64, 2014 yılındaki seçimleri de yüzde 60 oy oranıyla kazanarak ikinci ve üçüncü kez başkan seçilmiş. Evo Morales, 20 Ekim 2019 tarihinde yapılan seçimlerde %46,83 oy oranı ile en çok oy alan aday durumundaydı. Bu sonuç, en yakın rakibi olan ve oyların %36.7'sini almış Mesa'dan yaklaşık %10 daha fazla olduğu için ikinci bir seçime gidilmeyeceği açıklandı ve 24 Ekim günü Morales kendini kazanan ilan etti. Sonuçların %83'ünün açıklanmasından sonra 24 saat boyunca açıklamanın durdurulması ve açıklama durdurulmadan önce rakibi ile benzer oy oranlarına sahip Morales'in daha sonra rakibinin yaklaşık %10 önüne geçmesi, seçimin meşruluğu konusunda tartışmalara sebebiyet verdi. Bu durum pek çok protestonun ülke geneline yayılması ile sonuçlandı. Muhalefet partileri ve protestocular seçimlerin yenilenmesi gerektiğini belirterek ikinci bir seçim çağrısında bulundu. Seçimin yenilenmesi önerisi, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Brezilya, Arjantin ve Kolombiya tarafından desteklenirken, Meksika, Venezuela, Küba, Filistin ve Nikaragua gibi bazı ülkelerce karşı çıkıldı.

ARAMA KARARI

Birleşmiş Milletler, oy sayımının Kuzey ve Güney Amerika'da yer alan her bağımsız ülkenin üyesi olduğu Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) tarafından denetlenmesini ve seçimin meşru olup olmadığının belirlenmesini tavsiye etti. Morales, herhangi bir usulsüzlük ile karşılaşıldığı takdirde yeni seçimlerin yapılacağını söyledi ve yabancı heyetlerin oy sayımını incelemesine izin verdi. 9 Kasım 2019 günü OAS, Bolivya seçim sonuçlarının "belirgin bir şekilde manipüle edildiğini" açıkladı. Organizasyon, verilerle oynandığını, sahte imza ve belge kullanımlarına rastlandığını, bilgisayar sistemlerinin manipüle edildiğini ve Morales'in istatistiksel olarak rakibinin %10 önüne geçmesinin çok zor olduğunu belirtti. 10 Kasım günü Morales yeni seçimlerin gerçekleştirileceğini açıkladı. Birkaç saat sonra ise Morales ve eş başkanı Álvaro García Linera, polisin, ordunun ve politik müttefiklerinin desteğini kaybetmeleri sonucunda istifa ettiklerini duyurdu. 12 Kasım 2019'da Meksika'ya giden Morales, ay sonunda Interpol'ün kendisi hakkında arama kararı çıkarması üzerine 7 Aralık 2019'da Küba'ya gitti.

Bolivya’yı anlatırken Evo Morales’den daha ayrıntılı bahsetmek lazım

TUTUKLAMA EMRİ

Aralık 2019'da Evo Morales Meksika'dan Arjantin'e taşındı ve kendisine siyasi sığınma hakkı verildi. Aynı ayın ilerleyen saatlerinde, Bolivyalı savcılar tarafından Morales için isyan ve terörizm iddiasıyla tutuklama emri çıkarıldı. Geçici hükûmet ise, Morales'in görevden ayrılmadan önce ve sonra ülkede şiddetli çatışmaları teşvik ettiğini iddia etti. Şubat 2020'de Morales, 2020 Bolivya genel seçimlerinde Çokuluslu Yasama Meclisi'ne aday olacağını duyurdu. Fakat 20 Şubat'ta ulusal seçim mahkemesi, Morales'in Senato'ya aday olamayacağına karar verdi. Eylül 2020'de İnsan Hakları İzleme Örgütü, Morales'in terör eylemleri gerçekleştirdiğine dair hiçbir kanıt bulamadığını bildirdi ve kendisine yöneltilen suçlamaları siyasi saik olarak nitelendirdi. Ekim 2020'de La Paz'daki bir mahkeme Morales'in haklarının ihlal edildiğini tespit ettiğinde suçlamalar düştü ve tutuklama emri reddedildi. Bu olayların ardından Evo Morales 9 Kasım 2020'de Bolivya'ya geri döndü ve Arjantin-Bolivya sınırındaki La Quiaca sınır kasabasından sınır kasabası Villazón'a Arjantin-Bolivya sınırındaki Horacio Guzmán Uluslararası Köprüsü'nden Arjantin devlet başkanı Alberto Fernández eşlik ederek La Quiaca Nehri'ni geçerek Bolivya'ya döndü.

HALKIN SEMPATİSİ

Evo Morales halkının çok sempatisini kazanan işlerin de altına imzasını atmıştı. 1 Mayıs 2006 tarihinde, ülkedeki yabancı şirketlerin kontrolü altındaki, doğalgaz ve petrol alanlarını devletleştirdiğini açıklamıştı ve sonrasında da amacının orman, maden ve diğer doğal kaynakların devletleştirilmesinin olduğunu belirtmişti. Bu kamulaştırma politikasıyla 13 yılda ülke ekonomisine 37 milyar ABD Dolarından fazla katkı sağlayan Morales, böylelikle neoliberalizm karşıtı bir ekonomi programı başlatmış ve 1951-2005 yılları arasında yüzde 2,8 olan büyüme oranını 2006'dan itibaren yaklaşık yüzde 5 seviyesine taşımıştı. Sonuç olarak Bolivya'da gayri safi yurt içi hasıla 9,5 milyar ABD Dolarından 40,8 milyar ABD Doları seviyesine çıkmıştı. Kamu yatırımlarının artmasıyla birlikte 13 yılda 3 milyon kişi yoksulluktan kurtulmuş ve fakirlik oranı yüzde 65'ten yüzde 30'a düşmüştü. Halka temel sağlık ve eğitim hizmetleri sunulmuş, eğitim seferberliği başlatılmış ve ülke kısa sürede UNESCO tarafından "Okuma-Yazma Bilmezlikten Azade Topraklar" ilan edilmişti. Evo Morales aynı zamanda ülkede yenilenebilir enerji alanında da çalışmalar yapmış ve 2016 yılında Bolivya GSYH’sine oranla yenilenebilir enerjiye en çok yatırım yapan ülke unvanını almıştı.

Bolivya’yı anlatırken Evo Morales’den daha ayrıntılı bahsetmek lazım

ÇİZGİLİ KAZAĞI VE PROTOKOL

Başkanlığı döneminde uluslararası politikada anti-Amerikan bir çizgi izleyen Morales; kendinden önceki hükûmetin ABD ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması'nı iptal etmiş ve bunun yerine Hugo Chavez'in fikir babası olduğu "ALBA"ya (Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif) katılmıştı. Bolivya bu tarihten sonra ALBA'nın yanı sıra UNASUR ve CELAC gibi örgütler aracılığıyla Latin Amerika ve Karayipler’in bütünleşmesini desteklemişti. Başkanlık görevini devralmasının ilk ayında Küba'nın başkenti Havana'yı ziyaret etmiş, ABD karşıtlığıyla tanınan Küba Devlet Başkanı Fidel Castro ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile uzun toplantılar yapmaktan çekinmemişti. Bolivya'da Devlet Başkanlığı'na seçilen ilk yerli olma özelliği taşıyan Evo Morales'in, henüz göreve başlamadan yurtdışı gezilerinde sıkça giydiği kırmızı, beyaz ve mavi renkli, düz çizgili kazağı moda olmuştu. Morales, kıyafetiyle resmi protokol kurallarını yıktığı için hem eleştiriliyordu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kazancı

# resmi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?
Tüm anketler