Türkiyemize yapılan en büyük kötülük

Evet, Türkiyemize bir kötülük yapılmadı, çok kötülükler yapıldı. ‘ Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi’ni bir okuyun bakın. Hiç değilse bir gözden geçirin. Bakın bu eşsiz, bu güzel ülkeye ve değerli ulusa ne kötülükler yapıldı. Öyle salt 20-30 yıl değil yüzyıllardır bu ülkeye akıl almaz kötülükler yapıldı ve yapılıyor. Bu nedenle ülkemiz hala gelişmekte olan geri kalmış bir ülke, evet tam yerimizde durmuyoruz, geri de gitmiyoruz ancak hala gelmemiz gereken yerde değiliz .
Öyle bir ülke ki dünyada emsali yok. Tüm olanakları var, çok güzel ve zengin de buna karşın hala geri kalmış. Hani deniyor ya ‘20 yıl öncesine göre bugün nerdeyiz?’ diye… Doğrudur, 20 yıl öncesine göre değil birkaç yıl öncesine göre daha ilerdeyiz. Elbette duramazdık, zaman hızla ilerliyor ve şu da bir gerçek ki bizden çıkarları olanlar, bizim yerimizde durmamızı geri kalmamızı istemez. Bize ürün satmak isteyenler, bizden kimi gereksinimlerini karşılamak isteyenler bizim bir yönü ile ilerlememizi isterler. Biz bunu istemiyoruz. Biz ülkemizin konumuna ve olanaklarına göre dünyanın en zengin, en gelişmiş ülkelerinin başında olmasını istiyoruz.
Bu ülkeye yüzyıllardır çok büyük kötülükler yapıldı. Osmanlı, Dünyanın en büyük imparatorluğu idi. Bu imparatorluk dünyanın en gelişmiş ülkesi mi idi. Tarımı. sanayisi, eğitimi en ileri mi idi. Egemendi, güçlüydü bir devlet olarak, ancak her alanda en gelişmiş ülke değildi.
Eğitimi kendine özgü, en büyük şehirleri ile sınırlıydı. Tarımı, sanayisi çok güçlü mü idi. Dağları ovaları sürülmüş ekilmiş miydi? Hayvancılığı dünyaya yetebilirdi, öyle mi idi?
Evet bu ülke yıllarca ihmal edildi. Özellikle Avrupa ülkeleri hızla uyanırken, gelişirken o sadece şanla şöhretle yetindi. Savaşlar kazandı, zaferler kazandı, genişledi de gittiği yerlere yeterince kültürünü taşımadı, eğitimini, bilimini taşıyamadı. Avrupa feodal yapıdan ayrıldı; kentleşti, sanayileşti, laik sistemle eğitimi gelişti, bilimde sanatta teknolojide ilerlerdi… Biz baktık durduk, geçmiş zaferlerimizle övündük. Çok kötülükler yaptık bu ülkeye, bu halkı çok uyuttuk. Bundan büyük kötülük olur mu?
Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi çok eskiden geldi, hala geliyor.

BU ÜLKE BULUNMASI GEREKEN YERDE DEĞİL

Bu ülkenin iklimi emsalsiz, bu topraklar çok verimli de Anadolu’da bir yolculuk yapın bakın ekilmemiş, sürülmemiş binlerce kilometrelik topraklar var. Sürüleri olmayan bomboş otlaklar, meralar, yaylaları var… Ama birde dün sürülerin otladığı güzelim çimenlerde yükselen turistik villalar da yok değil. Olsun, onlar da olsun ama biz Hollanda’dan yağ, peynir alırken otlakların, meraların, tanlaların üstünün yaban otları ile kaplanmasına da gönlümüz razı değil.
Bu halk çok tembel mi, beceriksiz mi? Hayır, bu halk, bu insanlar yıllar önce Almanya’ya gitti, Fransa’ya, Hollanda’ya, Norveç’e gitti… Oralarda sanayide çalıştı, tarımda, hayvancılıkta çalıştı o ülkeleri kalkındırdı. O ülkelere çöpçü gönderdik, o insanları tarlalarından, fabrikalarından uzaklaştırdık. Demek ki bu insanlar tembel değil, çalışkan ve çalışmayı seven insanlar. Ancak onlara bu ülkede iş vermedik, gönderdik el kapılarına.

KALKINMADI MI ÜLKEMİZ?

Kalkındı, kalkındı… Yollarımız, köprülerimiz, villalarımız, gökdelenlerimiz yükseldi kentlerimizde. Hatta köylerimizde bile minik de olsa gökdelenlerimiz yükseldi, yükseliyor. Hani soruyorlar ya ‘20 yıl önce buzdolabınız, çamaşır makineniz, TV’niz var mıydı’ diye... Ben 70’i aştım, benim çocukluğumda buzdolabımız vardı, biraz sonra çamaşır makinemiz de oldu. Lisede ilimize, kentimize dek geldi TV de, bunlar iş mi? Bu ülkede 21. yüzyılda araba yaptık diye, uçak yaptık diye, yol-köprü yaptık diye tören mi yapacaktık, bayram mı yapacaktık? Ünlü bir mizah yazarımızın ünlü bir kitabı var ‘Kazan Töreni’ adında… Bu öyküde bir fabrikanın yeni kazanının açılış töreni mizah ediliyor. İşte bu yüzyılda bu eşsiz ülkede bir yolun açılışına, üstelik ücretli bir yolun açılışına tören yapmak çok komik. Gelişmiş ülkeler bu işleri 70-100 yıl önce yapmış. 1930’larda Moskova metrosu açılmıştı. Biz 70-80 yıl sonra bu işleri yapıyoruz bayramla.
Evet köyümüze kentinize bakınca kalkındığınızı görüyorsunuz. Elbette kalkındık, kalkınıyoruz da… Biz artık ‘çağdaş uygarlık’ düzeyinin çok üzerinde olmalıydık… Orada mıyız? Belki birçok alanda güzel ilerlemeler oluyor da biz artık en gelişmiş ülkeler arasında olmalıyız. Biz Almanya ile Fransa ile İngiltere ile yarışmalıyız. Biz düne göre elbette daha ilerdeyiz ancak olmamız gereken yerde değiliz.

CUMHURİYETİN İLK 20 YILINDA MUCİZE

Kurtuluş Savaşından zaferle çıktık. Yorgun, yoksul bir ülke. Erkek nüfusu çok azalmış. Eğitim çok geri kalmış. Dağlar taşlar boş kalmış. Sanayisi geri kalmış, adeta yok. Ancak başında bir mucize. Yorgun halkı kaldıran ekilmemiş, biçilmemiş toprakları ektiren sürdüren büyük insan. Örnek oldu en yakından, Ankara’dan daha sonra Atatürk Çiftliği denecek toprakları örnek gösterdi. Her bölgeye ulaşıldı, eğitildi insanlar, fabrikalar kuruldu. Daha o yıllarda arabamızı yaptık, uçağımızı yaptık. Kağıdımızı, şekerimizi ürettik. Paramızı dünyanın en değerli paraları düzeyine çıkardık. Saymakla tükenmez bu kısa dönem. Geri kalmışlık tarihimizde mucize bir dönemdir, Atatürk dönemi.
Çok geri kalan eğitimimizle Edirne’den Van’a dek öyle büyük bir mucize gerçekleştirdik ki dünyaya örnek olduk. Ancak bu hızlı gidişe dur denildi. Toprak uyanırsa başa çıkamayız diye bu eğitim hamlesi durdu. Biz size hazır uçak verelim, hazır traktör verelim dediler ve sanayileşme de eğitim de adeta durdu. Bu yazının boyutlarını aşar bu konu siz inceleyin, bakın neler oldu.

BUGÜN DURUM NASIL

Düne bakıp bugünü değerlendirin. Şekerimizi dışarıdan alıyorsak, et alıyorsak, kağıt alıyorsak ve Konya kadar bir ülkeden alıyorsak peyniri ve topraklarımızı siyanürle zehirleyip maden çıkarıyorsak, kapanmışsa fabrikalarımız siz değerlendirin durumumuzu.
Ya insanlarımızın durumu ne? Nüfusumuz çok arttı. Çalışan insanlarımız çok azaldı. Arttı memurlarımız boş duran bürokratlarımız. Üç kişinin yapacağı işi 13 kişi, 23 kişi yapar gibi duruyorsa… İş buluyorsak bürolarda ofislerde torpille… Binlerce insan çalışır gibi duran işsizlerdir. Binlerce gencimiz iş bulmak için memur olmak için devlet kapısında beklerken tarım da, sanayi de hayvancılık da öldü. İşte bu da bu ülkeye, bu insanlara yapılan en büyük kötülüklerden biridir.
Bu ülke bu insanlar çok ileride olmaya layıktır. Eğitim çok geliştirilmeli, eğitilen insanlar gerekli uygun yerlerde çalışmalı. Bu toprakların bir karışı boş kalmamalı. Salt para kazanmak için değil insanı yaşatmak, insanı mutlu etmek için önlemler alınmalı. Bu ülke, bu insanlara daha fazla kötülük yapılmamalı. Bu ülke en kalkınmış ülke, bu ulus en mutlu, en sağlıklı ulus olmalı. Yeter artık yeter.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rasim Efendioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?