YEŞİL MADENCİLİK: İNSANA VE DOĞAYA SAYGI

Madenlerde meydana gelen kaza haberleri artık ülkemizde sıkça duyulmaya başladı. Son olarak, Erzincan'ın İliç ilçesinde üretim yapan Çöpler altın madeninin yığın işletmesinde oluşan kayma sonucunda dokuz madenci  akan yığının altında kalmıştır.  Aileleri büyük bir umutla madencilerin kurtarılmasını beklemektedir. Umarız yeni mucizeler yaşanır ve madencilerimiz kurtulur.

Madencilik, modern toplumumuza yön veren hammaddeleri sağlayan, küresel ekonominin kritik bir sektörüdür. Ancak geleneksel uygulamalarla yapılan madencilik uygulamaları çevre çevreye zarar verdiği gibi, su kaynaklarının tükenmesine, iklim değişikliğine katkıda bulunabilir. Peki, uygarlığımızın devamı için gerekli madencilik doğaya minimum zarar vererek yapılamaz mı?  

Yeşil madencilik, minerallerin, metallerin ve fosil yakıtların çıkarılması, işlenmesi ve dağıtılması için çevresel açıdan sürdürülebilir bir yöntemdir. Yeşil madenciliğin amacı, operasyonların çevresel etkilerini azaltmak ve gelecek nesiller için kaynakları korumaktır. Atıkları en aza indiren, enerji tüketimini azaltan, su kullanımını azaltan ve yeniden ağaçlandırmayı teşvik eden uygulamaların benimsenmesini içerir. Bu uygulamalar sadece çevreyi korumakla kalmaz, aynı zamanda endüstrinin daha uygun maliyetli ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına da yardımcı olur.

Bugün endüstrinin karşı karşıya olduğu en önemli zorluklardan biri iklim değişikliğidir. Geleneksel uygulamalar, küresel sıcaklık artışına neden olan sera gazı emisyonlarına önemli ölçüde katkıda bulunuyor. Yeşil madencilik, enerji tasarruflu ekipmanlar, yenilenebilir enerji kaynakları ve karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi önlemleri uygulayarak bu emisyonları azaltmayı amaçlamaktadır. Yeşil madencilik, enerji tüketimini azaltarak işletme maliyetlerini düşürebilir, rekabet gücünü artırabilir ve iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer kritik sorun ise su kıtlığıdır. Geleneksel uygulamalar büyük miktarlarda su tüketebilir ve bu da yerel su kaynaklarının tükenmesine yol açabilir. Yeşil uygulamalar, suyun geri dönüştürülmesi ve yeniden kullanılması ve daha verimli su arıtma sistemlerinin kullanılması yoluyla su kullanımını en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Su kullanımını azaltarak bu değerli kaynağın korunmasına, su kıtlığı riskinin azaltılmasına ve yerel toplulukların suya erişiminin iyileştirilmesine yardımcı olabilir.

Yeşil madencilik ayrıca atığı en aza indirmeyi ve atıkların sorumlu bir şekilde bertaraf edilmesini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Geleneksel uygulamalar, atıklar da dahil olmak üzere, toksik ve çevreye zararlı olabilecek büyük miktarlarda atık üretebilir. Bu uygulamalar, atıkların azaltılmasını ve atık barajlarının kullanımı ve atık malzemelerin yeniden kullanımı gibi çevreye duyarlı atık yönetimi tekniklerinin kullanımını teşvik etmektedir. Yeşil madencilik, atıkları azaltarak kaynakların korunmasına ve operasyonların çevresel etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Yeşil madenciliğin bir diğer önemli yönü yeniden ağaçlandırmadır. Geleneksel uygulamalar, yerel ekosistemler ve yaban hayatı üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabilecek geniş orman alanlarının yok olmasına neden olabilir. Yeşil madencilik uygulamaları, yeniden ağaçlandırmayı ve bozulmuş peyzajların restorasyonunu teşvik etmeyi, çevresel etkinin azaltılmasına ve yerel çevrenin sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Sonuç olarak yeşil madencilik uygulamaları, hem çevreye hem de endüstriye faydalar sunan sürdürülebilir maden çıkarımına yönelik bir yoldur. Yeşil madencilik, operasyonların çevresel etkilerini azaltarak, kaynakları koruyarak ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik ederek daha sürdürülebilir bir gelecek yaratılmasına yardımcı olabilir. Dünya geleneksel uygulamaların olumsuz etkilerinin daha fazla farkına vardıkça, yeşil madencilik sektörün geleceğinde giderek daha önemli bir rol oynamaya hazırlanıyor. Özellikle dünya çapında faaliyet gösteren çok uluslu dev şirketlerin gelecek değişiklikleri öğrenmesi ve bunlara uyum sağlaması gerekmektedir. Dünyamız tek bir ekosistemdir. Dünyanın bir tarafında yeşil madencilik yapılırken, diğer kısımlarda geleneksel yöntemlerin devam ettirilmesi orta-uzun vadede dünya eko sistemini yine olumsuz olarak etkileyecektir. Bu bilinçle madencilik uygulamaları ile ilgili kuralların, tıpkı sivil havacılıkta olduğu gibi tüm dünyada tek olması ve katı bir şekilde uygulanması zorunluluktur(Prof.Dr.Cüneyt Şen).

Güzel günler dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semi Hamzaçebi

# dünya

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?