18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

Her dinlediğimizde tüylerimizi diken diken yapan, Kastamonu yöresine aittir o türkü:
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!
…….
Çanakkale Zaferinin 109. yıl dönümü kutluyoruz. Tam sayısı kesin olarak bilinmese de on binlerce vatan evladı Çanakkale’de şahadet mertebesine ulaşmış, on binlercesi yaralanmıştır. Yirminci yüz yılın başında emperyalist dünya güçlerinin ilk ve kesin yenilgisidir, Çanakkale. Bu zafer ki kurtarıcı lider çıkartmış, sonrasında o lider halkını da arkasına alarak Milli Mücadele’yi başlatmıştır.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Kuzey Afrika ve Balkanlarda yaşanan savaşlar Osmanlı Ordusunda büyük kayıplara yol açmıştı. Halk savaşlardan yılmış, ordu nitelikli asker bulmakta zorlanmaktaydı. 1315 (1897) doğumlular, “Hey onbeşli onbeşli”ler askere alınmıştı. Tokat türküsündeki o “onbeşliler’in” tamamı şehit olmuştur, Çanakkale’de.
Sıra artık Sultaniye (lise) öğrencilerine kadar gelmişti. Çanakkale Savaşlarına Galatasaray, İstanbul Erkek, Kabataş Erkek, Vefa, Ankara, İzmir Erkek, Aydın, Erzurum, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Konya, Adana, Kastamonu Abdurrahman Paşa, Trabzon, Yozgat, Kayseri ve Sivas Liseleri ile İstanbul, Balıkesir Öğretmen Okulu ve İstanbul Darülfünün öğrencileri ve öğretmenleri de katılmıştır. Ulu Önder Atatürk “Biz Çanakkale'de bir Darülfünün (üniversite) gömdük” demiştir. Çanakkale’de hezimete uğrayan İngiliz generali Oglander ise şu tespiti yapmıştır: “Çekildik... Çanakkale’yi geçemedik ama Türk milletinin genç neslini, eğitimli neslini, çiçeğini yok ettik. Dolayısıyla geleceğini yok ettik. Bellerini zor doğrulturlar”!
On binlerce okumuş insanımızın şehit olduğu Çanakkale Savaşı, tarih sahnesinden silinmek istenen bizler Türkler için bir dönüm noktası olmuş, yeni bir başlangıcın meşalesini yakmıştır.
Çanakkale Savaşının bilinenleri yanında birçok bilinmeyeni de vardır. Savaş tarihinde ilk defa Çanakkale savaşlarında, hepsi aynı anda olmak üzere, havada uçaklarla, denizde savaş gemileri ile karada top tüfek ve süngülerle, denizlerin altında denizaltı gemileri ile yoğun çarpışmalar olmuştur. Fakat aynı zamanda gözden kaçan bir savaş alanı daha vardır ki oda yerin altında devam etmiştir; Lağım Savaşları…
Çanakkale'de lağım savaşı başladığında iki tarafın da istihkâm sınıflan yeterli olamamış, müttefikler Galler ve İskoçya'daki madenlerden, Türk tarafı da Ereğli’de bulunan ocaklardan usta ve işçiler getirterek bu mücadeleyi sürdürmüşlerdir. İki taraf da sürekli olarak tünel sistemleri kurarak birbirlerinin mevzilerine saldırılar düzenlemişler ve bu tünellerde görev alan madenci ve askerler inanılması güç koşullarda toprak altında karşılaşarak kazma, kürek ve hafif silahlarla göğüs göğüse vuruşmuşlardır. Bir anlamda Çanakkale'deki bu çok özel savaş Gallerli ve İskoçyalı madencilerle Ereğlili madencilerin savaşıdır.
Lağım faaliyetleri savaşın sonuna dek sürdü. Gallerli, İskoçyalı ve Ereğlili madenciler yüzlerce tünel kazdılar. Onların bu havasız loş ışıklı ortamda sürdürdükleri özel savaşları, toprağın altında kanlı bir biçimde devam etti. Madencilerin yeraltında yaşadığı trajik öykülerin yüzlercesi belki de hiçbir zaman bilinemeyecektir.
Aslında Çanakkale Savaşlarını en güzel anlatan şiirinde Mehmet Akif ERSOY lağım savaşlarını tasvir etmiştir. İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde“Lağım Savaşları” diye tarihe geçmesi gereken mücadele şöyle hayat bulmuştur:
“Yerin altında cehennem gibi binlerce lağım.
Atılan her lağımın yaktığı, yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer.”
18 Mart Çanakkale Savaşı ve Şehitler Günü münasebeti ile bu vatan tüm şehitlerine ve gazilerine ilelebet minnetkardır. Bugün yaşadığımız özgürlük meşalesini Çanakkale’de yakan “onbeşliler’i”, lise ve üniversite öğrencilerini unutmayacağız.
Ayrıca, 1923’de kurulduğundan bugüne içerden ve dışarıdan devletimize karşı yapılan saldırıları göğüslerken şehit ve gazi olan asker, polis ve sivillerimizi rahmetle anıyoruz, ruhları şad olsun(Prof.Dr:Cüneyt Şen).
(Yazının ilk kısmında Dr. Sakin Öner’in, lağım savaşları kısmında ise Gürdal Özçakır’ın yazılarından alıntılar yapılmıştır).
Güzel günler dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semi Hamzaçebi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?