Bu yol ve yöntemlerle eğitim sorunları çözülmez

 Eğitim sistemimiz başarısız ve çok önemli sorunlar var. Bu gerçeği herkes kabulleniyor. Kabulleniyor da çözüm yok. Çünkü sorunu çözmesi gerekenler sorunu çözmeye çalışmıyor. Bu sorunu çözebilecek, bu sistemi başarıya ulaştırabilecek güçler çözmeye çalışmıyor çünkü onlara soran yok, onlara yetki veren yok. Hiç ilgisi olmayanlar, soruna en uzak olanlar ve sorunu çözemeyecek güçlere yetki veriliyor.

Kimdir bunlar, kimler çözmeye çalışıyor. Eğitim bir bilim işi. Eğitimde bir sorun varsa, başarısızlık varsa bunu ancak bilim çözer, bilim insanları çözer. Kim çözmeye çalışıyor, yetki kimlerde? Politikacılarda... Evet politika devlet yönetme işi. Çok ciddi ve önemli bir iş de ne acıdır ki politikaya popülizm yani halkı kandırma halkı kendi amacı doğrultusunda yönlendirme var. Böyle olunca iş bilimsellikten uzaklaşıyor. Biri geliyor başka bir yol ve yöntem uyguluyor başkası geliyor başka bir yol ve yöntem. Böyle olunca sorun çıkmaza giriyor başarısızlık ortaya çıkıyor.

Gelişmiş ülkelere bir bakın eğitimle kim uğraşıyor. Bir başarısızlık varsa sorun nerde aranıyor, çözüm nerde aranıyor. Eğitim sorunları parlamentoda mı tartışılıyor yoksa eğitim kurumlarında mı? Birinci elde söz hakkı eğitimcilerde. Çünkü onlar işin başında ve içinde. Başarısızlık nerde, başarıya nasıl ulaşılır. Eğitim sistemimiz başarısız. Çok önemli sorunlar var.

NASIL ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORLAR

Bu günlerde gündemde bir eğitim konusu var. Bazı derslerin içeriği değişiyor, müfredat değişiyor. Kim değiştiriyor? Bakanlıkta politikacıların emrindeki kişiler… Uzmanlar diyemiyorum. Çünkü uzmanlar değil. Oysa ülkemizde yüzü aşan üniversite var. Hemen her üniversitenin Eğitim Fakülteleri var. Onların söz hakkı var mı? Gerçi bu kurumlar çok bilimsel mi çalışıyor yoksa onlar da politikacıların emrinde mi? Konu ile biraz ilgilenenler bilir. Eğitim yılında tatillerden, not vermeye, derslerin işlenişine politikacılar karar veriyor.

Müfredat değişecek derslerin içeriği sadeleştirilecek. Nereye göre niçin. 12 Eylül darbesini anımsayanlar bilir. Bir çok dersin içeriği değiştirilmişti. Kim değiştiriyordu. Kim değiştirecek, egemen olanlar... Tarih dersinde çok gereksiz fazla bilgi var ve Milli değil dendi içerik sadeleştirildi. Orta öğretimde Tarih ‘Milli Tarih’ oldu. Coğrafyada çok gereksiz bilgi var dendi, “Milli Coğrafya’ oldu. Ne tarih kaldı ne coğrafya. Tarih de coğrafya da bilimdir. Dünya tarihi, insanlık tarihi okunur öyle çok basit bir tarih kitabı ile tarih öğretilmez. Coğrafya da bilimdir o da öyle çok dar bir içerikle verilmez. O dönemde birçok dersin içeriği değişti ve başarısızlığın bir nedeni de bu oldu. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adı ile bir ders oldu. Gerçi bu içerikte bazı güzel yanlar da oldu. Ancak bu yoldan da bu ders verilmez. Amaçlar bilimsel yollarla bulunmalı. Bu yollarla sorunları çözmek yerine daha da karışıyor, daha büyük sorunlar ortaya çıkıyor.

ÖNCE EĞİTİM NEDİR

Bu soruya yanıt verelim. Eğitim salt bilgi edinmek değildir. Bilgi edinmek eğitimin sadece bir koludur. Bilgi yolu ile eğitim olur. Ancak salt bilgi ile eğitim olmaz. Eğitim yaşamayı öğrenmektir. Kolay güzel, başarılı ve mutlu yaşamak. Bunun için elbette bilgi gereklidir. Ancak bilgi kullanılmıyorsa, kullanılamıyorsa bir işe yaramaz. Toplumda örneklerini çok görüyoruz. Çok bilgili insanlar var ancak eğilmiş, değildir. Çünkü kazanılan bilgi ile yaşanmıyor, bilgi kullanılmıyor. Bu bilgi sadece beyne bir yüktür. Bir aracımız var ne işe yaradığını bilmezsiniz bu bilgi ne işe yarar.

Evet bilgi gerekli ancak bilgi kullanılacak. Hangi derse olursa olsun edinilen bilgiler kazanılan bilgiler kullanılırsa eğitim olur. Okur, dinler, öğrenir. Ancak konuşamaz, dinleyemez, anlaşamaz, düşünemez, düşündüğünü yaşayamaz. İşte eğitim yok. Bizim sorunumuz bu. Öyle derslerin içeriğini sık sık değiştirerek beğenmediğimiz bilgileri çıkararak eğitim olmaz . Eğitim; neyi düşüneceğini değil nasıl düşüneceğini öğretmeli… Böyle olunca eğitilen kişiyi neyi öğreneceğini nasıl öğreneceğini, niçin öğreneceğini anlar, eğitilir.

CANLI ÖRNEK ÜZERİNDEN KONUŞALIM

Öğretmenlik bana göre çok önemli bir meslek. 24 yıl büyük bir aşkla bu mesleği icra ettim. Tam istediğimce başarılı oldum diyemiyorum. Çok güzel anılar çok güzel izlenimlerim var. Ah keşke, dediğim de oldu. Meslek hayatımda birlikte olduğum çok değerli öğrencilerim oldu. Onları eğittim diyemiyorum. Ancak birlikte eğitildik. Eğittirebildik diyebilirim. O yıllardan unutamadığım sağ olsun unutmayan öğrencilerim var. Çok önemli görevlere gelenler, çok başarı ile görevlerini sürdürenler var.

Bir öğrencim şimdi öğretmen. Çok başarılı bir öğretmen. Yıllardır başarı ile öğretmenlik yapıyor. Sınıfında ziyaret ediyorum, çalışmalarını izliyorum. Geçenlerde yine sınıfında ziyaret ettim. Çok mutlu oldum. Mesleğini severek icra eden bir öğretmen. Öğrencim olarak da onur duyuyorum. Sınıfına konuk oldum çocuklarla tanıştık. Öyle güzel oldu ki öyle ilginç sorular sordu öğrenciler. Hayran olmamak elde değil.

Songül öğretmen Of’ta merkezde bir ilköğretim okulunda öğretmen. Benim ziyaretim elbette bir denetim değil, örnek başarılı bir öğretmeni ve sınıfını ziyaret. Ne öğretiyor, hangi bilgileri edindi öğrenciler, buna bakmıyoruz. Öğrenciler yaşamayı öğreniyor ileriki sınıflarda nasıl eğitilecek ne isteyecek ne olacak. Ona karar veriyorlar. İstediklerini sevdiklerini okuyorlar. Fabrikaları atölyeleri ziyaret ediyorlar, işyerlerini geziyorlar. Kaymakamlığa gidiyor, matbaaya gidiyor yaşamı öğreniyorlar. İşte eğitimden bunu bekliyoruz.

Sözlü ve yazılı anlatımı gelişecek, okuyacak anlayacak anlatacak. Sizin istediğinizi okumayacak kendisi ilgi duyduğu ve sevdiğini okuyacak. Okuduğunu dinlediğini anlayacak anlatacak. Böylece düşünen anlayan ve düşünce üretebilen bilimde sanatta her alanda başarılı olan insanlar… İşte eğitilmiş insan bu.

ÖĞRETMEN KİMDİR

Öğretmen yürüyen kütüphane değil. Öğretmen bilgi hamalı değil. Öğretmen rehberdir öğrencisinin elinden tutan ona güçlükleri aşmasını öğreten bir rehberdir. Öğretmen öğrencisinin dostudur ve o öğrenci öğretmeninin dostudur, yaşamı boyunca bu dostluk kopmaz kopmamalı.

Eğitim fakülteleri lütfen yeniden dizayn edilsin. Bilgiye nasıl ulaşılır insan nasıl insan edilir bu kurumlar bunu araştırılmalı. Öğretmen konuşması ile kılık kıyafeti ile davranışı ile ahlakı ile öğretmen olmalı. Aslında öğretmen değil eğitmen olmalı. Yetkililer ilgililer başka yerlerde çözüm aramayın . Çözüm sınıfta, öğretmen odasında eğittim fakültelerinde. Evet bakın başka ülkeleri de inceleyin dünya eğitim sistemini. güzel örnekleri alın.

Eğitimdeki başarısızlık giderilmeli, başarı sağlanmalı, sorunlar çözülmeli. En önemli kaynağımız insan kaynağıdır, bu kaynak heba edilmesin insanımız harcanmasın bunun yolu da eğitim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rasim Efendioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?