Yeni bir anayasaya İhtiyacımız yok, ancak...

 Önceki yazılarımdan birinde, dünyada bizim gibi sık sık anayasa değiştiren, anayasa söylemini gündemde tutan başka bir ülke var mı, demiştim. Yok diyemedim de çok iyi bir araştırma yapamadığımdandır. Batıda , gelişmiş ülkelerin böyle bir sorunu yok. Çok kısa anayasaları var ve yüzyıllardır hiç değişmemiş. Güncellenmeye de gerek görülmemiş. Çünkü onlara göre anayasa çok saygın bir yasa ve adeta kutsal bir yasa. Bizde böyle değil. Güçlü ve egemen olan çevreler için anayasanın bir önemi yok, güçsüz kesimler anayasayı ihlal suçlaması ile en ağır cezaya çarptırılır hatta sehpada can verenler bile var ihlal etti diye.

Evet Anayasa devlet için çok önemli. Anayasaya halkın tamamı sahip çıkmalı da çok saygın bir yerde tutmalı. Tüm yasalar da buna uygun olmalı. Devletin tüm yürütmesi de buna uymalı.

Bu günlerde yine anayasa tartışmaları yapılıyor. Her fırsatta anayasa gündemde. Salt anayasa değil anayasaya uyumu denetleyen en yüce mahkeme ki bu aynı zamanda Yüce Divan’dır, en ağır hakaretler yapılıyor kapatılması isteniyor. Bunu bir gençlik grubu yapsa bir mitingde dile gelse büyük suç olur da yürütmenin her organı bunu rahat yapar. Son anayasanın daha mürekkebi kurumadan o zamanki cumhurbaşkanı “Bir kez anayasayı delmekle bir şey olmaz” demişti. Bu açık suç olduğu halde gülüp geçilmişti.

Seçimlerden önce bu tartışma başladı. Yarı buçuk kaldı şimdi seçimden sonra tekrar ısıtılacak bu günlerde gündeme geliyor. Yürütmenin sık sık anayasayı değişmekten söz etmesi anayasaya uygun mu?

YÜRÜRLÜKTEKİ ANAYASAMIZIN KUSURU NE?

Bu konuda düşünce yürütme hakkımız yok, yurttaş olarak. Ancak biz bu ülkenin yurttaşı mıyız, biz de bu anayasaya ve yasalara uymak zorunda mıyız? Elbette zorundayız, bunu sormak da suç olur.

Şu anda yürürlükte olan anayasanın kaburgası 12 Eylül’de çatıldı. 12 Eylül bir darbeydi, demokrasi dışı bir hareketti. Yürürlükteki anayasa değiştirilecekti. Bir komisyon oluşturuldu adeta kurucu meclis gibi. Değişik düşünce kesimlerinden temsilciler alındı bir taslak hazırlandı. Hedef 61 Anayasası idi. 61 Anayasası darbe yasası idi, ülkeye ve devlete çok bol gelmişti çok demokratikti. “Bunu kısalım, çok demokratik yanlarını kısalım” dendi. Halk oyuna sunuldu çok büyük bir oyla kabul edildi. Tabi darbe dönemi olduğu için bu oylama çok demokratik kabul edilmedi haklı olarak. Çok büyük baskı ve yıldırma ile bu sonucun alındığına inanmıyorum. Bu oylamada ben de bir köyde sandık başkanı idim. Hiçbir baskı duymadığım halde çok yüksek oy alınmıştı. Sanıyorum ülke çapında da böyle oldu. Neyse darbe anayasası diyelim.

Bu anayasa ile ülke yönetilirken 40 yılı aşkın bir süre demokratik yoldan iktidara gelen hükümetler anayasanın belirttiği yol ve yöntemlerle şikayetçi olunan maddeler değiştirildi. Hem de çok geniş bir katılımla. Anayasanın tartışmalı olan maddeleri değişti.

Bu anayasada halkın da anlamayabileceği çok antidemokratik maddeler kalmadı. Ancak biz alışmışız ya, anayasa tartışmaya yinede tartışıldı. Zaman zaman değiştirildi. Anayasa halkın büyük çoğunluğunca kabul edilen bir yasadır dedik ya. Ancak son yıllarda anayasada bazı değişiklikler yapıldı. Ret-Kabul arasında çok az bir farkla değişiklik yapıldı. İşte bu tür değişiklikler anayasanın ruhuna uymaz. Basit bir yasa bile öyle kıl payı bir farkla kabul edilmemeli. Belki yüzde doksan çok büyük bir oran da hiç değilse yüzde seksen olmalı kabul.

Şimdi bu anayasa değiştirilmek isteniyor. Neden, neresini ya da nerelerini değiştirmek istiyor musunuz diye sormak istiyorum bir yurttaş olarak. Siz anlamazsınız mı denecek. Ben bu ülkenin yurttaşıyım, benim de oy hakkım var. “Efendim bu darbe anayasasıdır, o nedenle değişmeli”… Peki yeni yapacağınız anayasa öyle yüzde kırkdokuzdan yüzde elliye kabul edilirse bu anayasaya ne denecek. Kimin anayasası denecek. Şayet bir başka iktidar gelse bu anayasayı kabul edecek mi? Elbette kabul edecek diyeceksiniz de mevcut anayasa yürürlükte olan anayasa ona, “Uymuyorum, değiştirmek istiyorum” diyene ne oluyor?

Ey ahali ey halkım ve ey şanlı ulusum, “Halk içinde muteber bir nesne yoktur devlet gibi” demiş bir ünlü padişahımız. Devlet de anayasadır, yasalardır. Anayasa ile yasalarla oynanmaz.

Yürürlükteki anayasanın kusurları nelerdir, anlayan anlatan var mı? Yarın bu kitapçık çıkacak… “Ey ahali bunu kabul edin” denecek. Bizimde anlamak hakkımız yok mu? Biz de anlamak zorunda değil miyiz?

ANAYASA NASIL HAZIRLANIR

Anayasada değişiklik nasıl yapılır bunu anayasa belirtmiş. Ancak yeni anayasa nasıl yapılır bunu belirtmemiş. Çünkü toptan yeni anayasa ancak darbelerle olur. Anayasa darbe ile olsa bile devletin temel nizamları dokunulmazdır. Yeni anayasa taslağını kimler hazırlayacak, nasıl hazırlayacak? Yoksa sivil bir darbe mi söz konusu. Darbe sivil de olsa askeri de olsa anti demokratik bir harekettir demokrasiye uymaz. Oysa anayasamız devletimizin temel yasasıdır adeta kutsal bir yasadır. Güvencemiz odur. Bu yol ve yöntemle hazırlanan anayasa bu saygınlığa kavuşabilir mi?

Sürekli seçim, sürekli oylama artık halkı bıktırıyor, güveni sarsıyor. Halk devlete güvenmek ve saygı duymak zorundadır. Hükümetler gelip geçicidir devlet kalıcıdır. Hükümetler bir seçim dönemi yaşar, devlet, ulus yaşadıkça yaşar. Devlet ANADIR devlet BABADIR. Halk devletini ana gibi, baba gibi bilir ona güvenir, güvenmek zorundadır. Devletin başındaki de dibindeki de devletin bir organı olarak halka güven vermek zorunda. Benim başkanım, benim bakanım, benim valim, benim kaymakamım diyebilmeli. Hükümet üyeleri de devlet ahlakına uymalı.

YENİ ANAYASAYA DEĞİL, ANCAK

Cümleyi tamamlayalım. Devleti yürüten yürütme organı devleti yürütürken kırıp dökmeden devletin saygınlığına uygun yönetmeli. Hükümetler başta anayasaya olmak üzere yasaları uymak zorundadır. Devlet adaletle yönetilmeli eşitlik ilkesine mutlaka uymalı. Yasalar adalet ilkelerine uygun hazırlanmalı ve devlet adil olmalı . Adil olmayan devlet yıkılır. Yasalar karşısında halk eşit olmalı. Hükümetler adaletle yönetirken elbette adalet kurumlarını adil işletmeli adaleti uygulayan yargıçlar da bağımsız olmalı halka güven vermeli. Elbette partiler demokrasinin vazgeçilmez öğeleridir de sadece birer seçenek sunar halka. Halkı bölmek, kamplaştırmak için değil. Birleştirmek ve değişik seçenekler sunmak için olmalı.

Bırakalım anayasa tartışmalarını demokrasiye dönelim devleti adil biçimde yöneten hükümetler devlete güvenen halk olmalı. Devlet dairesine girdiği zaman bizim parti sizin parti denmemeli. Ey ahali böyle bir devlet, böyle bir yönetim isteyin. Anayasaya uyulmadıkça, yasalara uyulmadıkça ne denli değişirse değişsin bir şey değişmez.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rasim Efendioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?
Tüm anketler