Şiir Ekspresi - Sayı: 890

KISA ÖYKÜLER – 14

Tahta Anahtarlık

Yeni yılı karşılayacağımız günlerde yeni bir yaşıma daha girecektim. Dostlarımdan birçok yeni yaş ve yıl kutlamaları aldım haliyle. Hepsi ayrı ayrı mutlu etti, ama aralarında bir tanesi vardı ki taa seksenli yıllara geri taşıdı, duygulandırdı beni.

Öğretmenliğe yeni başladığım yıllarda Tunceli – Ovacık Mareşal Fevzi Çakmak Lisesi’nde ilköğretim öğrencilerimden biri olan Şenay Sarar şöyle diyordu iletisinde:

Bir gün bir hediye alır çocuk, üstünde adının yazdığı tahta bir anahtarlık; çok sırandan gelebilir daha önce hediye almış birine ama ya ilkse; asla unutmaz o anı hiç bir çocuk... İyiki doğdunuz, yeni yaşınız doğum gününüz kutlu olsun öğretmenim.”

Sonraki iletisinde ise:

“İlk kez hediye almıştım, hem de sevdiğim bir öğretmenimden. Alışıla gelmiş bir şey değildir tabi öğretmenin öğrencilerine hediye vermesi, çok onurlandım, mutluluğumu tarif edemem. Bana ve galiba Songül Dizi ve Songül Tüzen için de aynı hediyeden almıştınız… Ovacık’ta efsaneleşmiş öğretmenler vardır, yıllar geçse de onlarla okuma şansını yakalayamamış çocuklar bile onları tanırlar. Ne güzel şeydir iyi hatırlanmak. Anılarımızda güzel izler bıraktığınız için teşekkürler.” diyordu.

Bir insanın anılarına böyle güzel izler bırakmak ve bununla yıllar sonra karşılaşmak mutlulukların en güzellerinden biri sanırım. Sevgiler, büyüyen küçük kardelenler.

                                                                               Mehmet KUVVET

 

 

Dijital Cehennem & Guillaume Pitron

( Bir Like’ın Ucuna Yolculuk )

“İnanılmaz bir soruşturma.” -France Inter

“Dönüm noktası niteliğinde bir kitap.” -Le Figaro

“Kablolu dünyanın maddi etkileri, ekonomik ve jeopolitik meseleleri hakkında gözlerimizi açan, gerilim filmi gibi sürükleyici bir araştırma.” -L’ADN

“Guillaume Pitron, internetin sözde gayri maddiliğinin, teknoloji simsarlarının en tehlikeli masallarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Dijital dünya bizi kapitalizmin yıkıcı eğilimlerinden kurtarmak bir yana, bu eğilimleri daha da yoğunlaştırıyor; teknoloji şirketleri çevre üzerindeki etkilerine aldırmaksızın katlanarak hızlanan, plansız bir büyümeye kendilerini adamış durumdalar. Çoktan berbat hale getirdiğimiz analog dünyamızdan dijital bir alternatife kaçamayacağımızı ikna edici bir şekilde gösteren bir kitap. Sorunlarımız maddi ve maddi çözümler gerektiriyor.” -Jeff Sparrow, The Saturday Paper

Ünlü bir gazeteci ve program yapımcısı olan Pitron iki yıl boyunca dört kıtada sürdürdüğü titiz araştırmasıyla dijital dünya serabının ardındaki karanlık gerçeği, sadece adı sanal olan bir teknolojinin anatomisini gözler önüne seriyor. İletişim kurmak, çalışmak ve tüketmek için kullandığımız dijital teknolojinin sandığımızdan çok daha somut olduğunu ve önümüzdeki on yıllarda dünyanın biyofizik sınırlarının aşılmasında başrolü oynayacağını öne sürüyor.

“Ekolojik ayak izinin en iyi şekilde küçültülmesini sağlayan araç olarak göklere çıkartılan dijital yaşam tarzı, küresel ısınmaya en büyük katkıda bulunan ve en kalıcı damgayı vuran malzemeleri oburca tüketmektedir. (Tanıtım Bülteninden)

 

 SÖYLEME BİLMESİNLER & Şermin YAŞAR

Televizyon Samime Sanay’ın “Söyleme bilmesinler…” şarkısını söylesin. Nurten, eşlik etsin. Masanın altından ayakların ayaklarıma değsin. Başını omzuma yasla. Hala birkaç sırrımız var. Yalansız.

Kâzım ve Mürüvvet çiftinin 3 erkek çocuğu ve 3 gelinleri vardır. Her perşembe akşamı bir evde toplanıp yemek yemeği gelenek haline getirmişlerdir. ‘’Sırların açığa çıkma huyu vardır’’

Emin, öğretmendir. Okul arkadaşı Çiğdem’le evlenme hayal ederken annesi kendi köyünden Hülya ile evlendirir. Hülya sır saklamayı bilen mutsuz somurtkan bir kadındır. Kayınpederinin güven ve sevgisini kazanmıştır. Bir kızları vardır.

Emin, gençlik aşkı Çiğdem’le mektuplaşmaktadır. Çiğdem, Emin evlendikten sonra evlenip ayrılmış gününü gün eden bir kadın olmuştur. Görüşmeseler de mektuplaşmaları devam etmektedir. Emin, mektupları saklamaktadır. Emekli olunca adres için emlakçı dükkânı açsa da Hülya Mektuplarını okumuştur. Mutlu değillerdir. Camiye gidiyorum deyip arada okey oynamaya giden Emin mektuplarını saklamaya devam etsin.

Ethem, Nalbur dükkânı vardır. İyi kazanmaktadır. Annesi onu biraz topal ve çok dindar olan Nurten’le evlendirmiş olup kız ve erkek 2 çocukları vardır. Nurten’in babası huysuz, işsiz gaddar bir adamdır. Kızını dövüp ayağını sakat bırakmış. Doktora götürmeyip Ağabeyi Rıfat Hoca’nın okumasıyla iyileşeceğini söyleyip çocuğun sakat büyümesine sebep olmuştur. Mürüvvet Hanım, Rıfat Hocaya okutmalara giderken kızı beğenmiş oğluna almıştır.

Ekrem, okul arkadaşı Gizemle kaçarak evlenip kayınpederinin evine içgüveyi olarak yerleşip matbaalarını çalıştırmaktadır. Kaçarak evlenseler de karı koca olamamışlardır. Gizem kendisini kısarak birlikten korkmakta ağlamaktadır. Doktora da korkusundan gitmez. Ekrem, günü birlik birliktelikler yaşamaktadır. Hülya, onları çok güzel kara bir kızla arabada öpüşürken görse de kimseye söylemez.

Mürüvvet Hanım ölmüş, Kâzım Bey yaşlanmış ölmek istemektedir. Arada intihar için hap içme teşebbüslerini Hülya engellemektedir. Bir aile yemeğinde uyuklarken anlatılanlara kulak misafiri olur. Yanlış anlar. Hülya’nın kendi sırrını anlattığını sanıp olay çıkararak bağırır. Sırrını anlatır. Karısının 2.çocukları Ekrem’e hamile olduğu zaman kasabada bir lokantada çalıştığını, minibüs parası biriktirmek istediğini lokantanın bir bölümünde yatarken patronun kızıyla birlikte olup Ekrem’in doğduğunu, parayı patrona verdiğini, iki aylık bebeği hamile eşine getirip büyüttüklerini açıklar. Sırlar ortaya çıkmaya devam eder. O akşam baba hap intiharına devam edecektir. Hülya engellemez. İsteğine kavuşur.

Cenazeden dönerlerken Gizem eşi Ekrem’e ‘’baban kirli çıkıymış, ne sırları varmış’’ değince Ekrem de sen de yetimhaneden alınmış evlatlıksın. Annen-babanın çocukları olmamış seni yetimhaneden almışlar. Geri kalanını babandan öğrenirsin.

Ethem, Nurten’in eline tutar bu akşam hep gezelim. Yalansız. Hala birkaç sırrımız varsa da.

‘’Yeter bildiklerimiz be Ethem’’ der Nurten. Çok bilmek de iyi değil. “SÖYLEME BİLMESİNLER.”

                                             

                                                                                   Satır Arası Kitap Kulübü

 

 

DÜNYA ÇOCUK BAYRAMI

Bugün 23 Nisan

Biz çocukların bayramı,

Dünyada başka yoktur eşi,

Atam, sana borçluyuz her şeyi.

 

Kuşlar, masmavi gökyüzü,

Dağlar, denizler hepsi bizim,

Biz çocuklara senin armağanın,

Seni kalbimizde saklıyoruz Atam.

 

Dünya çocuklarıyla el ele tutuşalım,

Hep birlikte kutlayalım Bayramı,

Bütün çocuklar paylaşalım

Sevinçle süsleyelim her yanı.

 

Kutlu olsun herkese

Dünya Çocuk Bayramı.

        Tuna Çelik

      Okyanus Koleji / İNEGÖL

 

 

ZEBANİLER ŞARKILAR SÖYLÜYORLAR BAŞUCUMDA

mülteci bakışlarıma kundaklanmış özgürlüğümle
hayatın sonsuz karanlığı
ölümü besteliyor ensemde
rüzgârın kucağında tüm özlemlerim
şiddetin yaylımında
cinnetle kalakalmış bungun bir çehreyim
hükmü geçmiş bu zamanda
çiğ vakitlere ağlıyorum
nefesim
havaya sinmiş barut kokularına çekerken beni
vardığım yerde can derdindeyim
mayınlara basmış çıplak ayaklarımla
can parçam esmer bir çocuğun bedeni
duyduğum insan sesi değil
zebaniler şarkılar söylüyorlar başucumda
kim alıp götürebilir beni buralardan
gözleriyle kendi cesedine bakan
ben bu çağın tanığıyım
yalnız değilim
kış sürgünü dizelerimi okuyanlar
öfkesinden çığ düşürecek
dağlara sesleniyorlar


HEYBET AKDOĞAN
<![if !supportLineBreakNewLine]>
<![endif]>

 

 

ÖZLÜ SÖZLER

 

Ayakları olmayan adamı görünceye kadar ayakkabılarım diye ağladım.

                                                                                     İran Atasözü

 

Kimse minnettarlıkla borcunu ödeyemez, borç ancak başka bir yaşama katılan şefkatle ödenebilir.

                                                                           Anne Marrow Lindbergh

 

Eğitimsizlik, madendeki gümüş gibidir.

                                             Mark TWAIN

 

Bilgiye uyanmak uyanıklıktır.

                               Mevlâna

 

İki tavşan kovalayan kişi hiçbirini yakalayamaz. / Konfiçyus

(Layık olana odaklanın)

 

Huzurlu bir yaşam sürmeyeceksen, bırak meşguliyetlerin az olsun.

                                                                         Marcus Aurelius

Hiç yapılmaması gerekeni başarılı bir şekilde yapmaktan daha gereksiz bir şey yoktur.                                                                                                                                                        Peter DRUCKER

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Kuvvet

# dünya

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kuzey Ekspres Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kuzey Ekspres hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kuzey Ekspres editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kuzey Ekspres değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Trabzonspor'da bu sezon sergilenen kötü performansının sebebi kim?