Makamlar Ehli  Kişilerde Olmalı!

Zaman zaman kamuoyunda, bürokrasideki birçok görevlendirme ve atama tartışılır. Bu atamalar çoğu zaman, liyakat anlayışına dayandırılarak eleştiri konusu yapılır. Hatta, karşılığının ne olduğunu tam olarak bilmeseler dahi, kamu yönetimine ilişkin eleştiri getirmek isteyenlerin başvurduğu kavram “liyakat” kavramıdır. Kavram olarak vizyoner geldiği için olmalı ki, eleştiri sahiplerinin hepsi söylemlerinin altını bu kavramla doldurmaya çalışırlar.
Geçenlerde de benzer bir tartışmayı sosyal medyadan izledik. Bir belediyede, bir memura birden fazla müdürlük görevi verilmesi eleştiri konusu yapılmış, bazıları siyaseten, bazıları da altın yaldızlı kavram “liyakat” üzerinden eleştirilerini dile getirmişlerdir. Biz de bu tartışmaları hayretler içerisinde izledik. Zira, aklımıza “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimiyle, “dinime küfreden bari Müslüman olsa” söylemini getirdi bu tartışma. Çünkü, bahsettiğimiz eleştiriye karşı atak gösterenlerde, birden çok üst kurul üyeliklerini, yönetim kurulu üyeliklerini dile getirdiler.
Kanunen bir memurun birden çok kadroya vekalet etmesinin mümkün olduğunu, ancak bunun kanunen öngörülen istisnai durumlara münhasır olarak uygulanması gerektiğini ifade etmeliyiz.
Bir memura birden fazla kadro görevinin gördürülmesini hizmet gerekleri, kamudaki kariyer planlaması ve faaliyetlerin etkinliği gibi birçok açıdan değerlendirmek mümkün olabilir. 
Bakalım bu konuda Nizamülmülk ne diyor. “Padişahlar uyanık, vezirler akıllı olmalıdır. Her devirde iki meşguliyeti bir kişiye, bir meşguliyeti de iki kişiye asla buyurmazlardı; böylece işleri hep parlak ve düzenli idi. Çünkü, iki meşguliyeti bir adama buyurdukları zaman bu iki meşguliyetten biri daima bozuk ve kusurlu olur. Çünkü, eğer bir adam bu meşguliyette gereğince gayret gösterirse, bakımını ciddi olarak ele alırsa, öteki meşguliyette bozukluk ve kusur meydana gelir. Eğer öteki meşguliyette gereğince gayret ve ihtimam gösterirse, bu defa bu meşguliyette mutlaka kusur ve bozukluk meydana gelir. Baktığın zaman, iki meşguliyeti olan her kimsenin daima iki meşguliyeti de bozukluk içinde olurlar, O başarısızdır ve sorumlu bulunur. Amir daima üzülür. Keza, ne zaman ki, iki kişiye bir meşguliyet buyururlar, bu ona, o da buna atar. (Bunun neticesi olarak) o iş daima yapılmamışolur….”
Yusuf Has Hacib, “Tanrı bir kimseyi mesut etmek ve yükseltmek isterse, ona ehliyetli ve dürüst hizmetkârlar verir. Eğer yükselttiğini tekrar düşürmek isterse, ona gün göstermeyen hizmetkâr verir” derken esasında hükümdarın, devlet makamları için işinin ehli kişileri seçmesi gerektiğine vurgu yapar.
Liyakat ehli yerine, ehil olmayan zalim yöneticilerin sultan tarafından iş başına getirilmesinin yol açacağı sıkıntılarla ilgili bir kıssaya yer verilen Gülşen-i Muluk’ta ise “Adil bir padişahın ülkesinde göreve getirilen zalim idarecilerin ettiği zulümler neticesinde halkın, şahının zalim ancak idarecilerinin adil olduğu bir ülkeye olan göçleri konu edilerek” sultanın yakın çevresinin makam ehli olması gerektiğine işaret edilir. Bu kıssa, günümüzde gençlerimizin bir çoğunun Avrupa’da yaşamak istiyor olmasını düşündürttü değil mi?
Selçuklu’nun kudretli veziri Nizâmülmülk tarafından kaleme alınan Siyasetname’de Devlet yönetimine ve yöneticilerin hiyerarşik düzendeki tavır, davranış ve iş görme biçimlerine kadar bir çok hususu içeren bilgiler vardır ve bir başucu kitabıdır. Başucu kitabı ifadesinden şaşırmış olabilirsiniz. Çünkü, böyle bir eserin varlığından dahi haberdar olmayan yöneticilerin olduğuna eminiz.
Eserin önsözünde, bu kitabın her hükümdar ve devlet başkanı tarafından okunması gerektiği yazılmaktadır. Eserin, bugünkü yöneticilerimizin olmasa dahi Osmanlı Padişahlarından birçoğunun başucu kitabı haline geldiğini biliyoruz.
Atıfta bulunduğumuz bu bilgilerin üstüne fazla söze gerek yok diye düşünürüz. Denmesi gerekeni İmam Gazali özetle ve veciz bir şekilde söylemiş zaten: “Layık olmadan makam sahibi olanlar, astlarını ısırıp üstlerine kuyruk sallarlar.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum