03.12.2021, 10:13

Malayani: Tehlikeli Bir Virüs

            İnsan, ömrünün kısalığına rağmen lüzumlu vazifeleri epeyce fazla olan bir varlıktır. Fani dünyada ölümlü misafir bu canlının hayatı son bulduğunda geride bıraktığı her şey yalnızca kabrin eşiğine kadar kendisine refakatte bulunacaktır. O halde insan, mezardan öte zatına eşlik edecek kalıcı yoldaşlar edinmekle muvazzaftır. Böylece ahiretini dünyaya feda etmeyecek, sınırlı ömrü için ahiretini satmayacaktır…

            Ebedi hayatın ziyanına sebebiyet veren ana etmenlerin belki en başında malayani işlerle ömrü telef etmek gelir. “Din, dünya ve ahiret namına fayda sağlamayan gereksiz söz ve davranışlar” anlamına gelen malayani, insanoğlunun benliğine sirayet etmiş virüslerden sadece biridir. Bu tehlikenin kaynağını birçok farklı mikrop meydana getirir. Sözgelimi nice kolaylığı sağlamasıyla birlikte zaman sermayesini kemiren, bununla yetinmeyerek pek çok faydasız ve gayesiz meşguliyeti gerekliymiş gibi takdim eden teknoloji bunlardan sadece biridir…

Okuduğunuz yazının yazarı nazarında teknolojiye, “faydalı-faydasız” ismi verilebilir. Bu isimlendirmede teknoloji, yeri geldiğinde “faydalı” fakat yersizce kullanıldığında “faydasız” olduğundan bu adlandırmayı hak etmektedir. İşte bu “faydalı-faydasız” tarafından sunulan sosyal medya, yersiz kullanımlar yüzünden her bir dakikası biricik saatlerimizi gasp etmiş, alıp gitmiştir. Tanıdık-tanımadık nice insanın paylaşımları önemsenip her an takip edilirken aile fertlerinin dahi ziyaretleri ötelenmiş, hısım akrabaların, dost arkadaşların halleri sorulmaz hale gelmiştir. Üstelik (bu da) yetmezmiş gibi var olan samimiyetler sunileşmiş, muhabbetler sathileşmiştir. Günün yaklaşık üçte biri internet ortamında geçirilirken vakit bulunamadığından bahsedilmiş (!), okuryazar oranı artmasına rağmen kitap okumayanların sayıları yükselmiştir…

Ne kadar tuhaftır ki, hemen her kolda saatin olduğu bu çağda, zaman şuurundan bigâne yaşamak yadırganmaz hale gelmiştir. Bu durum halimizin pür melaline bariz işaret, tükenişimizin açık alametlerindendir. Zamanın kıymetini idrak edemeyen bir neslin asrı idrak etmelerini beklemek beyhude bir bekleyiştir…

 Gün, sabah namazının gönle huzur veren nuruyla başlatılamıyorsa, öğle vakitlerinde bedenin ihtiyacı yemeğe harcanan dakikalar bir kısmıyla camilerimizde icra edilen sohbetlere ayrılmıyorsa, akşamleyin dizi ve filmlere rezerve edilen saatler aile sohbetlerine tahsis edilmiyorsa malayani virüsü hayatımızı esir almış demektir…

Hâlbuki insan, cüzi iradesi ile külli nimetleri elde etmeye muktedir kılınmış bir varlıktır. Ancak kudretini, zamanını bereketli geçirmek, plan ve program çerçevesinde tanzim etmek için kullanmalıdır. İnsana düşen vazife zatını misafir kabul edip misafirhanenin sahibinin buyruklarını ifaya azmetmek, çalışmaktır. Vaktin ziyanının, kaybın başlangıcı olduğunu bilmek, pasif değil aktif olmaktır. Merhum Akif, malayani işlerle iş görmeye çalışanların ahvalleri hakkında yazdıkları manidardır: “Talep nasılsa, tabiî, netice öyle çıkar. Meşiyyetin (iradenin) sana zulmetmek ihtimâli mi var? Çalış, dedikçe şeriat, çalışmadın, durdun. Onun hesabına birçok hurafe uydurdun! Sonunda bir de “tevekkül” sokuşturup araya. Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya!”

İnsan, malayani işler sonucunda kısacık ömrünü kıskaca almakta, zindan hayatı yaşamaktadır. Anlamsız ve faydasız her ne varsa hayatından çıkardığında gerçek yaşama başlayacak, hayatından lezzet alacak, asıl hürriyete kavuşacaktır. Tevekkül ettiğini zannederek ömrü beyhude heba etmek, Müslüman hayatında kabulü mümkün olmayan bir davranıştır. Zira Müslüman, içerisinde bulunduğu zamanı dahi müslüman kılmayı başarmış erdemli şahsın adıdır. Bundan dolayıdır ki Allah Resûlü (a.s), boş ve faydasız işlerden uzak bir hayat yaşayan Müslüman bireyin malayaniyi terk etmesini iyi Müslüman oluşuna delil saymıştır (Tirmizî, “Zühd”, 11).

İnsanın kendisine, çevresine, dünyasına ve ahiretine zerre miskali faydası olamayan davranışlar, kişiyi asıl uğraşması gereken işlerden mahrum bırakmış, en önemlisi de ibadet hayatından uzaklaştırmıştır. Yaratıcıya kulluktan uzak bir hayat süren kimse ne kadar mühim vazifeler addettiğini söylese de yazıktır ki, Hak nazarında manasız bir hayat yaşamaktadır. İnkârcı güruhun ahirette görecekleri manzara karşısında toprak olmayı dilemelerinin anlamı (Nebe 78/40) her halde bu olmalıdır. İnsan, gireceği mezarda üzerine toprak atılmadan evvel toprak gibi münbit ve bereketli bir yaşamın sahibi olmayı arzulamalı, bu temennisini ahirete bırakmamalıdır…

Malayani virüsü ilmi faaliyetlere dahi bulaşan bir illettir. Huşû duymayan kalpten, kabul edilmeyen duadan, doymayan nefisten yüce Allah’a sığınan Hz. Peygamber (a.s), her dem ilmin ehemmiyetinden bahsetmesine rağmen faydası olmayan bilgiden yüce Allah’a iltica etmiştir (Tirmizî, “Deavât”, 68). Anlaşılmaktadır ki yararsız ilim, aynen malayani işler gibi zararlı, kıymetli zamanın canına kastedecek kadar tehlikelidir…

Malayaniden uzak, anlam ve gayeye yakın bir hayat yaşamanız duasıyla…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 17 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
4
parçalı bulutlu