16.11.2021, 10:07

maranda… (bir iç sıkıntısının pazar’a dökülüşü)

doğu karadeniz’in yükseltilerinde genel olarak da gümüşhane kırsalında

salına salına gezinen bir çiçek

tam açmadan önceki tomurlarının her biri ateş topları gibi

fışkın vererek kendisini gösterir toprakta

***

aynı bölgenin farklı yörelerinde değişik adlarla anılır

civan perçemi, ateş topu, kadife çiçeği de diğer adları olsa da

ölmeyen-solmayan bir çiçek

insan gibi

sıcak ortamlarda kokuya boğar bulunduğu yeri

hey! ben buradayım dercesine aratır sizi

zamanla kokusu zayıflasa da cırlak sarı rengiyle olduğu yerde başınızı döndürür

***

genç kızlar saçlarını

hoş koksun diye bir nevi parfüm-şampuan niyetine onun suyuyla yıkarlar

iyi de yaparlar

doğal parfümdür

hani kül suyuyla geçmişte annelerimizin çamaşırlarını

sabun niyetine yıkayıp apak yapması gibi

***

şimdilerde baharatçılarda derdest edilip tutsak edilmiş

saplarından bağlanarak çuvalların içerisinde özgür olacağı anları beklemekte

tansiyon, böbrek ya da hazımsal rahatsızlıkları giderici etkisi olduğu söylenir

bir tutam sıcak suya çay niyetine atılıp içilmesi de ağız kokusunu giderir

arada kırsala çıktığım zamanlarda her tomurunu

papatya gibi yiyerek içimi de dışım gibi onun cırlak sarı rengine boyatırım

benim en çok sevdiğim renktir nedense

belki de çocukluğumda bezden çıkarılmak için

giydirilen sarı entari’den kaynaklı da olabilir

sadece o mu?

aslında arının konduğu her çiçeği yerim

mesleğim gereği açlığımızı gidermek için yemek zorunda da kaldım diyebilirim

***

dağların yalnızlığını duyumsamak için

arada da okuduğum kitapların arasına ayraç niyetine saklarım

sevdiğim birisine de illa da bir armağan vermek istediğimde de yine

gider onu alır veririm ara sokaklarda onu çiçek sepetinde saklayan birisinden

***

küçükbaş canlılar bu çiçeği yediklerinden

bünyelerinde değişik bir rayiha bırakır

çoğu kişi de o kokusundan dolayı rağbet etmez etine

aynı çiçeğin doğu anadolu akdeniz ya da ege kırsalında da

farklı adlarla anıldığı söylenmekte

küçük baş da beslenmediği için artık özgürce

serpilip boy verip salınıp yaylalarda gezmekte

***

sizler de anlatın doğduğunuz yerlerdeki sevdiğiniz çiçekleri ve renkleri

çünkü renkler ve çiçeklersiz bir coğrafyada yaşamıyoruz

her rengin ve de çiçeğin

-ne birinin ötekine üstünlüğü vardır

ne de onlarsız bu coğrafya güzeldir-

hepsi de kendi içinde özeldir

ve bir kat daha artıyor yaşadığım coğrafyanın

her şeye rağmen!

çiçeklerine ve renklerine hayranlığım

-bir maniyle sonlandıralım bu can sıkıntısını

‘maranda çiçeğunun

uçları düğüm düğüm

cigaramın içine

sığar mısın sevduğum...’

28 haziran 2020

şinoy..

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 25 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu