MEMLEKETİN TÜM İŞLERİNİ KADILAR YAPARMIŞ!

Bugün Pazar… Her ne kadar dinlenme günü olsa da, çokları bugün de mesai yapar. Sağlıkçılar, gazeteciler vs gibi. Araştırmacı yazar Mehmet Sunguroğlu, ‘Memleketin tüm işlerini kadılar yaparmış’ başlıklı yazısını Pazar sohbeti diye takipçileri ile paylaşmış, bize de göndermiş.

İşte, Sunguroğlu’nun o yazısı;
‘Kadılar sadece mahkeme işlerini değil, Sarayın etini budunu da temin edermiş.
Kadıların asıl görevi, insanlar arasında meydana gelen hukukî ihtilafları sonuçlandırmak, hukuka aykırı davranışların cezasını hükme bağlamak, verdikleri hüküm ve cezaları icra ve infaz etmektir. Ancak kadılara dinî, malî, idarî, eğitim ve öğretim gibi kazaî olmayan görevlerin de tevdi edildiği olmuştur. Osmanlı kadısının mülkî, adlî, askerî alanlardaki görevleri şöyle sıralanabilir!


Sefer-i hümâyun sırasında geçilecek yol, köprü ve çeşmelerin tamiri ile erzak temini; yangın ve zelzele zamanlarında, ordu sevkiyatı, donanma inşası gibi durumlarda işçi, kalfa ve usta temini ile sevki, kadıların uhdesinde idi.
Malzeme sağlanması,avarız vergilerinin toplanması;sefer zamanında okçu ve kürekçi gibi insan unsurunun sağlanması; kullanılacak yük hayvanlarının temini; bunların nakli için iskelelerde at gemilerinin hazırlanması kadıların görevlerindendir. Kadı ordunun tahıl, saman ihtiyacını karşılar ve konak yerine sevk ederdi.
Yine İstanbul’a erzak, et, sebze ve meyve temini için civar şehir kadıları görevlidir. Yabancı gemilere kaçak yollardan erzak verilmesi ve her türlü kaçakçılığın önlenmesi kadıların görevleri arasındadır. Et, yağ ve tahıl gibi temel gıda maddelerinde karaborsacılığın önlenmesinde kadılar sorumlu idi. Bulunduğu şehrin kalesinin muhafazasındaki kale dizdarları ve dizdarbaşı kadının sorumluluğu ve yönetimi altındadır. Yine şehir ve kalelerin muhafazası için olur olmaz yerlere ev ve dükkân yapılmaması, kalenin imar ve savunma nizamının gözetilmesi kadının görevidir.
Bir yerin aranması ve baskın düzenlenmesi veya bazı şahısların tevkifi ancak kadının emriyle mümkündür. Pazar yeri değişikliği, imam ve müezzin tayini için arz onun görevidir. Kadılar, vakıf mütevellilerini denetler, tekkeleri teftiş ederek ehliyetsiz derviş ve şeyhlerin ahaliyi ifsat etmemeleri için gerekli önlemleri alırlardı.
Ayrıca kadı, vakıf medreselerinin nizamını gözetir, yetersiz müderrisler ve idare hakkında merkeze arzda bulunur, talebenin durumunu denetlerdi.
Çarşı, Pazar denetimi ürün ve hizmetlere narh koymak, ayrıca vâsisi olmayan küçükleri evlendirmek, mirasları taksim etmek, yetimlerin ve kayıp kişilerin mallarını muhafaza etmek, vâsi ve vekilleri tayin ve azletmek, evlenme akitlerini icra, vasiyetleri tenfiz etmek kadının görevleri arasındadır. Bunun yanında gayr-ı Müslim ahâlînin hukukunun gözetmek ve malî yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerine dikkat etmek zorundaydı.
Kadının, bütün bu görevleri yerine getirmesinde kendisine yardım eden bazı yardımcıları vardı. Subaşı, böcekbaşı, çöplük subaşı, mimarbaşı gibi yeniçeri ocağına bağlı zabit ve görevliler genel güvenlik, temizlik ve imar düzeninin sağlanmasında, ihtisap ağası (muhtesip) çarşı ve pazarın kontrolü, narhın tespiti, dini emirlerin yerine getirilip getirilmediğinin gözetilmesi, bazı günlük vergilerin toplanmasında kadıya yardım etmekteydiler. Kadıların bu görevleri XIX. Yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir. Tanzimat döneminde nizami mahkemelerin kurulmasıyla şeri mahkemeler ve dolayısıyla kadıların görevleri; sadece nikâh, boşanma tereke taksimi, alacak-verecek gibi alanlarla sınırlandırılmıştır.

Kaynaklar:
A. Refik Gür, a.g.e., s. / Mehmet Akif Aydın, a.g.m., s. 394/ Fahrettin Atar, a.g.m., s./ İlber Ortaylı, “Kadı”, DİA, C. XXIV, İstanbul, 2001, s. 72-73/ Ahmet Akgündüz, a.g.e., s. 68/ İlber Ortaylı, a.g.m., s. 70/Ziya Kazıcı, Siyasî-Dini-Kültürel-Sosyal İslam Tarihi: Osmanlı Medeniyeti Tarihi, C.
XI, İstanbul, Kayıhan Yayınları, 1997, s. 451/İlber Ortaylı, a.g.m., s.72
Gelecek Pazar: Kadılarda Aranan Nitelikler..

Sunguroğlu’nu bu güzel yazısı nedeniyle kutluyoruz.

 

******

Tarihin ne olduğundan bihaber oldukları halde filmlerle, dizilerle tarihle sırnaşıyorlar.
Hayattan kam alamamış bir açlığın, üniversite kantinlerinden hız alamamış aptal bir dilin modern bir ülkeyi yönetebileceğine inanıyorlar.
İyi bir tacir olmanın bir devleti idare etmenin en iyi yolu olduğu kanaatindeler. Ama o tacirin günün birinde iflas edebileceğini akıllarının köşelerinden geçirmemeye de özen gösteriyorlar.
Modern bir devletin sadece kollektif bir akılla, ödünsüz bir gerçekçilikle ayakta durabileceğine inanmak yerine bir çocuk gibi masal kahramanlarına inanıyorlar.
Ölümü kutsuyorlar çünkü bunun onların makamlarına dokunan bir maliyeti yok!
Çarpışan otomobillere bindikleri yıllardan kalma çocukça huyları var. Bir ülkenin iç ve dış politikasını çarpıştırarak kendi çaplarında eğleniyorlar. (Metin Kondel)

******

Doktorunuz diyor ki;

İdrar yolu iltihabına (enfeksiyonuna) sebep olan mikropların çoğu(%95) idrar kesesini dişarıya bağlayan kanaldan girer ve böbreğe kadar ulaşır. Sadece idrar kanalı ve idrar kesesi iltihaplanmışsa idrara sık çıkılır. İdrara çıkarken yanma olur. Karnın alt kısmında şişlik, baskı hissedilir. Böbrek de iltihaplanmışsa diğer şikayetlerle beraber ateş, titreme, bulantı, kusma ve yan ağrısı görülür. Özellikle çocuklarda idrar yolu iltihabı erken tedavi edimezse böbreklerde kalıcı zararlara neden olabilir. Çocuklarda idrar yolu iltihaplarında kusma, kilo alamama, emme güçlüğü, huzursuzluk, kokulu idrar ve ateş gibi şikayetler görülür. Yaşlılarda, idrar yolu iltihabı belirtilerinin yanı sıra hafızada karışıklık, dikkat dağınıklığı veya davranış değişiklikleri gibi ek bulgular görülebilir. İdrar yolu iltihapları antibiyotiklerle tedavi edilir.

*****

Şehitlerimiz var. Biz, cümle kurmakta zorlanıyoruz. Sözün bittiği yerdeyiz; gün, siyaset günü değildir; ordumuzun arkasındayız diyoruz. Cumhurbaşkanı ruhsuz, hissiz bir üslûpla turist sayısı, camide bira içtiler vs. diyor. Allah size izan ve merhamet; bize de bol sabır versin. (Yavuz Ağıralioğlu)

*****

Ben anlayamıyorum, tane tane açıklayan biri olursa belki anlarım. Fırat'ın doğusu ABD'nin kontrolünde, batısı Rusya elinde. Biz uzaktan bomba atıyoruz. Savunma Bakanımız ve iktidarımız Katil Esed rejimini işaret ediyor. Rusya asıl saldırıyı yapan devlet. ABD YPG-PKK devletini destekliyor. Rusya ve ABD bu bölgede hayal edemeyecekleri avantajları ele geçirdiler. Tek kayıp vermediler. Biz habire şehit veriyoruz. Elimizde acı, ölüm ve küçük düşürülme var.
İran kalesi de düşürülürse Ortadoğu İsrail için dikensiz gül bahçesi olacak, ilaveten!
Sorum şu; biz bu pisliğe niçin bulaştık? Ve devamında hangi ilke etrafında, niçin birlik ve beraberlik içinde olmamız isteniyor? (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.