Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

MENTAL YORGUNLUK

  Yeter artık demiştik en son yazımızda en son sözlerimizde.
Yeter artık demiştik yapılan haksızlıklara çalınan puanlarımıza ve yitirmek zorunda kaldığımız umutlara.
Yeter artık demiştik acımasızcasına gasp edilen haksızlıklara ve buna karşın hiç bir şey yapmayan diyemeyen Trabzonlu, Trabzonsporlu siyasilerimize, etkin ve yetkin bürokratlarımıza, İstanbul’un üç kulübünde etkin olan yöremizin insanlarına.
Yeter artık demiştik hiçbir şekilde Trabzonspor’la aynı kulvarda AYNI MİSYONDA dahi olamayacak takımlara karşı EZDİRİLMEK, YOK EDİLMEK istenen bir tarihe bir şehre bir kültüre uygulanan muamelelere.
Çünkü haksızlıklara ve yüzsüzce yaptıkları her türlü hırsızlıklarına bu şehrin artık dayanma umudu takati kalmadı.
Hiçbir şey değil, haksız ya da emeksiz hiç bir kazanç değil sadece ADALET istiyor bu şehir, bu şehrin insanları ve Trabzonspor sevdalıları.
   Artık gecikmiş ama kaçınılmaz bir son ile istifa eden Yusuf Namoğlu MHK’sının yerine gelen Sabri Çelik yönetiminde şimdi de Hamza Mısır korkusu sardı ne hikmetse İstanbul’un üç takımının taraftarlarını. Demek ki yıllarca bu ülkede oluşturulan MHK’lerde kimlerin neler yaptığını çok iyi biliyorlar da o yüzden bir korku bir tedirginlik sardı onları. 
Korkmayın bizim MHK üyelerimiz sizler gibi haksız ve adil olmayan bir işe el atmazlar.
  İşte Aytemiz Alanyaspor maçına da Yusuf Namoğlu MHK’sının son kez atadığı hakemlerle başladı Trabzonspor.
  Şu şöyle oynadı bu böyle oynadı diye konuşmak artık yersizdi. Kanımca uzun süredir yokluklarla oynayan, sakatlıklardan dolayı devamlı her maçta aynı futbolcularla oynamak bu Trabzonspor’da büyük bir mental yorgunluğa dönüşmüş gibiydi. Ayaklarda sanki prangalar, ne yapacaklarını şaşırmış acemiler mangası gibiydi, her bir futbolcu. Çok şeyler yapmaya çalışıyorlar ama hiçbir şey yapamıyorlardı. 
Kızmaya ya da üzülmeye gerek yok. Bu çocuklarla biz çok daha zor maçlardan alınların akıyla puanlar kazandık ya da hakemlerin kötü yönetimleriyle de puanlar kaybettik.
Ama şu gerçek ki bu kadar müthiş bir direnç gösterebilecek bir Alanyaspor’u beklemiyordum. Sanki sezon boyunca harcayacağı tüm güçlerini bu maçta harcadılar gibiydi. Zannedersem geçen seneki 3-0 dan 4-3 çevirdikleri maç Alanyaspor’a büyük bir  güç veriyor olmalıydı ki bir türlü bu dirençten de düşmüyorlardı. 
 Sosa’nın ilk on bire yerleşmesiyle takım daha da bir sakin ve organize ataklarla saldırıyor ama Alanya da ani geliştirdiği kontrataklarla da sürpriz bir gol peşinde olduğunu göstermeye çalışıyordu. 
Alanyaspor topu nerede kaptırırsa kaptırsın hemen kasti faullerle Trabzonspor’un atağını keserek hızla çıkışını bütün bir ilk yarı boyunca büyük bir incelikle başardılar.
Zaten başka türlü de bu atakları kesemezdi Alanyaspor. Abdülkadir, Sosa ve Rodallega ile Yusuf topu ayağına alır almaz kademeli olarak üç kişi hemen önünde basarak pas alış verişini kapatmaya çalışıyordu.
Gol bir türlü gelmiyor gol gelmedikçe de Alanyaspor daha çok direnç gösteriyordu.
   49. dakikada Ekuban’a yapılan penaltı yüzde yüz penaltıyken hala VAR’da neyi öğrenmeye çalışıyorlardı çözemedim. Atışı Panenka penaltısıyla direğe nişanlayan Rodallega dönen topu kaleye yuvarlasa da endirekt serbest vuruşa takılıyordu. Ve bir penaltı atışından daha Rodallega’nın ayağından faydalanamıyordu Trabzonspor.
   Ekuban’ın orta sahadan alıp da kale önünde ayaklarının altından kaçırdığı topun dönüşünde Papis Cisse sol arka direkte topu ağlarımıza bırakıyordu. Dakika da 51.
Dakika 57 ve fark iki. Gol, yine Papis Cisse. 
Neler oluyor neler oluyordu sahada. Biz Trabzonspor’dan gol ya da golleri beklerden farkı kaçıran Aytemiz Alanyaspor oluyordu. En az iki üç ölümcül pozisyonda gerek kaleci gerekse de direkler Trabzonspor’u fark yemekten kurtarıyordu.
Ünal Karaman Yusuf’u çıkarıp da genç Berkay’ı sahaya sürerken takımın bu maçı kotaracağına olan inancını da yitirdiğini gösteriyordu. 
  Maçın en önemli kırılma dakikalarında kazanılan böylesine önemli bir penaltıyı daha önce kullandığı 6 penaltı vuruşundan üçünü kaçırmış Rodallega’ya Alanya gibi her zaman Trabzonspor’a ters gelmiş bir rakibe karşı kullandırmak belki de kaderin bir cilvesiydi. 
Ama şu var ki ben Alanyaspor’un böylesine koştuğu ve mücadele ettiği bir maç daha görmemiştim. Her maçını böyle oynasa kesin üst sıralarda en az ilk 5’de olması lazım diye düşünüyorum.
Kaybettik. Oynadık ama yetmedi. Dakika 90 olmuş Alanyasporlu futbolcular hala koşuyor hala en az üç kişiyle bastırıyordu. Bravo ne diyelim daha başka.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.