MİLLİ EĞİTİMDEKİ BAŞARISIZLIĞIN NEDENLERİ

2015-2016 Eğitim Öğretim yılı bugün sona eriyor. Sınavlar, değerlendirmeler sonuçlar, bir yıl bitti. Aslında mayıstan buyana eğitim bitmiş de öylesine 15 gün açık gibi görüldü. Bulunduğum yerde birçok okul var. Yaklaşık bir buçuk aydan buyana öğrencilerde bir baş bozukluk, bir düzensizlik görülüyor ki bir şey yapılmadığı belli. Bir çeyrek yüzyıl öğretmenlik mesleğini büyük bir zevk ve onurla yaptığım için bu alanda söz söyleme hakkı görüyorum kendimde. İnsan yaşamının en önemli eylemidir eğitim. Salt ülkemiz ve ulusumuz için değil tüm insanlık için. Onun için eğitim çok önemli. İnsan olma davasıdır eğitim. Bizim eğitim sistemimiz çok başarısız. Bu benim iddiam değil. En tarafsız en bilimsel açıklamaların sonucu böyle.

Böylesine büyük, böylesine güçlü bir kültür birikimine sahip bir ülke ve ulus için çok anormal değil mi? Evet utanç verici ve çok anormal. Yapılan uluslararası ölçüm ve değerlendirmelerde sonuç böyle. Sistemin kendi içinde yaptığı ölçümler de farksız. Peki neden? Çok söyleyen var, çok konuşan ve yazan var da bir türlü çözüm üretilmiyor. Milli Eğitim şuraları toplanırdı şimdi o da yok. Aynı siyasal çizgide bir çok bakan değişti sonuç değişmedi. Neden? Öğrenci çok kalabalıkmış öyle mi? Evet kalabalık da şimdi mi oldu. Hani nüfusun hızla artması öneriliyor, dışarıdan nüfus ithal ediyoruz da bunun için yakınmaya hakkımız yok. Allah versin en az üç dört çocuk ha…

Eğitimdeki başarısızlığın nedenlerini anlamak için eğitim uzmanı olmaya gerek yok. Okullar dağıldığında sokağa bakın ya da teneffüste bir okulun bahçesine bakın. Kılık kıyafeti bozuk bir insan yığını. Konuşmalarına bir kulak verin çok kaba ve anlamsız söyleşmeler. Eskiden okul bahçelerinde gölgelik ağaçlar vardı. Teneffüslerde altında üçlü beşli güzel söyleşiler olurdu. Kimi türkü söyler kimi fıkra anlatırdı. O  siyasi olaylar zamanında da bir şeyler söylenirdi şimdi küfür, kaba saba sözler.

***

Neden başarısız eğitimimiz. Eğitimimizin başında Milli sözcüğü var ancak Milli değil. Hayır öyle içeriğinden söz etmeyeceğim. Neler öğretiliyor diye. Mili Eğitimi milletin tümü benimser, baş üstünde taşınır. Bizde politik basamak yapılıyor. Biri geliyor bu yöne çeviriyor öbürü başka bir yöne böylece yönsüz kaldı sistem. Eğitim bir bilim işi kahve politikası işi değil. Bunun için eğitim kurumları var, üniversiteler var. Onlara kulak asan yok. Milli eğitim kör politikacıların elinde denek taşı olmuş. Müfredatı değiştirelim. Şu şairi alalım bunu yasaklayalım. Din ve ahlak ağırlıklı olursa toplum daha ahlaklı olur. Öyle mi? Siz derslerde hırsızlığı, yalan konuşmayı günah sayın, ahlaksızlık sayın da sistemde en geçer akça bunlar ise sizi kim dinler. Sınavda sorarsanız dersteki gibi yazar da yaşama sıra gelince en büyük yalancı ve en büyük hırsız olmanın yollarını arar. Çünkü yaşam gerçektir. Herşey kitaptaki gibi değildir.

Eğitim, eğmek, bükmek, biçimlendirmek yani eski tabirle TERBİYE’dir. Siz ne yapıyorsunuz. Öğrenciye doğru düşünmeyi öğretiyor musunuz, güzel konuşmayı öğretiyor musunuz? Yo hayır bunlar sınavlarda çıkmıyor. Sınavlarda çıkan sorulara çalışın. Bir yeteneğiniz var,müzik resim beden eğitimi gibi geliştirilir mi bu yetenekler. Bir sorun bakın. Haftada bir saat o da serbest çalışmayla sınava hazırlıkla geçer. Sistem ne okuma zevki verir ne dinleme ne anlama ne anlatma ve de düşünme. Bu sistemle mi insan eğiterek yaşamı kolaylaştıracak ve anlamlaştıracaksınız.

Ey eğitimciler… diyemiyorum. Çünkü onlar politikacıların oyuncağı haline getirildi. Ne okul müdürünü ne il ve ilçe yöneticisini seçmenin bir ölçütü var ne de başarılı insanları yükseltip gerekli yerlere getirmek var. Okullar ruhsuz bir beton yığını, bahçesi yok laboratuvarı teftiş için dizilmiş. Kimse öğrendiğini günlük yaşamda uygulayamaz böyle bir sistem.  Allah aşkına çekin elinizi şu eğitim davamızdan ey politikacılar. Eğitim kurumları, işe bir el atın. Bakın başarılı ülkeler ne yapıyor,başarıya nasıl ulaşıyor.

***

Eğitim yılı bitti iki ay üç ay çocuklar sokakta. Ne yapacaklar? Kütüphanelere uğrayan var mı ? Kültür gezileri düzenleniyor mu? Var mı müzelere bakan. Tatile çıkarken çantanıza kaç kitap koydunuz. Gazeteniz başucunuzda mı? Yüksek okulda okuyanlar okullarınızın sadece binaları mı yüksek. Hangi yüksel bilgi ve beceriyi aldınız. Bu tatilde hangi araştırmayı yapacaksınız? Yo biz dinleneceğiz diyorsunuz. Yani yıl içinde çok yorulduk.

Eğitilmiş insanla eğitilmemiş insanı yan yana koyduğunuzda fark etmeli. Düşünmesi ile, düşündüğünü açıklaması ile, güzel sözü güzel davranışları ile kılığı kıyafeti ile. Yaşamı anlaması ve kolaylaştırması ile. Bilgin olmanıza uzman olmanıza (Gerçi bu günlerde Milli Eğitim bir çok uzman yetiştirdi (!)  gerek yok çıplak gözle bakın başarısızlığın nedenlerini göreceksiniz. Evde ödev yasak da durumu elverişli olan özel öğretmen tutar geceyi gündüze katar. Katsız yine de yapılan eğitim değil. Sınav cambazlığı. En önemli işimizdir eğitim, Milli bir davamızdır, geri kalmışlığı yenme kilidi burada. Buna sahip çıkalım. Cambazların elinden kurtaralım. Bakın lise öğrencileri bile artık uyandı. Siz ne zaman uyanacaksınız.

                                                                                          

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.