Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

MİLLİ VE YERLİ OLMAK

Milli ve yerli olmak demek ulusal konularda halkımızı ilgilendiren ve onların güvenliği, sağlığı ve ekonomisi ile ilişkili konuları görmezden mi gelmek demek.

Son yıllarda normal bir Avrupa ülkesinin 1 yılda yaşayabileceği kriz ve skandalları biz bir haftada yaşadık. Öyle anlar oluyor ki bir günde bile yaşadıklarımız bile onların on yılda yaşayamayacakları kadar derin ve sarsıcı oluyor.

Bir tutturduk soğan lobisi, bir tutturduk, faiz lobisi, bir tutturduk, patates lobisi. E kardeşim o zaman siz de bu lobicilerin kim olduğunu bu şerefsizlikleri kimin yaptığını bizlere açıklayın, bilelim.

Dolar karşısında Türk lirası akıl almaz seviyelerde uçtu, gitti, coştu, sonra da hızı kesildi geriye beş lira seviyelerine inerken o ara dönemde kimler ne kadar işlem yaptı onları bile söylemediniz öğrenemedik. Bırakınız onu bir gece yarısından sonra önemli bir bankamız dolar sattı hem de o günkü kurun yarı değerinde. Bunları da kimlerin aldığını öğrenemedik. Tamam devletimiz bu tür durumda onlarla mücadele ederken biz de içeride bu lobicilere kim destek veriyor bilelim istedik. Faiz lobisi dedik, dış güçler dedik, içimizde hain işbirlikçiler de var dedik hepimiz onlara karşı bir gard aldık. Ama sanki öyle bir durum geldi ki Cervantes’in Don Kişot’u gibi yel değirmenleriyle savaşıyormuşuz gibi bir durum oluştu. Çünkü ortada bu suçları işleyip de ceza alan yok. Kim yaptı kim etti bilemedik.

Vatandaş doğruları bilsin. Bu dış güçler ne yapmak istiyor. Sorun sadece rahip Brunson mu? Onu da verdik çözüldü gitti. Ama dış güçlerin ayak oyunları bitmedi gitti.

Türk milleti hangi parti olursa olsun kim olursa seçtiği ve meclise yolladığı milletvekillerini derdine çare, sıkıntılarına çözüm olsun diye seçiyor, gönderiyor.  İstikrar sürsün istiyorsa belirsizliğin değil, ülkede kimin ne yaptığının doğru ve anlaşılır olarak bilinmesini istiyor. Hangi bölgede hangi milletvekili varsa o bölgenin sorununa, ihtiyacına karşılık bulsun diye seçimlerde oy kullanıyor. Yoksa onları ceylan derisi koltuklarda hamasi nutuklar atıp ‘Vatan Millet Sakarya’ edebiyatıyla milletin gazını alması için yollamıyor.

Egedeki vatandaşımız için zeytin ağaçları, Karadeniz’deki halkımız için fındık, Akdeniz’dekiler için narenciye, pamuk gibi sorunlarıyla alakalı bugüne kadar ne sözler verildi, hangisi yerine getirildi. Koca bir sıfır. Madenler hala ölüm çukuru, en küçük yağmurlarda bile şehirler dere olup içlerinde yüzüyor.

Üstüne üstlük bu sorunlarına dertlerine çözüm bulması amacıyla mecliste verilen gensoruların, araştırma önergelerin çoğu da reddediliyor. Neden? Yoksa devletimiz bu gensoruların, araştırma önergelerinin halkımıza bir yararı olmadığını mı düşünüyor?

Evet, hepimiz milli ve yerliyiz. Ama bu yerli olmak demek sorunların içerisinde baş başa kalıp, kendi kendimizi amillileştirmek değil.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.