Moloz’daki cami ve Yıldırımhan!

Moloz’da yapılmakta olan caminin, Trabzon’u ikiye böldüğünü, Trabzon kamuoyunun yüzde 80 hatta 90’ının dolgu alanında cami yapılmasını istemediklerini belirtmiştik. Yazımızda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müsteşar yardımcısı Mazhar Yıldırımhan’ın da görüşlerini yazmıştık.
Dün sabah saatlerinde Mazhar Yıldırımhan aradı. Bazı ifadeleri Yıldırımhan’ın açıklaması olarak yazmamızın doğru olmadığını söyledi. Yıldırımhan’a, ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da orada cami yapılmasına karşı idi’ demiştik. Yıldırımhan’da, ‘evet ben de gazetede okudum’ cevabını vermişti. Bir diğer konu da ‘AK Partililerin yüzde 80’i bu caminin yapılmasına karşı’ cümlesi idi. Yıldırımhan, ‘Kamuoyunda böyle değerlendirmeler yapılıyor. Ben de onu söyledim. Ben şu anda parti mensubu, yöneticisi değilim’ dedi.  
Mazhar Yıldırımhan’ın, Moloz’daki cami ile ilgili değerlendirmelerine biz de katılıyoruz.
***

Moloz’da dolgu alanında inşaatına başlanılan caminin gösterişe ve farklı beklentilere yönelik olduğunu defalarca yazdık.
Aylar önce AK Parti’nin İstanbul da yaşayan önemli isimlerinden Muammer Saka’nın, ‘Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da orada cami yapılmasına karşı’ şeklindeki sözlerini manşete taşıdık… Ve tekzip, yalanlama ve düzeltme de almadık.
Bu köşedeki yazılarımızın hemen hepsinin bir belgesi ve kaynağı vardır. Yorumlarımız ise bize aittir.
Dünkü yazımızda Erdoğan Bayraktar’ın caminin 65 milyona, Alemdar Derneği Başkanı İrfan Altıner’in 50 milyona ve Büyükşehir Belediye Başkanının ise 30 milyona mal olacağını söylediklerini aktardık. Bayraktar’ın tahmini maliyet bedeli ile Gümrükçüoğlu’nun ki arasında yarı yarıya fark var.
Bayraktar, ‘Cami için 3-4 milyonu ben vereceğim. Geri kalanı yardımseverlerden alacağız’ diyor. Bayraktar’ın ifadesinin ucu açık. Bu kadar para hangi yardımseverlerden alınacak?.. Belli değil. Bu konuda Bayraktar’ı sorgulamıyoruz. ‘Ben hallederim’ dediğine göre halleder!
Bu arada Erdoğan Bayraktar, Moloz’da yapılacak caminin 20 bin kişilik olacağını söylemişti. Trabzon’daki tüm camilere bir günde 20 bin kişi gidiyor mu? 20 bin değil 10 bin kişilik caminin işletme masrafını hesapladı mı?
***

Bu cami yaptırma işini kimileri siyasi, kimileri ise rant olarak değerlendiriyor. Bu işte rant mant olduğuna inanmıyoruz. Cami yaptırma işinde rant mı olur? Bu tür söylentileri çıkaranlar ayıp ediyor.
Bu olayda parti içi siyasi çekişme var mı yok mu onu da bilmiyoruz.
Kimileri; Cami yaptırma derneği başkanı İrfan Altıner’in Trabzon Valiliğinden Yalıncak sahilinde turistik tesis yapmak için tahsisle aldığı arsaya çivi çakmadan bir başka firmaya devretmesini eleştiriyor ve ‘Trabzon’da tahsisli arsaya turistik tesis yapamayan veya yapmayan 60 milyonluk camiyi nasıl yapar’ diye soruyor.
***

Trabzon cemaati olmayan camiler kenti oldu. Cami, kuran kursu işinden bu kentte binlerce kişi ekmek yiyor, binlerce kişi de siyaseten nemalanıyor. Din ve diyanet işi tam bir sektör oldu! Camiye ihtiyaç var mı yok mu, birilerinin umurunda değil.
Trabzon’un bunca sorunu varken Moloz’da iki yol arasında, kentin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gereken bir alana cami yaptırmak, bu kentle dalga geçmektir. Vekillerin bu olaya sessiz kalmaları ise düşündürücüdür!

****

Geçti Bor’un Pazarı!

Dr.Mahmut Haydar Ustaoğlu

Merhum babam MHP teşkilatını Akçaabat'ta kuran kişidir. Bende milliyetçi muhafazakar çizgide yetiştirildim. Biz ülkücüler Nihal Atsızın dışlanması ve Dündar Taşer'in ölümüyle siyasal İslam çizgisine kaydık ve Türk-İslam sentezcisi olduk. Kişisel yakınlığım Büyük Doğu, Akıncılar ve Tarikatçılarla temasımı sağladı. Öğretmenlerimin de katkısı ile Mustafa Kemal düşmanlığını siyasal çizgimin tam ortasına yerleştirdim. Üniversite yıllarım boyunca gördüğüm muhafazakar sağın tümü Atatürk ve onunla başlayan demokratik, laik, sosyal hukuk devletine düşmandı. Devrimci grubun büyük ekseriyeti de Atatürk'ü "gardrop devrimcisi" diyerek suçlardı. O yıllarda Atatürk'ü ayakta tutan güç TSK ve onun gölgesinde derin devletle işbirliği içinde olan siyasilerdi.
1923 ve 1926 devrimi ile devleti denetiminde tutan ulema(din siyasetçileri) budandı. Laik kadro Mustafa Kemal denetiminde devlete tüm kurumları ile sahip oldu. Dini çıkarlarına alet eden gruplar bunu affetmedi. Yeraltına indi. Tarikat ve cemaat olarak siyasi güç elde edinceye kadar örgütlenerek beklediler. Medeni dünyaya ayak uydurmakta zorlanan ve kendini dışlanmışlık kompleksinde bulan halk bu harekete destek verdi. İktidara yaslanan ve kendini Atatürkçü zanneden azınlık, güç vehmini halkı hakir görecek seviyeye kadar taşıdı. Ayan ve ekabir Köy Enstitüleri hareketini kendine düşman gördü. Yok etmek için ellerinden geleni yaptı. Halbuki halkı medenileştirecek, üretime katacak, üretimden gelen gücünü hissettirerek devletin sahibi yapacak olay eğitim hamlesiydi. Yani "Köy Enstitüleriydi. Hem din bezirganları hem ağa-ayan grubu sınıfsal çıkarlarının ortak düşmanına karşı birlikte hareket ettiler. ABD bu noktada Marshall yardımı, Truman doktrini uyarınca Türkiye'ye eğitim yardımı mavalıyla girdi. Emperyalizmin bu oyununu bozabilecek deha seviyesinde Atatürk erken vefat edince kendi siyasi çıkarlarını müstevlilerin çıkarlarıyla birleştirenler sayesinde kucağa oturtulduk. Uçaktan bombaya manifaturadan şekere batıya mecbur hale getirildik.
***
Bugün siyasi iktidar emperyalizmin oyunlarını ya kendi iktidarı için görmedi ya göremedi. Sonuç değişmedi. Emperyalizme düşman üç Ortadoğu lideri Esad, Kaddafi, Saddam bu iktidarın batıya yardımı ile çökertildi. İsrail rahat, ABD rahat, Rusya rahat, Çin rahat Türkiye tedirgin ve diken üstünde. Niçin?
Şimdi dik duracağız, boyun eğmeyeceğiz sloganları ve savaş çığırtkanlığı ile halk desteği sağlanarak siyasi iktidar sürdürülmeye çalışılıyor. Türkiye için çoktan "atı alan Üsküdar’ı geçti".
Son söz; Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye…

Osman İlyas’ın PAŞA’sı!

TS ve ANAP eski yöneticilerinden işadamı Osman İlyas, Paşa’sına toz kondurmuyor. Evinde ve işyerinde canı sıktığında Paşa adını verdiği köpeği ile vakit geçiren İlyas, ‘Hayvan sevgisi ve özellikle de bu güzellerin sevgisi, muhabbeti bir başka oluyor’ diyor…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar