H. Kamil ATAMAN

H. Kamil ATAMAN

MORAL İÇİN İYİ SONUÇ!

  

                İki komşu ilin takımlarının maçı her zaman çekişmeli, gerilimli aksiyonlu geçerdi. Dün akşamki karşılaşma böyle olmadı.

                Trabzonspor, kendi evindeki kupa yenilgisinden sonra Rizespor gibi sezonun sürpriz yapan takımına karşı oyuna temkinli başladı. Trabzonspor teknik ekibi de, futbolcuları da aldıkları eleştirilerden dolayı oyuna moralsiz başladı.

                Rizespor’un üstüne gelmesini sağlamak için oyunu risk almadan orta alanda kontrolü altında tutmaya çalıştı. Rizespor, oyun kurmaya çalıştı ama bordo-mavili oyuncuları eksilterek pozisyon üretmeyi başaramadı. Trabzonspor’un en büyük handikabı erken gol bulamayınca heyecanlanıp, bocalamasını Rizespor karşısında görmedik. Sakin olmaları, oyunu kontrol altına almaları rakibin oyun kurmasına müsaade etmedi.

                36.dakikaya kadar oyun tamamen Trabzonspor’un elindeydi. Bu Trabzonspor’un iyi oynadığı anlamında algılanmasın!

                36.dakikada Marlon’un rakibin ayağına çok hafif basmasına penaltı düdüğü çalmak akıl dışıydı. Penaltıyı gol yapan Rizespor soyunma odasına rahat giden taraf oldu.

                İkinci yarıya Trabzonspor baskısını artırarak başladı. Rizespor’un hamle yapmasına izin vermedi. Presi tam alana yayan Trabzonspor 53.dakikada penaltıdan eşitliği sağladı.

                Trabzonspor, oyun kurmak için rakibine hiç şans tanımadı. Sezonun flaş ekiplerinden birisi olan Rizespor, Trabzonspor kalesinde tek bir pozisyon bulamadı. Bordo-mavili defans oyuncuları maç boyunca tek bir hata yapmadı.

                65.dakikada gelen gol Trabzonspor’u rahatlattı. Artık saldırma, gol bulma sırası Rizespor’daydı ama bunu yapamadılar. Bu gol maçın sonucu oldu.

                Trabzonspor, Rizespor karşısında çok mu iyi futbol oynadı? Hayır! Zaten ligde hiçbir takım beklentileri karşılayacak futbol ortaya koyamıyor, bu tek Trabzonspor’un sorunu değil!

                Abdullah Avcı’nın takıma dokunuşları artık gözlenmeye başlandı. Abdülkadir Parmak’ın dikine top götürmesi, takımın yükünü üstlenmesi bu dokunuşların en güzel örneği. Baker ile olmayacağını anlayan Avcı, Parmak’a bu görevi vermiş.

                Baker, Marlon ağızlarıyla kuş tutsalar bu takımın oyuncuları değil, yedek kulübesi bile onlara lüks.

                Yusuf Sarı harika bir dönüş yaptı. Oyuna ikinci yarı girmesine rağmen sahada basmadık yer bırakmadı, takımını ateşledi, pozisyonlar üretti. Yusuf’ta Avcı’nın vazgeçmedikleri arasına gireceğe benziyor.

                Uğurcan’a neler oldu anlamış değilim? Kendisine gelen her topu ayağıyla oyuna sokmaya çalıştıkça hatalar yapıyor ve takımını zor durumda bırakıyor. 6 pas içinde rakibine çalım atmaya kalkması tamamen bir şımarıklıktı! Trabzonspor kalesi Uğurcan’ın kendisini geliştirme yeri değil, bu işi idmanlarda yapmalı!

                Trabzonspor, dün akşam, 2-1’lik galibiyetle moral buldu.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.