Muharrem İnce ve CHP’deki çekişme!

Muharrem İnce hakkında erken olumsuz konuşmuş olmak istemiyorum.

Kılıçdaroğlu, benim vicdanı kanaatime göre, sivil asker üst bürokrasi ve akademik kadrolar ve Tabipler Birliği, Mühendis Mimar Odaları, Barolar gibi meslek örgütlerinde 1960'tan beri Türkiye'de sandıktan çıkaramadıkları sosyalist devrimci iktidarları parlamento dışı siyasi manevra alanlarında arayan bir cuntanın desteği ile CHP Genel Başkanlığına getirilmiştir. Önder Sav'ın, ben sana gösteririm dediği gecenin sabahında pılını pırtısını toplayıp genel merkez binasını terk etmesinin de bir tek olası izahı, kendinin de desteğine muhtaç olduğu bu yapıdan gelen "karışma, partiyi Kılıçdaroğlu'na teslim et" talimatı almış olmasıdır, o gece telefonla. Bu bağlantının bir sürü destekleyici tekil olgusal tespit vardır elimizde.

Bu süreç, yani Parti'nin particilik yapmadan paraşütle parti yöneticiliğine indirilmiş sol-bürokrat-güya aydın STK'cının eline geçmesi, Muharrem İnce ve benzeri yüzlerce gerçek partili insanı rahatsız etmiştir. Muharrem İnce'nin CB seçiminde aday gösterilmesi entrika sanatını siyaset sanan bu kadronun Muharrem İnce'den kurtulma manevrası idi. Bunu başarıyla yaptılar. Seni CB adayı gösterdik daha ne istiyorsun demek imkanını el ettiler, Muharrem İnce'ye yalan yanlış verdikleri destekle.

Seçimden sonra yılların teşkilattan sorumlu Genel Sekreteri Sav'ı bir gecede bir telefonla pılını pırtısını toplayıp partiden atan bu kadro kendi içinde homojen değildir. Kılıçdaroğlu da kah bu kadroyu dikkate alarak çalışmakta, kah o kadronun Selin Sayek Böke gibi önde gelenlerini ve ileri gidenlerini yanından uzaklaştırmaktadır. Dikkat edilmesi gereken şudur. K.K., uzaklaştırdığı Sayek'e, çok önemli bir yetkiyi, parti teşkilatı ve teşkilatlanması sürecinde kritik makamı, Genel Sekreterliği vermiştir. Niye? Çünkü K.K.'nın başında, İnce'den çok daha kurnaz, çok daha "Karadenizli müteahhit" kıvraklığına sahip yeni bir rakip vardır. İmamoğlu. Bir ipte iki cambaz oynamaz demiş atalarımız. İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu taktik birlikteliklerinden sonra güreşmeye mahkumdurlar.

CHP'nin, Baykal'ın milletvekilliği vererek mükafatlandırdığı ve istifasına yol açan olaydan sonra CHP'de teşkilatlar hallaç pamuğu gibi atılmıştır. Parti ile ilişkisi gençlik yıllarından itibaren particilik yaparak gelişmiş olan CHP'lilerin Muharrem İnce ile yakınlığı olan, kader benzerliği olan CHP'liler son belediye seçimlerinde biçilmiş, bir kenara itilmiştir. Bu arkadaşlarımızın CHP'de siyaset yapma imkanları İnce'nin bugünkü çıkışının kısmen de olsa parti içinde bir siyasi güce dönüşmesine bağlıdır.

Yani, İnce'nin kadrosu yok iddiası olgusal gerçeklik zeminine basmamaktadır. İnce'nin kadrosu, Kılıçdaroğlu ile birlikte partinin yönetimine paraşütle indirilen ve çoğu düne kadar CHP'li olmamış, Kadıköy Belediye Başkanı veya İstanbul İl Başkanı gibi, kadronun kenara ittiği bütün öteki partililerdir.

Muharrem İnce hareketini ön yargısız bir şekilde izlemeye devam edeceğim. Benim Türkiye'de etnik ve dini ırkçılığın yaratabileceği felaketi engellemekten başka siyasi bir motivasyonum yok. Bunun için K.K. yı ve S.S.B.'yi çok tehlikeli buluyorum. Benim tecrübelerim, değerlerim ve Türkiyeliliğime Muharrem İnce ters düşmüyor. Bunu söylemek beni İnce'ci yapmıyor. Ama temenni ediyorum ki, Türkiye'yi yönetme misyonunun adeta gökten zembille indirilerek kendilerine verildiğini sanan "paraşütçü" kadronun CHP'deki oligarşik hakimiyeti kırılır. K.K.nın HDP'yi silkip yakasından atması ihtimali çok düşük. Bunu yapmadıkça da Türkiye'de CB ve/veya Parlamento seçimlerinde etkili olması imkansız. Sorun CHP'nin arka planını görmediğimiz bir "aklın" Türkiye siyasetini kurcalama aracı olmaktan çıkması. İdeolojisinin birbiri ile tutarlı temel aksiyomları belli, Türkiye'nin arazisi ve milleti ile bütünlüğüne "eğer"siz "fakat'sız sadık, fırsat eşitliğini sağlayarak ve avantajsızlara sahip çıkarak iktisadi adaleti sağlamaya çalışan ve şunun bunun gizli oyunlarının oynanamayacağı kadar saydam, açık bir partinin inşası, önümüzdeki seçimi kazanmak için "sosyetik devrimci bacılar"ımızın evcilik oynamazından daha önemlidir.

Her seçim, her dönemeç noktasında CHP'den başka tutunacak dalımız yok diyen kardeşlerime sesleniyorum. Tuttuğunuz o saptan elinizde ne kalıyor kaybedilen her seçimden sonra.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.