Mühürsüz liste iddiası!

muhur.jpg

CHP Ortahisar ilçe kongresi güzel bir atmosferde başladı ve sona erdi.  Ömer Hacısalihoğlu seçimi açık farkla kazandı. Ancak, oy kullanılırken mühürsüz listelerin bulunması ve seçim sonrası mühürsüz diye birkaç oyun iptal edilmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Üstelik iptal edilen bu oylar seçimi kaybeden Celal Akaç’ın oylarıydı.
İddiaya göre; Kongrede oy kullanma devam ederken, Akaç’ı destekleyen bir delege oy verilen etrafı çevrili yerde, masa üzerinde mühürlü oy listelerinin üzerinde Celal Akaç’ın mühürsüz o listesini görür, durumu yetkililere bildirir. Yetkililer mühürsüz oy listelerini oy verilen yerden alırlar.
Olayı bize aktaran kişi, ‘Mühürsüz oy pusulalarını fark etmeseydik ve seçim de 5-10 farkla sona erseydi. Celal Akaç, kaybedecekti. Gerçi, Ömer Hacısalihoğlu seçimi açık farkla kazandı. 5-10 geçersiz oy çıksa bile sonuç değişmeyecekti. Ayrıca bu olaydan Ömer Hacısalihoğlu’nun da haberi yoktur’ dedi.
Mühürsüz oy iddiası olayı bize aktaran kişinin söylediği şekilde mi oldu, yoksa oy kullanan delegeler salonda dağıtılan mühürsüz listeyi mi sandığa attılar bilemiyoruz. Biz, bize anlatılanları köşemize aldık. CHP; Cumhuriyeti kuran, mazisi olan bir parti. Böyle partilerde bu tür seçim oyunlarının olmayacağını düşünüyoruz.

Uzun ve Karan’ın hesabı!

uzun-ve-karan.jpeg

CHP Merkez ilçe kongresini Ömer Hacısalihoğlu’nun kazanmasıyla birlikte, CHP kulislerinde eski il başkanlarından Yavuz Karan ve Güzide Uzun’dan birinin il başkanlığına diğerinin de parti meclisi üyeliğine aday olmaları konuşulmaya başlandı.
Yavuz Karan’ın önümüzdeki günlerde yapılacak Akçaabat ilçe kongresinde destekleyeceği adayın kazanması halinde potansiyel il başkan adaylarından biri olacağını belirten bir eski il yöneticisi, ‘Yavuz Karan’ın hedefi il başkanlığı ve ardından milletvekili adaylığı, Güzide Uzun da parti meclisi üyeliğine aday olacak. Parti meclisinde daha önce Sevgi Pekşen yer almıştı’ dedi.
Yavuz Karan ve Güzide Uzun’un hesapları iddia edildiği gibi bu şekilde olsa da, CHP Trabzon teşkilatının kurmayları ve yeni seçilen Ortahisar ilçe delegelerinin farklı düşündüklerini söyleyen eski il başkanlarından biri, ‘Yavuz Karan ve Güzide Uzun Ortahisar ilçe delegelerinin ancak yüzde 10’unun desteğini alabilirler. İl Başkanlığı için Murat Özçilingir ve sürpriz bir isim aday olabilir’ dedi.

Ne dersiniz!

ne-dersiniz.jpg

İlahiyatçı bir arkadaşla konuşuyordum; “Herkes din adına konuşuyor, bırakın da bu işi bilenler yani ilahiyatçılar konuşsun” dedi.
Düşündüm, doğru mu söylüyordu? İlahiyat yani Teoloji Kutsal kitabımızı ne kadar yansıtıyordu. Kuran’ı Kerim’i bile bize 6666 Ayet olarak anlatan din adamları ne kadar doğrucuydu. Mezara koyduğunuz ölünün kıbleye bakması gerektiğinden adak kurbanına günlük yaşam içinde her konuda İslamın kurallarını anlattıklarını söyleyen din adamları sınıfı bu bilgilerin çoğunun örften gelen yerel bilgiler olduğunun farkında mıydı? İslam dininin “ruhban” sınıfının olmaması gerektiğini biliyorlar mıydı? Ülke genelinde yüzbin cami olduğunu ve namaz kıldırmak için para alan imam hatip kadrolarının Allah’ın kitabını para ile okuyanlar sınıfını oluşturduğunu bunun İslami olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığının bilip bilmediğini merak ettim.
Din geçim aracı, din adamlığı meslek olabilir miydi? Ne dersiniz? 
(M. Haydar Ustaoğlu’nun paylaşımından)

***

İnsan varlığı değişimden, yenilikten korkar ve çoğu zaman, çok güç olsa bile alışıldık koşullarda kalmayı, pek iyi tanımadığı yeni bir duruma geçmeye tercih eder. ''Platon'un mağarasıdır bu!''
Platon, çok karanlık bir tür mağarada doğmuş ve buradan asla çıkmamış insanları anlatıyordu. Bu mağara onların evreniydi; donuk ve hüzünlü olsa da aşina oldukları, dolayısıyla teskin edici bir yerdi. Dışarıya adım atmayı inatla ret ediyorlardı. Dışarıyı bilmediklerinden, orayı düşmanca ve tehlikeli olarak hayal ediyorlardı. Dolayısıyla o meçhul alanın güneşle & güzellkle & özgürlükle dolu olduğunu keşfetmeleri imkansızdı...
Bugün birçok insan farkında olmadan Platon'un mağarasında yaşıyor. Bilinmeyen karşısında büyük bir korkuları var ve kişisel olarak onları etkileyecek her değişimi reddediyorlar. Fikirleri var, projeleri, düşleri var ama bunları asla gerçekleştiremiyorlar, 
DOĞRULANMAMIŞ BİNLERCE KORKUYLA FELÇ OLMUŞLAR., ELLERİ AYAKLARI KELEPÇELİ, OYSA ANAHTARI YALNIZCA KENDİLERİNDE. BOYUNLARINDA ASILI AMA ASLA ELLERİNE ALAMIYORLAR. OYSA Kİ; YAŞAM SÜREKLİ DEĞİŞİM VE HAREKETTEN İBARET! 
Evet sevgili dostlar... Statükoya sarılmanın hiç bir anlamı yok... Sadece ölüler kımıltısızdır. Bize uygun düşen yönde gelişebilmek için yalnızca kabul etmekte değil, bir an önce değişime başlamakta yarar var. Sizi büyütecek şeyi asla ertelemeyin! (İlham Süheyl)

***

Kalp krizi geçirdiğimde ve kriz devam ederken, anjiyo oluyorum. Dr. hanımla aramdaki sohbet:
Dr Hanım:  Ağrın var mı?
Ben: Vücudumu hissetmiyorum
Dr Hanım: Çeneni göster
Ben: Nerde bilmiyorum
Dr. Hanım: Ayağını göster
Ben: Nerde bilmiyorum
Dr. Hanım: Sen meşhur biri misin dışarda kalabalık Sadi Karakaş’ı soruyorlar
Ben: Ne fark eder Dr. hanım burada yalnızım ve durumum iyi değil kalabalığın önemi yok. İnsan yalnız doğar, yalnız ölür. Ben hazırım.
 Dr Hanım: Peki nasıl konuşuyorsun
 Ben: Benim işim bu.
(Sadi Karakaş)

Önceki ve Sonraki Yazılar