19.08.2021, 08:16

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Birçok ideolojinin çöktüğü, liderlerinin artık esamisinin bile okunmadığı heykellerinin kırıldığı dünya düzeninde her türlü unutturma, aşağılama ve itibarsızlaştırma adımlarına karşın fikri zenginliğiyle ayakta tüm kudretiyle duran, yaşayan, umut olan ve genç kuşakla daha da güçlenen bir fani var, Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizm…

Kemalizm’mi yoksa Atatürkçülük mü sorusu çok tartışılır. Esasen Kemalist tanımını İstanbul’daki rejim taraftarları Mustafa Kemal’in önderlik ettiği hareketi küçümsemek için vermişlerdir. Bana göre tartışma gereksizdir. Ancak bu konuda evinin önünde bombalı suikast sonucu öldürülen Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Taner Kışlalı’nın yazdıklarına bir bakalım. ‘’İdeolojiler, toplumsal gereksinmeleri karşılayan, o gereksinmeleri duyan kesimlerce benimsenmiş, kendi içlerinde tutarlı inanç sistemleridir. Sağcı ideolojiler daha çok duygulara, solcu ideolojiler ise akla seslenirler. Kemalizm de, akla ve insancıl değerlere dayalı çağdaş bir toplum özlemine yanıt veren, geri kalmışlıktan kurtulma istencini yansıtan bir ideolojidir. İki nedenden dolayı, “Kemalizm” sözcüğünü “Atatürkçülük” sözcüğüne tercih etmek daha doğru olur: Atatürkçülük yıpratıldığı için, bir; Kemalizm uluslararası dile girdiği için, iki. Cumhuriyetimizin son kırk küsur yılı, Atatürkçülük adına Atatürk’e yapılan ihanetlerle doludur. Bir başka kesim ise, Atatürkçülüğü, Atatürk’ün sağlığında yaptıklarının bekçiliği biçiminde anlamıştır. Kalıplaştırmıştır, dondurmuştur. Oysa Kemalizm ilerici bir ideolojidir. Ne geçmişin bekçiliğidir, ne de kalıplaşmış bir inanç sistemi. Değişen koşullar içinde, sürekli ve akılcı bir yenilenmeyi ve o yenilenmenin ilkelerini içerir.’’ Kısaca, bir yandan Atatürk’ün çağdaş anlayışına karşı çıkanları yererken bir taraftan da ‘’Rozet Atatürkçülüğünü’’ hedef almış ki, ne kadar haklı olduğu görülmüştür.

Fani olduğunu bilerek yaşayan birisi olarak‘’Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır(yaşayacaktır)’’ sözünü trenle İzmir’e geleceği gün kendisine karşı düzenlenen başarısız suikast sonrası söylemişti. Türkiye Cumhuriyetinin sonsuza kadar yaşayacağına neden bu kadar inanıyordu ki?

Çünkü ‘’Gençliğe Hitabe’’ ve ‘’Bursa Nutkunda’’ cumhuriyeti gençlere emanet ederek gençliği cumhuriyetin sahibi ve bekçisi yapmıştır.

Günümüzde yeni Türkiye sevdalıları sanırım şu sözlerden bihaberler. ‘’Birinci vazifen Türk istiklalini, TC’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir’’ diyen Atatürk, gençlere emanet ettiği Türkiye’nin her daim yeni olduğunu, güncel yaşadığını, Kemalizm’inde yenilenmeye açık ideoloji olarak tanımlanmasıyla yaşayan bir sistem olduğu anlatılmıyor mu?

Bursa nutkunda da ‘’Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunları güçsüz düşürecek bir davranış duydu mu, elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.’’ diyerek gençliğe olan güvenini vurgulamış, gençliği bu şekilde onurlandırmıştır.

Osmanlı imparatorluğu döneminde Türk milliyetçiliği fikri gelişmemişti, devletin yapısı dini temellere dayandığından vatandaş kendini ümmet olarak hissediyordu. Oysaki Fransız devriminin de etkisi ile Arnavutlar, Sırplar ve Araplar kimliklerini hatırlamış ve sahiplenmişlerdi. Türkler kendilerini ‘’cemaat’’ olarak nitelendiriyorlardı. Milliyetçilik fikri gelişmediğinden de yıkılma kaçınılmaz olmuştur. Bugün Afganistan’ın karşı karşıya kaldığı durum da ulus devletin yaratılamaması ve ortak değerlerin yeteri kadar olamamasından kaynaklanmaktadır.

Atatürk Türk Milleti tanımı için de kendilerini Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak olarak değerlendiren ve tanımlayan unsurların varlığını da inkâr etmemiştir. Keza Türk Milleti kavramında din farklılığı da bir engel olarak görülmemiştir. Cumhuriyeti kuran halkın arasında gayrimüslim vatandaşlarımızın da olduğu bir gerçektir. Atatürk, gayrimüslim Rum ve Ermeni vatandaşlarımıza yan gözle ve yabancı bakışıyla bakmayı bile çağdaş Türk Milletinin asil ahlakından beklemeyeceğini belirtmekle onları sahiplenmiş ve koruma altına almıştır.

İster Kemalizm, ister Atatürkçülük, ister ideoloji, ister ne denirse densin ama Afganistan Kabil havaalanından kalkan uçağa sarılıp havalandıktan sonra düşen iki Afganlı hiç unutulmayarak Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş medeniyet seviyesine erişme ve geçme hedefinden hiçbir zaman uzaklaşılmayacaktır

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 22 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
12
parçalı bulutlu