Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

NEDEN ÇOK AZ OKUYAN BİR TOPLUM OLDUK

KÜLTÜRÜMÜZDE OKUMANIN ÖNEMİ

 

Tarihte birçok devlet kurmuş, yıkmış bir ulusuz. Bu övünülecek bir özelliğimiz mi yerilecek bir özelliğimiz mi? Bunun değerlendirmesini tarih bilimine bırakalım. Her kurduğumuz devlet önemli bir iz bırakmıştır insanlık tarihine. Yıkılıp yerine kurulan devlet yeni bir siyaset yeni bir kültür oluşturmuş ve insanlığın hizmetine sunmuştur. Bu olumlu yanımız. Yıkılan devletler de bir kısım kültürü de götürmüştür.

Anayurdumuz Ortaasya olarak bilinir. Pek yerleşik bir halk değildik. Konar-göçer bir halk idik. Tarımla hayvancılıkla genelde uğraştık da kültürü hepten ihmal etmedik. Soylu bir kültürümüz de vardı. Sağlam bir devlet geleneği vardı. Devlet geleneğimiz sınıf devleti değildi. Devlet ana, devlet baba gibi görülür, adalet güvenlik devletten bilinir. Devlet yöneticileri egemen sınıfın temsilcileri değil halkın koruyucuları, adalet sağlayıcıları idi.

Anayurdumuzda atalarımız devletin esaslarını kitabelere, yazıtlara yazmış dikili taşlarla gelecek kuşaklara bırakmıştır. Göktürk Kitabeleri, yazıtları yüz yılları aşıp günümüze geldi bu kültürü taşıdı. Anayurtta daha sonra yazılı kültür de gelişti. Semerkant’ta, Buhara’da da binlerce kitap içeren kütüphaneler kuruldu, kültür kuşaktan kuşağa iletildi. Kitap ve okumak büyük önem taşımış. İnsanlık kültürüne eşsiz değerler bırakıldı. Kültürümüzde kitabın ve okumanın önemi çok büyük olmuştur. Kağıt kutsal kabul edilir yere atılmaz yerde bulunursa alınır yüksek korunaklı bir yere koyulurdu.

 

KİTABA HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERMEK

Kitabın önemi kavrandıkça kimi çevrelerce büyük değer kazandı kimi çevrelerce de tehlikeli zararlı kabul edildi. Kitabı kim zararlı kim yararlı kabul etti. Düşünmeye değer veren bilgiye değer verenlerce kitap değerli, düşünceyi değersiz kabul eden, düşünceden korkanlarca da zararlı kabul edildi. İnsanlık tarihi boyunca bu gerçek değişmedi. Kitapları en kutsal değer kabul eden toplumlar oldu. Kitaba en güzel kütüphaneleri yapmış, kitap yazanları korumuşlardır. İnsanların düşünmesini gerçeği görmesini istemeyenler de kitabı zararlı bir nesne olarak görmüşler. Kitabı yasaklamış, yakmış yok etmiştir. İnsana insan değeri verenler kitabı onun vazgeçilmez arkadaşı kabul etmiş. Okumuş okutmuştur.

 

KİTAP TEHLİKELİ VE ZARARLI DEYİP!

Kurdukları düzeni sürdürmek yada insanları köle yapmak ve gütmek için kitabı  zararlı tehlikeli kabul ettiler. Yazarları hapse attılar. Kitabından sebep insanlar  öldürüldü, asıldı, kesildi, yakıldı. Kitaplarından sebep zulme uğrayanlar işkenceye uğrayanlar bile oldu. İşte bu nedenle kitap insanlık tarihinde çok önemli bir yer tutar. Ancak insanlık düşmanları kitabı silah gibi, bomba gibi görenler bile oldu. O nedenle toplatıldı imha edildi, dereye göle atıldı, toprağa gömüldü.

 

KORKU, BASKI VE DARBE DÖNEMLERİNDE KİTAP

Bir anımı size sunayım, canlı örnek olsun. Daha, çok genç öğretmendim… Kitabı dergiyi her türlü yayını çok seviyordum. Azık ekmek paramdan kitap alırdım. Yıl  1971, 72  idi herhalde köy öğretmeniydim. Okulumdan çıkıp  evime dönüyordum. Yolda bir arkadaşıma iki jandarmanın arasında rastladım. Arkadaşımın ellerinde kelepçe, iki yanda jandarma, jandarmaların koltuğunda kitaplar. Selam verdik bilmem aldılar mı? Baktım arkadaşıma tam anlamadım. Bakkal dükkanımıza uğradılar. Anladık nedenini, anarşik eylem, örgüt falan filan ve zararlı kitapları. Köyde bu tür olaylara şartlanmış bakanlarca bir sürü laf edildi... “Bunlar var ya bunlar”… Yani halk da kitabın değerini kavramamış. zararlı sayıyor. Bir süre sonra serbest bırakıldığını, kitapların imha edildiğini öğrendik.

 

KİTAPLARI İÇİN HAPSE ATILANLAR

Kitapları için işkence görenler hapse atılanlar, işkence görenler. Bunu duyan çocuklar kitaba hangi gözle bakar. O baş üstünde taşınan kitaplar çuvallara doldurulup ahıra atılır, dereye atılırsa yeni yetişen çocuklara kitabı sevdirebilir misiniz?

Kitap yazmak, kitap yaymak, kitap saklamak her babayiğidin işi mi? Darbe yıllarını yaşadık. Dere kenarlarında tarlalarda kitapları gömülü gördük. Bu ortamda kitap saklamak, kitap almak kolay mı? Kitap en kutsal varlık en değerli varlık da gel bunu anlat. Kitaptan korkuyor insanlar, kitabı zararlı bir obje olarak görüyorlar. Bu salt bizim ülkemizde değil dünyanın birçok ülkesinde yaşanmış. İnsanlık bu aşamalardan geçip bu günlere geldi.

 

GÜNÜMÜZDE KİTABIN DURUMU

Yirminci yüzyıl bitti, yirmibirinciye başladık. Artık kitap değer kazanmalı, bilgi çok önemli olmalı. Peki öyle mi. Hayır bugünkü görüntü de çağa hiç yakışmıyor. Yine düşünceye düşman olanlar, kitaba düşman olanlar çok. Yada kitap gazete çok onursuz kullanılıyor. Kitabı uyuşturucu gibi kullananlar var. İnsanları yanıltmak aldatmak için ne acıdır ki kitap biçiminde nesneler kullanılıyor. Gazeteler, kitaplar aydınlatmak için değil daha çok karartmak için kullanılıyor. Bunları oku böyle yaz, bunları seyret, bunları dinle... Böyle olunca kitap da bilgi iletişim araçları da yarar yerine zarar getiriyor. Bizim partinin  gazetesi TV’si ... Dağıtılan parasız kitaplar ... Verilen güdümlü konferanslar. Bunlar insanı doğru düşünmeye değil düşüncesizliğe itiyor.

 

NEDEN AZ OKUYORUZ

Dünyada en az okuyan toplumlar arasında sayılıyoruz. Bu utanılacak bir durum. Kabul de neden? Bu halk geri zekalı mı?  Neden kitabı sevmez okumaz, Çocuk babasının kitabından sebep hepse girdiğini duymuşsa... Babasını kitap yakarken  görmüşse... Ya da bu gazeteyi oku ancak işe girersin. Bu kitapları oku bunlar gibi düşün dediğiniz zaman o genç o çocuk sever mi okumayı.

Bu toplumu okumaktan kitaptan nefret ettiren bu ülkeyi yönetenler, egemen olanlardır. Bu bugün değil yıllardır böyledir. Ancak zaman zaman ölçüsü kaçıyor. Siyasiler “O gazeteler, o basın, o TV yer diye suçladıkça, insanları kitapları ile yargıladıkça bu toplum daha da okumaz, yazmaz, dinlemez, görmez olacak. Ve de sonunda düşünemeyen güdülen yarı uyur yarı gezer toplum olur.

OKUMAYAN BİR TOPLUM....diye suçlayacak yerde neden okumayan, neden düşünemeyen diye sorun araştırın. Okuyanın yazanın düşünenin değer taşımadığı tehlikeli kabul edildiği toplumda bundan başka bir görüntü olmaz. Ve de yarınlar kolay kolay aydınlanmaz.

 

 

 

                                                     

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.