Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

NEWTON’UN FUTBOL BİLGİSİ

“2002’de Trabzon Lisesi ile Dünya Şampiyonu olduk, ben de gol kralı oldum. Başka, bir turnuva daha vardı ve Benzema ile birlikte gol krallığını paylaşmıştık. Benzema, Real Madrid’e gitti; ben ise Akçaabat Sebatspor’a kiralık gittim.” 

Trabzonspor’un eski futbolcusu Ergin Keleş’in Play Sporda yaptığı bir paylaşım bu sözler. 

Üzücü ama o kadar da düşündürücü bir iç hesaplaşma. 

Gördüğümüz ama bir türlü düzeltemediğimiz bir gerçek var ortada. 

İki Abdülkadirler ve Uğurcan ile birlikte Trabzonspor yerlinin de yerlisi üretiminde şu anda Türkiye liglerinde açık ara önde durumda. 

Genç Hüseyin ile birlikte Lille’e giden Yusuf Yazıcı’yı da eklediğimizde A milli takımlar ve uluslararası düzeyde alt yapımız en az beş futbolcu üretmiş durumda. 

Peki, futbolcularımız buraya kadar geldikten sonra neden bir Benzema, bir van Djik, bir Ronaldo, bir Messi ya da Haaland gibi futbolcular olamıyorlar. 

Onlardan eksikleri mi var ya da bu çocuklar yetersiz futbolcular mı? 

Hayır, sorunun kaynağı, bu çocuklar buraya kadar kendilerinde olan Allah vergisi futbol becerileriyle geliyorlar. Ama asıl sorun bu futbolcularımız, kendilerini nasıl geliştirip güçlendirip futbol teknik taktik ve zekası ile birlikte oyun kurgu bilgisini de birleştirerek kendilerinde nasıl yeni bir mantalite geliştirme yapabilirler, işte onu bilemiyorlar. 

Henüz Türkiye’de kusura bakmasınlar ama bu düzeyde futbolcular geliştirecek eğitecek ve uluslararası arenada bunları pazarlayabilecek bir teknik ve taktik ve hatta kondisyonel bir zeka yok.   

Yusuf Yazıcı’yı da sırf o yüzden daha pişmeyi bırak, ham değilken bile göndermek zorunda kaldık. Burada erkenden ölmektense gitsin de orada pişsin  yansın, patlasın diye. 

O yüzden ben bu sene takımın teslim edildiği Eddie Newton’dan umutlu gibiyim. 

Futbolcuların kendi oyun ve klas yetenekleriyle bir yere kadar gidersin. Ondan sonrasını ise futbol bilgi teknik ve taktik beceriyle götürürsün. 

İşte Eddie Newton’un eline bırakılmış bir önceki senenin gönüllerdeki şampiyon takımı Trabzonspor’un en büyük kazancı da bu olacak. 

Eddie Newton’un futbol bilgisi… 

Chelsea gibi  üst düzey bir  takımda yıllarca teknik yardımcılık yapmış olmak onun bu futbol görgüsünü Trabzonspor’a aşılamasında önemli bir kaynak olacak. 

Takımda şu an giden 36’lık Sosa ile 3’ luk Novak büyük kayıplarmış gibi görülse de aslında Eddie Newton’un oynatmak istediği Premiere Lig futbol kültüründe savunma becerisi olmayan Novak ile devamlı kendi ekseni etrafında dönüp oyunu ağırlaştıran Sosa’nın yeri yoktu. 

Hatta ağır Ndiaye ile bal üretmez Guilherme bile onun futbol parametresinde yer almıyorlar. 

O yüzden Trondsen gibi sağlam sert bir orta alan ve sol kanat oyuncusu ile birlikte Flavio gibi topu hızla oyuna sokup forvet hattında bulunan yüksek fiziğine rağmen hızlı deparlar atabilen Sörloth’la hemen topu buluşturabilecek futbol zekası üst düzey bir oyuncu grubuyla çalışmak istiyor. 

Abdülkadir Ömür, Parmak ve Nwakaeme bu düzeyde ona en büyük destek grubunu oluşturacak ögeler. Ve hatta as kadroda kendisine yer bulabilirse Ekuban orta ve ileri üçlüyü destekleyecek maksimum düzeyde oyuncu grubunun en önemli ayağını oluşturacak. Çünkü bu sene çok güçlü bir geri dönüş yaşadığını iki maçta da gösterdi. 

Orta sahaya o yüzden alınması çok elzem görülen Marcone, Newton’un oynatmak istediği 4-3-3 futbol şablonunda yırtıcı, kesici ve saldırgan bir futbolcu özelliğiyle orta sahadaki o affedilmez boşluğu kapatacak gibi görünüyor. Keşke bir an önce alınsın. Fakat asıl düşündüren konu Okay Yokuşlu madem Türkiye’ye dönmek istiyor Trabzonsporlu yöneticiler bu futbolcuyla neden daha önce konuşma gereğini hissetmediler. 

Rizespor maçında ben maçın sonlarına doğru Newton’un en geriyi 3leyip sahada takımı 3-4-3 tuttuğunu gördüm. Abdülkadir Parmak’ı son stopere geçirmişti. Değişik ama çalışıldığında olabilecek bir taktik. 

Samsunspor ve Rizespor maçlarında görüldü ki Trabzonspor’un hücum hattında hiçbir problem yok. İstediği zaman istediği şekilde golü bulabilecek yeterlilikteler. Ama asıl sorun defansta ve kimsenin de pek de göremediği bir 6 numara futbolcu eksikliğindeydi. 

Yönetim üç yıldır biliyor, görüyor ve hatta her platformda da söylüyor.  

Bu takımın stoperleri eksik. Bu sorunu bilmelerine rağmen halen daha bu konuda ciddi adımlar atmamaları umarım ismini sır gibi tuttukları bir futbolcuyu limitler konusu aşıldığında hemen açıklayacakları içindir. Edgar Ie, görünüm itibarıyla bu takımın stoperi olabilecek bir düzeyde ama Trabzonspor’un öyle mükemmel Avrupai standartlarda bir ileri hattı var ki şu anki geri dörtlüsü adeta onları baskılıyor, skor artırmalarını engelliyor.  

O yüzden ne edip edip yönetim sağlam, şampiyon takımda oynayabilecek niteliklerde en az bir olmak üzere iki stoperi Trabzonspor’a kazandırmalı. 

Bunların üstüne bir de Sörloth bilmecesi eklendi. O ayrı bir yazı konusu. Çok uzun ve handikaplarla dolu. 

Trabzonspor geçen seneden güçsüz değil şu anki haliyle. Flavio. Marlon gibi yetenekli futbolcuların yanına bir de Plaza var ki ben onun Ekuban’dan daha fazla sükse yapacağına inanıyorum. 

Fakat eksilen Sosa’nın yerine takımda abilik yapacak, takımı dizginleyecek ya da hareketlendirecek bir lider oyuncunun eksikliğini görüyorum.  O yüzden bir önceki yazımda Yusuf Yazıcı’yı kiralayabiliyorlarsa bu sezonluk takıma kazandırabilirse çok büyük bir fark yaratacak şampiyonluk adayları rakiplerine. 

Fenerbahçe, her sene olduğu gibi şampiyonluğun en güçlü adayı olarak girecek yarışa. Fakat Fenerbahçe kadrosu çok karmakarışık. Bakalım Erol Bulut ile Emre Belözoğlu egosunun çarpışması nerede başlayacak. Galatasaray bana göre Fenerbahçe’den daha iyi transferler yaptı. Eğer Okay’ı alırlarsa Fenerbahçe’nin bir tık önüne geçecek. Beşiktaş sessiz ama derinden gitmesine rağmen takımda nedeni belirsiz bir iç huzursuzluk onları devamlı suretle yarışta zorlayacak gibi. Başakşehir nihayetinde şampiyon yapıldı. Şişleri de indi. O yüzden geçen sene yaşadığı imtiyazları, kayırmaları bu sene göremeyecek. Gücüyle artık nerelere kadar gelebilirse. 

O yüzden Trabzonspor, Sörloth’u elinde tutabilir ve orta sahaya Marcone’yi getirtebilirse ve çok değil gerçekten sağlam bir de stoper alırsa ligi yine domine eder, istediği futbolunu da oynar. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.