27.06.2022, 09:59

NOTERLERİN GERÇEK OLAN RÜYASI

                 Siz değerli okuyucularımla yaklaşık bir yıl önce paylaştığım ve üzerinde her yönü ile hassasiyetle düşünülüp kararlaştırılması gereken, taşınmaz satışlarında noterlere yetki verilmesi ile ilgili hazırlanan kanun teklifi geçtiğimiz hafta  TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.  Kamuoyunda 6'ıncı Yargı Paketi olarak bilinen ve "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" içerisinde kabul edilen değişikliğe göre;

  • Taşınmaz satış sözleşmesi noterler tarafından da yapılabilecek.
  • Noterlerce işlem yapılacak taşınmaza ilişkin kayıt ve belgelerin eksik olması halinde ilgili Tapu Müdürlüğü eksiklikleri gidererek sisteme aktarım yapacak.
  • Noterlerce taşınmazın satışına engel bir durumun bulunmadığının tespiti sonrasında taşınmaz satış sözleşmesi onaylanarak tapu bilişim sisteme kaydedilecek.
  • Sözleşmenin sisteme kayından sonra Tapu Müdürlüğüce taşınmazın tapu tescilini sağlanacak.
  • Noterler tarafından yapılacak taşınmaz satış sözleşmelerinde sadece tapu harcı alınacak, bu işlemler için ayrıca noter harcı alınmayacak.
  • Bu kapsamda yapılan işlemler karşılığında taşınmazın değerine göre 500 Türk lirasından az ve 4 bin Türk lirasından fazla olamayacak şekilde noter ücreti alınacak.
  • Taşınmaz satış işlemleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün döner sermaye işletmesine gelir kaydedilmek üzere hizmet bedeli alınacak.

               Özetle kabul edilen kanun teklifi bu hususları içermekte. Peki, bir yıl önce gündeme gelen bu konu ile ilgili neler söylemiştik bir bakalım önce.  "Devlet olmanın gereklerinin başında olan Tapu hizmetlerinin sürdürülmesi ve  arşivinin tutulmasını 174 yıllık köklü geçmişi ile üstlenen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, ürettiği hizmetlerle "Tapu gibi sağlam" deyiminin lisanımıza yerleşmesine aracılık etmiş, bugün taşınmaz mülkiyeti konusunda uzman ve deneyimli personeli ile veri altyapısını iyileştirilmenin yanında, web-tapu ve Alo 181 gibi online hizmetler ile tapu işlemlerinin ülkemizin her köşesinde kolaylıkla sürdürülmesini sağlamış, yurt dışı temsilcilikleriyle hizmet ağını genişletmiş, teknolojiyi en iyi kullanan kurumların başında yer alarak görevini layıkıyla sürdürmüştür. Kurumun son yıllardaki özverili çalışmaları gelirlerine yansımış ve gayrimenkul satışlarındaki rekor gelir haberleri iştahların  kabarmasına yetmişte artmış. Noterler Birliği Başkanı Dursun Cin gayrimenkul (taşınmaz) satış sözleşmelerinin noterler tarafından yapılmasına yönelik işlemler için hazırlıklar yaptıklarını açıklarken en çok gelir getiren iş kalemi olan taşınmaz satışları dışındaki  ipotek, haciz, kat irtifakı, kat mülkiyeti, cins değişikliği gibi getirisi düşük iş kalemlerine talip olmaması hedefleneni gün yüzüne çıkarmaktadır. Böyle bir uygulamanın tek kazananının noterler, kaybedenlerinin ise daha fazla ücret ödeyen vatandaş ve mülkiyet verisinin güvenliğini riske eden devlet olacağı ortadadır. "

               Bir yıl önceki öngörülerimiz ile kabul edilen kanun teklifine baktığımda pekte şaşırmadım aslında. Noterler sadece taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesi ve tahsil edilecek ücretler kısmında görev üstlenmiş olup taşınmaz satışı öncesindeki eksikliklerin giderilmesi ve satış sonrasındaki tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesinde Tapu Müdürlüklerinin görevleri devam ettirilmiştir. Daha önce ifade ettiğimiz Tapunun ekonomik getiriye sahip olmayan Haciz ve İpotek tesisi ve terkini gibi diğer işlemleri için noterler yetkili kılınmamıştır. Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerde alınan Tapu Harcı ve  Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün döner sermaye hizmet bedeline ilaveten Noterlerce gerçekleştirilecek işlemlerde taşınmazın değerine göre noter ücreti alınması kabul gören diğer husus olmuştur.                          

               Uzunca bir süredir noterlerce oluşturulan lobilerle bugün TBMM genel kurulunca kabul edilen kanun teklifi "Noterlerin Gerçek Olan Rüyası" dedirtti adeta bana. Belki içinizden "Aman sen de notere değil de Tapu Müdürü'ne başvur!" diyor olabilirsiniz. Ama bilin ki rüya buraya kadarla sınırlı  kalmayacaktır. Bir sonraki adımın "Noterlerin Taşınmaz Satışlarında Tek Yetkili" olacağı gerçeğidir.

               Tapu işlemlerinin ve mülkiyet verisinin önemine ortaya koyan üzücü bir sonuçla sonlansa da  pek çok dersler alınabilecek bir üzücü olayla sonlandırmak istiyorum sözlerimi. "18.asrın sonlarına doğru, Anadolu’daki iki kasaba arasında bir meranın paylaşılamaması yüzünden çıkan ihtilaf ve çatışma haberi saraya aksedince dönemin padişahı I. Mahmut arazi kayıtlarının tutulduğu tapu defterlerini istetmiş fakat Dönemin Defter Emini olan Server Efendi, Tapu defterlerinin gece vakti kendisinden istenmesi üzerine: “Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri zamanından beri  Devlet-i Âliyye’nin kanunlarına göre, Defterhane’den gece vakti defter çıkarılması men edilmiştir. Sultanımız af buyursunlar, defterleri çıkartamam” şeklinde cevap verir.

               Dönemin padişahı Sultan I. Mahmut, bu cevap üzerine celallenir ve Server Efendi’nin başının vurulmasını ister. Ertesi gün durumu sadrazama açan padişah memurun kanunlara uygun bir davranışta bulunduğunu öğrenince padişah pişman olur ve idamın durdurulmasını ister. Ancak iş işten geçmiş cellât, Server Efendi’nin başını çoktan vücudundan ayırmıştır. Duruma çok üzülen Sultan, Server Efendi’nin kabrinin tapu binası içerisine yapılmasını emreder. Server Efendi Defter-i Hakani binasının (Bir dönem Tapu ve Kadastro İstanbul Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası olarak kullanılan binanın ) içerisine gömülür. Server Efendi’nin mezarı, o günden sonra Defterhane’de görev yapan memurlar için kutsal bir yer kabul edilir."

               Yapılan işin önem ve ehemmiyeti açısından başların ortaya konduğu bir iş olduğunu hatırlatır. Saygı ve selamlarını sunarım.

                

Yorumlar (0)