ODTÜ’yü Anlamak

Benim üniversiteye girdiğim 70’li yılların sonunda tanımıştım ODTÜ’yü. Mühendislik okumayı kafaya koymuş tüysüz bir liseli olarak, ülkenin en iyi iki üniversitesi olan İTÜ ve ODTÜ arasında kararsız kalmıştım. O yıllarda İTÜ Makina Fakültesi hem daha yüksek puanlı hem de daha havalı olduğundan ve ayrıca İstanbul gibi bir rüya kent söz konusu olduğundan tercihimi İTÜ Makina Fakültesi’nden yana kullanmıştım.

 

Ama ODTÜ efsanesi hep içimde bir uhde olarak kalmıştı. Sonraki yıllarda akademik hayatın içerisine girdikçe ODTÜ’yü daha da yakından tanıma olanağını buldum. Gerek bilimsel toplantılarda, gerek doçentlik sınavlarındaki jüri üyeliğim vesilesi ile ODTÜ mensubu birçok öğretim üyesi ile görüşme ve tanışma fırsatım oldu. Ülkemizde gerçekten de farklı bir karizma taşıyan bu güzide kurumun birçok kesim tarafından çoğunlukla gerektiği gibi değerlendirilmediğine tanık oldum.

 

Dağınık bir yerleşke alanına sahip olan ODTÜ’de; yönetim, akademisyen kadrosu, idari kadro ve öğrenciler arasında inanılmaz bir uyum ve anlayışın etkin olduğunu ifade etmem gerekiyor. Karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış bütünlüğü içerisinde işleyen bu sistemde, zekâ en önemli unsur olarak benimsenmiş durumdadır. Nezaket çok önemli bir davranış şekli olarak her adımda karşınıza çıkar ve kısa sürede benliğinizi tuhaf bir ODTÜ havası yavaşça sarmaya başlar.

 

Kendi alanlarında ülkenin en zeki bilim insanları tarafından yürütülmekte olan “ODTÜ sistemi” çeşitli dünya üniversiteleri sıralamalarında ülkemiz adına gurur verici yerlerde kendisine yer bulmaktadır. Tamamen kendi sisteminin ve üretmiş olduğu mezunlarının niteliğini yansıtan bu tablonun ortaya çıkmasında ODTÜ’nün bütün bileşenlerinin katkısı vardır. Kurum içerisinde yer alan teknokent bünyesinde yürütülmekte olan üst düzey araştırmalar ve projeler, ODTÜ’yü bir marka olarak dünya piyasalarına sunmaya devam etmektedir.

 

Pek çok defa ODTÜ’lü bilim insanlarından duyduğum şu söylem çok doğru ve gerçekçidir. Buna göre; ODTÜ bir kamu kurumu olmasına karşın devletten destek talebinde bulunmak yerine, kendilerinin önünü açacak yasal düzenlemelerin yapılmasını arzu etmektedir. Zira ODTÜ kendi üreteceği değerlere güvenmekte ve bu sayede kendi kaynağını kendisinin yaratacağına içtenlikle inanmaktadır.

 

Özgürlük; üniversitenin her taşında ve ağacında kendisini hissettirir. Rektörlüğün de bilgisi ve izni dâhilinde taş yollarda “İnti İllimani” çalıp söyleyen gençler ODTÜ’ye ayrı bir hava katar. Üniversitenin çeşitli köşelerinde devrimci ve sol imgeler büyük bir titizlikle yaşatılırken, özellikle yönetimin gösterdiği babacan ve anlayışlı tavır işleri büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Öğrencilerin toplantı yapmak amaçlı salon talepleri her zaman karşılanmakta ve hatta yönetim tarafından bu tür etkinlikler destek görmektedir. Kısacası ODTÜ tam bir özgürlük ortamında, kendi karakteristik dünyasında hep daha iyiye doğru yürüme çabasındadır.

 

Bütün bu kalıplar içerisinde yaşamaya devam eden bu seçkin bilim kurumunun, doğru bir temelde değerlendirilmesinin kolay olmayacağı açıktır. Ülkemizde son yıllarda kök salmaya başlayan biat anlayışı, kültür ve sanatta yozlaşma, bilim ve teknolojide değersizleştirme, bilgiyi ve zekâyı aşağılama kompleksi gibi ülkeyi geriye götürme çabaları bugün ODTÜ’nün kapısına kadar dayanmıştır.

 

Günümüzde mevcut iktidarın beslendiği ve güç kazandığı düşkün politikalarının, ODTÜ sistemi ile bağdaşmasına olanak yoktur. Bugün ODTÜ ile iktidar arasında içten içe yaşanmakta olan çatışmanın arka planında yatan unsur, bilgi ve bilim üretimine olan farklı bakış açısıdır. ODTÜ; dünyada henüz bilinmeyenleri üretme ve yeni teknolojiler geliştirme peşinde koşmak isterken, mevcut iktidar ve dolayısıyla emperyal güçler için böylesine yüksek bir özgüven taşıyan bir sistemden gelen iyi yetişmiş mühendisler, iktidarın selameti açısından ve daha da önemlisi uluslararası güçlerin güvenliği açısından tehdit oluşturmaktadır.

 

İşte ODTÜ’yü anlamak bu kadar basit, ancak ODTÜ’ye hakkını vermek bir o kadar da imkânsızdır. Yoksa ağaçmış, yolmuş, çevreymiş, Bakanmış, Başkanmış bunlar işin görünen tarafıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.