Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

OKSİJEN

Bir duruş sergiliyor Trabzonspor. Son iki maçtır.
Yönünü Türk Bayrağı’na çevirerek İstiklal Marşını o şekilde okuyorlar. 
İyi de yapıyorlar olması gereken de bu. Gerçi sportif seremonilere pek uygun düşmüyor bu duruş. Ama o zaman da olması gereken Türk Bayrağının stadyumlarda protokol tarafına yerleştirilmesidir.
Toure, Novak, Ekuban, İbanez dışında takım Trabzonspor’un alt yapısı. 
Bu genç çocuklar takımlarını yüklemiş götürüyorlar. Ya da götürmeye çabalıyorlar. 
Fenerbahçe’nin Güven’i, Galatasaray’ın Ozan Kabak’ından, Beşiktaş’ın Dorukhan’ından farklı olarak bu çocuklar takımlarını sırtlayarak alıp götürüyorlar. 
Yukarıda yazdığımız İstanbul takımlarının bu gençleri kendi takımlarının yabancı oyuncuları ve tecrübeli ayaklarının yanında sadece eküri olarak takımlarında yer bulabiliyorlar. 
O yüzden Trabzonspor’un bu gençleri hem daha değerli ve üstelik daha da efektif. 
Orta sahada bir maestro gibi takımın hem ön liberoluğunu hem de on numarası görevini üstlenen Yusuf Yazıcı’nın bir yıl içerisinde takım dizilişinde almış olduğu sorumluluk ve görevlerini düşününce de bu kadar kısa bir zaman içerisinde Trabzonspor’da nasıl bir hızlı değişim yaşandığını görebilmekteyiz. 
Aslında Süper Ligin bütün takımları ekonomik krizin yaşandığı bu zamanlarda Trabzonspor gibi bir alt yapıya sahip olamadıkları için ne yazık ki en değerli oyuncularını satarak daha minimal düzeyde en çok verim alabilecekleri fazla sayıda futbolcuları satın alıyorlar. 
Onlar da bu şekilde takımlarını aşılamaya gidiyorlar ama büyük ihtimalle sene sonunda daha fazla hayal kırıklıkları yaşayacaklar.
Şu anda Trabzonspor Onazi’siz ve Sosa’sız o baskılı futbol oyunlarından rakiplerinden baskı yiyen bir futbol mantalitesine dönmüş durumdalar.
Normaldir. Çünkü bu futbolcuların bu akşam Balıkesir Baltokla oynadıkları kupanın son 16 maçının rövanşında takım yaş ortalaması 21.
Büyük ihtimalle de uzun süre Trabzonspor lig ve kupa maçlarında da bu ortalamayla oynayacaklar. 
Maçın ilerleyen zamanlarında bu çocukların alışkın olmadıkları bir ligde hem fazla heyecan hem de aşırı efor kaybı yüzünden kanlarında büyük miktarda oksijen kaybı yaşanmasına neden olmaktadır. Bu oksijen kaybı bizim uşaklarda fiziki bir düşüş yaşamasına bağlı olarak bir müddet sonra maç onlar için sanki bir antrenman maçıymış gibi bir mantaliteye dönüşüyor. Gerektiği yerde gereken atraksiyonu yaşayamayıp sıradanlaşıyorlar.
Tecrübeleri yok yaşları henüz çok genç ve o yüzden kontrol ve dikkatleri de çok çabuk dağılabiliyor
Bu bir anlık dikkat kaybının sonucunda da Novak’ın attığı golün hemen devamında kalelerinde bir gol gördüler. 
Takım arkadaşlarından en fazla 2 ya da 3 yaş büyük olan Yusuf Yazıcı bile saha içerisinde sanki bu çocuklardan en az 5 yaş büyükmüş gibi futbol oynayışı onun ileride nasıl bir kaliteli futbolcu olacağını şimdiden gözler önüne sermektedir.
Ben pek bilemem ama Ünal Hocamızın Kamil Ahmet takıntısını biraz abartılı buluyorum. Onun yerine alt yapıdan koyabileceği bir yetenek hem tecrübe kazanır hem de takıma ısınır. Kamil Ahmet’ten ileri zamanlarda ben bir yarar ve fayda göreceğini pek ummuyorum. İnşallah yanılan da ben olurum.
Bir de olayın trajikomik yanı karşılarında bizim bu yaşça ufak çocukları görenler maçta skor ne olursa olsun umutlarını kaybetmiyorlar. Devamlı bir umut halindeler. 
Maç aslında Balıkesir takımının anlamsız bir şekilde aşırı stres ve gerginliğiyle başladı. Hatta bir ara kendileriyle bile münakaşaya giriştiler. Büyük ihtimal Sivasspor’u eleyerek gelmiş bu takımın Trabzonspor gibi yaşça ufak futbolcularımıza turu kaybetme ihtimalleri onlarda büyük bir gerilim yaşamalarına neden olmuş.
Zaten maç da Abdülkadir Parmak’ın peş peşe gelen golleriyle 3-1 olunca onlar için yapabilecek fazla bir şey de kalmamıştı ama yukarıda da dediğim gibi karşılarında bu gençleri gördükçe bir türlü maçı da bırakmıyorlar.
Maçta alkışlar Abdülkadir Parmak ve Yusuf Yazıcı için de.
Bu maç da aslında bizim genç kramponlar için başka bir oksijen oldu.
Gençler geliyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.