19.01.2022, 13:48

Okullarda korona önlemleri ödünsüz olmalı

Korona salgını, tüm önlemlere karşın etkisini artırarak sürüyor. Nedense toplumun bir bölümü, önlemlere uymamak için ayak diremekte. Sokakta yürüyenlerin neredeyse yarısı maske takmamakta. Bir kısım kişinin aşı olmamak ve aşı kampanyasını engellemek için sosyal medyada sürekli bir çaba içinde olduklarını gözlemlemekteyiz.

Ne yazık ki salgının en hızlı yayılma olanağı bulduğu yerlerin başında okullar gelmekte. Milyonlarca öğrencinin, on binlerce öğretmenin her gün gittiği okullarımızda neredeyse her gün korona nedeniyle birçok sınıf karantina nedeniyle eğitime ara vermekte. Virüs, öğrenciler aracılığıyla kolay bir yayılma ortamı bulmakta. Kolay olabilecek bazı önlemlerin alınmaması bu yayılmanın adeta altyapısını hazırlamakta.

Öncelikle şunu belirteyim ki okulları kapatmak çözüm değil. En zor koşullarda bile eğitimi sürdürecek önlemleri almak herkesin görevi. Kapıya kilit vurmak çözümsüzlüğü kabul eden, kolaycı bir görüş. Salgınla insan arasına engeller koymak, virüsün ulaşamayacağı alanlar oluşturmak herkesin görev ve sorumluluğu.

Virüs okullarda nasıl yayılıyor? Öncelikle virüsün kaynağının aşılanmamış ve salgın önlemlerini önemsemeyen veliler olduğunu belirtelim. Virüs, veliden öğrenciye bulaşıyor. Öğrenci iyi bir taşıyıcı olarak virüsü, okula getirip arkadaşlarına ve öğretmenlerine bulaşmasına neden olmakta. Virüsü taşıyan öğrenci, yalnızca kendi sınıfına değil, dinlencelerde oyun oynarken diğer sınıflardaki öğrencilere de taşımakta onu. Böylece öğrenciler aracılığıyla virüsün yayılma zinciri oluşmakta. Öğrencilerin tümü ve veliler hesaplandığında neredeyse ülkemiz nüfusunun yarısını geçer bu sayı.

Peki, okullarda salgının yayılmasını önlemek için öncelikle yapılacak iş nedir? Okula gidecek her öğrencinin velisine zorunlu aşı uygulaması getirilmeli. Ayrıca aşı olma yaşına gelen öğrencilere de bu zorunluluğun kapsamında olmalı. Böyle bir uygulama virüsü, kaynağında kuruturuz. Virüsün yayılma zincirini koparırız.

Öğretmenlerin, okul çalışanlarının ve servis sürücülerinin tümü zorunlu aşılanmalı. Toplumun yüksek çıkarları için kişilerin öznel kararları yerine, bilimin nesnelliği uygulanmalı.

Birçok öğrenci, okullarına dede ve nineleri ya da başka yakınlarınca getirilmekte. Bu kişilere de aşı zorunluluğu uygulanmalı. Virüsün sızacağı tüm alanlar, güvenli duruma getirilmeli.

Son günlerde okullarda yaygın grip salgını var. Bunun domuz gribi olduğu söylenmekte. Çoğu zaman griple Covid-19 birbirine karıştırılmakta. Bu nedenle virüs taşıyıcısı birçok kişi, PCR yaptırmıyor grip olduğunu düşünerek. Böyle olunca da salgını yayan birçok kişi, toplumdan yalıtılmıyor. Bu konuya girmişken şunu da söyleyelim.

Çalışan kişilerin bazıları, koronaya yakalandıklarını bile bile test yaptırmaya gitmemekteler. Giderlerse karantinaya girecekler ve işleri aksayacak. İnsanların ölümle ekmek arasında seçenek oluşturması acınılası, üzünç verici bir durum.

Son bir ay içinde koranadan ölen birçok tanıdığım oldu. Hepsi aşı yaptırmamış kişiler. Bu ilgi çekici ve uyarıcıdır. Hangi gerekçeyle olursa olsun aşı yaptırmamak intiharla eşdeğer. Hiç kimseye intihar etme özgürlüğü(!) tanınamaz. Bu konu çok yönlü olarak araştırılıp çözüme kavuşturulmalı. İnsanlar, göz göre göre ölüme gönderilmemeli.

MEB ve Sağlık Bakanlığı el ele vererek bilim kurulunun kılavuzluğunda ikinci yarıyıl başlamadan gerekli önlemleri almalı. Virüsün yayılımı, usçu izlencelerle önlenir. Toplum, daha çok kurban vermeden çözümler oluşturulmalı.

Ey yöneticiler, ey hükümet, salgına kurban verecek insanımız yok, bunun farkında değil misiniz?

Yorumlar (0)