12.08.2021, 08:38

ÖNCE SAĞLIK

Hayatın hızlı akışında sağlığımızı hep ihmal ediyoruz. "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" sözüyle sağlığın önemini Kanuni Sultan Süleyman ne güzel ifade etmiş. Pek çok acı, dert, keder, sorun, sevinç hayatın içerisinde çokça yaşanır ama sağlık kadar hiçbiri değerli değildir. Maalesef sağlık konusu ne zaman hastalanırsak o zaman aklımıza gelir, düzeleyim dikkat edeceğim der ve yine unuturuz.  Belki de ‘’ Tehlikenin büyüklüğü yakınlığı ile ilgilidir’’ deyimine kanıyoruz, hep uzakta sanıyoruz ama hiç kendimize ve etrafımıza yakıştıramıyoruz. Ne kadar çok ölen dostumuz arkadaşımız oldu bu dönem…

Oysaki ölümlü olduğunu bilerek yaşayan tek canlı olan insan (belki hayvanlar da farkındadır, nitekim bazı hayvanların öleceğini hissederek ortamdan uzaklaştığı da gözlemlenen bir durum) muhtemelen psikolojisinin de gereği hep kendinden uzak hissediyor. Tabii ki doğrusu da budur, yoksa yaşamda anlam bulamaz ve mutsuz olur, ama sağlığını da ihmal etmemek kaydı ile…

Etrafınıza bakın, hatta kendinizden de bilirsiniz, arabanıza gösterdiğiniz itinayı kendi sağlığınıza göstermiyorsunuzdur. Arabanın periyodik bakımlarını unutmaz ve talep edilen ücreti sorgusuz ödersiniz de, sağlığınız için hep öteleme ve hiç para harcamama peşindesinizdir. Yanlış mı?

Sağlıklı olmayı yalnızca fiziki sağlamlık olarak da algılamamalıdır.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, "sadece hastalıkların ve rahatsızlıkların olmayışı değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali" olarak açıklar.

Sağlık, eğitim ve savunma ile birlikte ülkenin olmazsa olmazlarıdır. Buralardan tasarruf olamayacağı gibi ülke bu kurumlara verdiği değerle itibar görür. Fonlanan kuruluşların özgür olamayacağı gerçeği ortadayken birçok kurum, kuruluş ve düşünce kulüplerinin fikirlerini söyleme serbestliğinin olamayacağı ve dikte ettirilen sözde doğruyu savunacağı da aşikârdır.

Bütün bu durumlar insanların kafa karışıklıklarını da arttırmaktadır. Özellikle içinde bulunduğumuz durum tam da bu kırılganlıkların olduğu bir dönemdir. Aşı karşıtlığının altında yatan psikoloji de aslında kurumlara olan güven kaybıdır. Kapitalist sistem öğütmeye devam ettikçe ve yenidünya düzeni insani değerler üzerinde kurulmadıkça böyle devam edecektir.

Yerel basından bir gazeteci yakın bir zamanda ‘’iki aşılı (BioNTech) olduğum için olacak ki, sadece burun akıntısı, koku, tat kaybı ve hafif halsizlikle ilk üç günü atlattım. Aşı belki bulaşı önlemiyor ama hastalığı hafif atlatmanızı sağlıyor’’ diye yazmış. Artık herkesin çok yakınında buna benzer yaşanmışlıklar var, yazılı ve görsel medya sayesinde oldukça bilgi sahibi olunmuş. Doğruluğu ve haklılığı zaman içerisinde görülebilecek.

Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün’’ Bilim, gerçeği bilmektir. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir’’ sözünün gereği olarak dünyanın içinde bulunduğu bu pandemi ortamında bilime güvenmekten başka çare yoktur. Tabii ki hayden aşıya demeyeceğim, bu bence kişisel bir tercihtir. Ancak devletin önlemler alması da yönetsel bir sorumluluktur. Devlet bu sorumluluğunun gereğini yaparken, aşı olmayanlara yaşantısını kısıtlayıcı yasaklar koyup, aşı olanlara da aşırı serbestlik sağlamak gibi tutarsız bir durum yaratmamalıdır.. Orta yolun akli olarak bulunması çok zor değildir.

Şaman inancına göre; doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz, nehirler kendi suyunu içmez, ay kendisi için parlamaz, güneş kendisi için ısıtmaz, rüzgâr kendisi için esmez, bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz. Bu anlayış bencilliği reddederek yardımlaşma ve dayanışma kültürünü dikte ettirmeye çalışıyor. Bundan ötürü mevcut tedbirlere uymak ve gereken önlemleri almak kişinin başkalarına duyduğu saygının da gereğidir.

Sanırım, modernleşme ve neoliberalizm (parasalcılık) ile beraber maddi kazanım hırs ve öğretisinin manevi duyguları bu kadar önemsizleştirdiği bir dönem olmamıştır. Maalesef bu anlayışın gereği insanların sağlıklarının da maddi kazanımlara alet edildiği bir dönemdeyiz. Yani her alanda kargaşa, uyumsuzluk ve güvensizlik hâkim. Ticarileşen sağlık sistemi zaten kendini ihmal eden insanın kafasını daha da karmaşık hale getirirken, güven konusu bu alanda da sorunlu olmuştur. Aşmak devletin yurttaşına olan sevgi ve saygısıyla olur.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 26 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu