Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

ORGANİZE İŞLER

Organize işlerdi bunlar.

Organize oluşturulmuş, birlikte hareket edilmiş hep beraber karar verilmiş ve kotarılmış organize işlerdi.

27 bin taraftara birden tribün cezası vermek organize işlerin organize aklın birer sonucuydu.

İlk organize iş Medipol Başakşehir maçında oluşturulmuştu. İkinci organize iş Sivas’da gerçekleştirildi.

Üçüncü organize iş de Başakşehir maçında tribündeki 27 bin kişiye ceza kesilerek kotarılmıştı.

Neden bu organize işlere gitmek istiyorlar, neden bu organize işlerle sonuç almak istiyorlar bunu hep birlikte düşünüp de bir sonuç üretmeye kalktığımızda biz Trabzonsporluları hep komplo teorileri üretmekle bizleri paranoyak olmakla suçluyorlar.

Ama gerçek gün gibi ortada.

Şu an Türkiye’nin en genç yaş ortalamasına sahip futbolcularla en efektif futbolu oynayan Trabzonspor herkesi kıskandırıyor.

Bir Türk Messi var derken ikincisini ortaya çıkartmak, bir Hüseyin Türkmen gibi değme stoperlere taş çıkartabilen bir genç yeteneği parlatmak, Kaleci Onursuz ne yapabilirler derken Uğurcan gibi bir çocuğa Trabzonspor kalesini teslim edip de en mükemmel kaleci performansını görebilmek, Berkay Sefalar, Batuhanlar gibi daha nice gençlerin geride bir kaplan ordusu gibi inatla zamanlarını beklemesi herhalde birçok kişinin gözünü panikle korkutmuş olmalı ki organize işlere şimdide girişmeye başladılar.

Trabzonspor Onaziyi ve Sosayı kaybedince artık şampiyonluk şarkıları söylemeyemiyor ama hiçbir süper lig takımının yapamadığını yapıyor.

En güzel futbol şarkılarını söylüyor, horonlarını oynuyor, gümbür gümbür futbolun en ince estetik hareketlerini ve güzelliklerini sunarak futboldan keyif alıyorlar, keyif aldırtıyorlardı.

Trabzonspor kendi kendine oynuyordu. Kimseyle işi olmuyordu artık. Karşısındaki takımların kim olduğuna nasıl olduğuna bakmaksızın hep birlikte tek vücut olmuş panayır yerinde şov yaparcasına futbolun en güzel unsurlarını ortaya sererek futboldan zevk alarak izleyicilerine keyif veriyordu. Hep birlikte böylece mutlu oluyorlardı. Yeniyordu da yenemeyebiliyordu da. Ama tek bir gerçek vardı futbolunu oynayan bu gençler de onları izleyen herkes de Trabzonspor’un futbolundan keyif alıyordu.

Ama federasyon inatla Trabzonspor’u ve Trabzonsporluları kaşıyordu. Geriyordu. Trabzonspor’u bir stres ve gerilim sahibi bir kulüp haline getirmek istiyordu.

Çünkü onlar için Trabzonspor ne kadar gerilim ve stresle dolu olursa o kadar da başarısız ve gerilerde olacaktı.

Çünkü bu Trabzonspor, Trabzonsporlu hariç herkesi kıskandırıyor, korkutuyor ve ürkütüyor.

Bugünkü Ankaragücü maçına da işte bu organize işlerin kaotik düşünceleri içerisindeyken çıktı Trabzonspor.

İki gün evvel son bulan ara transfer döneminde tam 14 futbolcu kadrosuna katan Ankaragücü bunların beşini sahaya dördünü kulübeye çekiyordu.

Kapalı kutular hangi oyuncu nedir nasıldır, kimse bilmiyor. Resmen Birleşmiş Milletler gibi.

İşte bir maç için en tehlikeli durum da budur.

Yenersin diyemiyorsun, yenilirsin de diyemiyorsun.

Allahtan Amiri ile Hosseini Asya Kupasından döndüler de Ünal Kaptan’ın eli biraz rahatladı.

Henüz maçın 6. dakikasında Abdülkadir Ömür’ün sağ çaprazdan ince pasında altı pasta buluşan Hugo şık çalımlarla önünü boşaltıp boş kaleye topu ittiğinde kendi adına sezonun 10. Golünü Ankaragücü ağlarına bırakıyordu.

Bırakıyordu ama golden sonra da Ankaragücü sert ataklar geliştirmeye başlıyordu.

Fakat Trabzonspor daha çok pozisyonlara giriyor ama bir türlü kendisini rahatlatacak ikinci bulamıyordu.

Futbolun hovardalığı bu işte. Erken atılan gol her zaman Trabzonspor için nedense hep bir sonraki pozisyonlar için bonkörlüğe dönüşüyor.

Yani futbol bu iyi oynuyorsun güzel oynuyorsun ama ikinci golünü atamıyorsan son dakikalarda da ters bir pozisyonla golü de kalende görebiliyorsun. Nitekim sezonun ilk yarısında da öyle oldu. Galibiyetle kapatacağın bir maçı hakemin yanlış kararıyla o kadar güzel oynanmış bir maç berabere bitmişti.

Hüseyin Türkmen her maç kendisini parlatarak büyüyor. Maşallah.

Bu kadar iyi oynanan bir maç bu kadar stresli biter miydi, biter işte…..

Olsun, 1-0 olsun bizim olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.