Orhan beyin vedası!

   Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı önceki akşam, bir veda yemeği düzenlemiş. Başkanın veda yemeğinde başkanla küs olanlar, başkana kızanlar bir araya gelmiş. Orhan beyi bağırlarına basmışlar. orhan-baskan-005.jpgOrhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun Trabzon’da 5 yılı merkez 5 yılı da büyükşehir olmak üzere 10 yıllık bir belediye başkanlık dönemi var.
Orhan Gümrükçüoğlu’nun 10 yıllık başkanlığı dönemi, önümüzdeki süreçte en ince ayrıntısına kadar olmasa da genelde gündeme gelecek ve tartışılacak.  Orhan beyin ailesi İstanbul’da. Kendisi de mutlaka İstanbul’a gidecek. Her ne kadar 70’ine merdiven dayasa da sürpriz bir göreve atanabilir.
Orhan beye, başkanlık sonrası yaşamında sağlık ve mutluluk dileriz.

Burası neresi?

Trabzon Ticaret Borsası çalışanlarından Fatih Cirav, dün sosyal medyada bir fotoğraf yayımladı. Paylaşımı gören herkes burası neresi demeye başladı. Cirav ailesinin yıllar önce Moloz mevkiinde kale surlarının karşısında deniz kenarında evleri ve fındık fabrikaları vardı. Yanılmıyorsak, belediye orasını istimlak etmişti. Cirav’ın yayınladığı fotoğraf Sotka mahallesinin sahili idi. Deniz rafındaki bina ( kale surun karşı tarafında) fındık fabrikası... O bölgede şarap imal edilirdi, büyük şarap fıçıları vardı. Gazeteci arkadaşımız İhsan Öksüz, çocukluğunun bu bölgede geçtiğini yazmıştı.

burasi-neresi.jpgO binanın arka tarafı uzun süre çöplük olarak kullanılmıştı. Kale surunun batı tarafı metruk mezarlıktı(boş alan, daha sonra minibüs otogarı, bugün ise depo ve belediye birimi). Kalenin üzerinden arka tarafta görünen bina da Hasbi Palas Otel olmalı... Hasbi Palas'ın önünde de demir-beton mendirek. Büyük kayıklar orada hamsi, armut vs. boşaltırlardı. Fotoğrafın batı tarafındaki üç katlı binanın arkasındaki evlerden biri de Şenol Güneş’in baba evi olmalı. Fotoğraf,1940- 50’li yıllar arası olabilir. Bu fotoğraf yanılmıyorsak eski Cumhuriyet İlkokulunun doğusundan çekildi. Fatih Cirav’ın babası Nihat Cirav da bizi teyit etti.
 Bektaş hocanın Akyazı ısrarı!

  KTÜ emekli öğretim üyelerinden Prof.Dr. Osman Bektaş, yer bilimleri uzmanıdır. Osman hocanın deprem ve yer kaymaları üzerine yaptığı açıklamalar medyada devamlı yer bulur. Osman Hoca,  ‘Akyazı Dolgu Projesinin’ gerçekleştirilmesi sırasında bazı jeolojik risk faktörlerinin öne çıkabileceğini yazmıştı. Hoca, ‘Dolgu alanın oturacağı yumuşak taşlaşmamış zeminin kalınlığı yaklaşık 10m’dir. Bu tür zeminler, ‘Zeminde Oturma’, ‘Zeminde Sıvılaşma’ ve Deprem Şiddetini Arttırma’ özelliğine sahiptir. Denizaltı topoğrafyasına göre dolgu alanı içerisinde kalan denizaltı sırtlarının doğrultuluları (doğu-batı, kuzeybatı ve kuzeydoğu) karadaki ‘Trabzon Aktif Fay Sistemine’ karşılık gelir’ demiş ve öngörülerini şöyle sıralamıştı; 

bektas-hoca.jpg
1-Bu gün Akyazı tesisleri farklı oturmadan dolayı kesme ve açılma kırıkları yanı sıra yatay düşey ve dönme deformasyonlarına maruz kalmaktadır.
  2-Özellikle 2012 yılında Karadeniz’de Trabzon Fayı üzerinde oluşan 5,6 büyüklüğündeki depremden sonra bölgenin aktif faylarını ve depremselliğini dikkate alan, 2019 yılında yürürlüğe giren yeni ‘Deprem Tehlikesi Haritasına’ göre Trabzon’un depremselliği yüzde yüz artmıştır.
   Buna ek olarak Yeni Yönetmelik statların deprem risk katsayısını 1,2 olarak belirtmiştir. Hepsinden öte dolgu alanlarının depremi 4-5 kere daha büyüttüğü, ayrıca sıvılaşmaya neden olabileceği yeni Deprem Yönetmeliğinde vurgulanan bir diğer gerçektir. Özetle siyaset ve popülist politika bilimin önünde gittikçe insanoğlu bilim ışığından yararlanmayacağından gerçekleri de göremeyecektir.
Osman Hoca önerilerini de şöyle sıralamıştı; -Akyazı ve Trabzon civarında denizden yer kazanma işlemi 20- 25m metan gazı kritik su derinliği ile sınırlandırılmalıdır. Bu derinlikten sonra yapılacak dolgular riskli olup zemini tıpkı tüpgaz üzerinde oturtmaya benzer.
3-Yasal olarak dolgu alanlarında zemin iyileştirilmesi yapılmadan yapılaşmaya izin verilmez. Bu nedenle sahil oto yolu dolgu sisteminden farklı tekniğe ve yönetmeliklere uygun dolgulama yapılmalıdır
  4-Dolgu alanın zemin ve jeolojik yapısını aydınlatmak, gaz birikimi veya gaz bacalarının olup olmadığını anlamak, olasılıklı aktif fayların varlığını kontrol etmek amacıyla ayrıntılı sığ jeofizik çalışmalar yapılmalıdır.

***
  Osman Hoca, bu görüşlerini 2010 yılında dile getirmişti. Akyazı Spor kompleksindeki stadın duvarlarında sıva çatlaması olunca, Osman Hoca tekrar olayı gündeme taşıdı.
Akyazı stadının yapımcısının ve TOKİ’nin mühendisleri, yapının yüzlerce fore kazık üzerine oturtulduğunu, kazıkların suyun üç- beş metre altında kayaların üzerine yerleştirildiğini, bu nedenle yapının yıkılmasının söz konusu olmadığını, duvarlardaki sıva çatlamasının da normal olduğunu söylediler. Mühendisler, benzer uygulamanın Japonya ve Kuzey Avrupa ülkelerinde de yapıldığını belirttiler.
Osman hoca, görünen o ki Akyazı stadının ve dolgu sahasının batısında yapılması planlan şehir hastanesinin peşini bırakmayacak.

O bölge yaşam alanı olmalı!

  Akyazı dolgu alanının batı bölgesindeki yaklaşık 400 bin metrekarelik alanın yaşam alanı olması gerektiğini defalarca yazmıştık. 

o-bolge.jpg
  Sağlıkçılar ve hastane yöneticileri, Trabzon’un bugünden yarına büyük bir şehir hastanesine ihtiyacı olmadığını, Fatih Devlet Hastanesi’nin yıkılıp yerine içinde hemen her branşın yer alacağı daha büyük bir hastanenin yapılabileceğini söylüyorlar. Sağlıkçılar, ‘Hastanenin doğu bölgesinde birkaç yıl önce istimlak yapıldığını ve alanın genişlediğini belirterek, ‘Burada iki katı otopark olmak üzere modern Kip bir şehir hastanesi yapılabilir’ diyorlar.  
  Trabzon’daki otel, motel ve seyahat acentecilerinin yetkilileri ise, Akyazı dolgu alanında şehir hastanesi yapılması öngörülen bölgenin bölgeye gelenlerin oturup dinlenecekleri, eğlenecekleri mekan olması gerektiğini söylüyorlar. Akyazı’da deniz dolgusu başlamadan önce hazırlanan projede de bu bölge oteli ve restoranları ile yaşam alanı olarak planlanmıştı. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar