Orta Mahalle “Eski yorgun ve üzgün binalar”

Geçmişin kalıntıları tarihimizden bize ulaşan fısıltılardır. Onlar bize bir zamanlar nerde olduğumuzu hatırlatmakla kalmaz kültürümüzün nereye gittiğini de gösterebilirler. Onları korumak kolay değil, çok dikkatli olmalıyız.
Şiir gibi bir araya gelmiş evlerden oluşan kadirşinas bu mahalle acımasız ellerde acı çekmektedir. Etrafına yapacağınız her ucube yapı bu evlerin damarlarını koparmak olur. Bu yapıları yapanlar kadar yaptıranlar da suçludur. Elimizde ne kaldı Allah aşkına, şu koca Akçaabat’a bakarak sayabilir misiniz? Düşündük ve koca bir hiç. Tek elimizde kalan Orta Mahalle ve biz ona sahip çıkmazsak çocuklarımız Orta Mahalle’yi Ekrem Kutlu resimlerinde izleyebilecekler. 
Biliyoruz ki yok olan asla geri gelmez.
Hadi bir günümüzü Orta Mahalle’ye ayıralım, kaybolalım tarih kokan sokaklarda, bahçelerinden gelen çiçek kokularına teslim olalım, bir çay içelim deniz kokusuna karşı.
Yorgun evler gibi yüzümüzü güneşe verelim. Koca bir çınarın dalları gibi sarsın bizi Orta Mahalle’nin sokakları. 
Gün Yoroz’a el vermekte, hadi Platana* Limanı’na inelim, uğurlayalım günü. Biliyorum azıcık deli bu deniz, şakacı dalgalar yanı başımızda. Yüreğimizde geçmişten kalma tütün bahçelerindeki emeğin kokusu, kulağımızda tütün rejisinden ablalarımızın sesi, aklımızda analarımızın gözlerinin yeşilinde saklı zagoda zeytini.
Balıkçıların ellerinde nesli tükenmiş balıkların pulları, kayıkların denizin ritminde dansları ve limanı selamlayan martılar ve gün elverip bu güne kaybolup gidiyor tüm kızıllığıyla yeni bir güne. 
Orta Mahalle vedalaşırken güneşle usul usul pencerelerde gaz lambası ışıkları perdelerde orta oyunu başlatıyor, Rasim Öztekin kavuğunu Şevket Çoruh’a veriyor ve ayrılıyor perdeden ışıklar içinde, güle güle büyük usta.
Kadriye teyze yemeğini koyuyor kuzine sobasının üzerine. Zehra nine pencereden sarkmış kendi kendine konuşuyor, “Nerede kaldi ha bu uşaklar?” Artık tüm evlerine eşlik ediyor sarı ışıklar Orta Mahalle’nin.
İnsanları mekâna ve tarihe bağlayan asıl şey romantizmdir ve romantizm arkasındaki yoğun duygulardır; aşk, ilgi neşe ve elbette vazgeçilmez olarak iyimserliktir. Zaten bu zorlu zamanda ihtiyacımız olan şey bu, öyle değil mi?

*Çınar Ağacı

Güven Baykan
guvenbaykan@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.